Fas Gezi Rehberi ve Tavsiyeler

Fas, Afrika kıtasının kuzey batısında, bir tarafında Akdeniz diğer tarafında Atlantik okyanusu boyunca uzanan esrarengiz bir ülke. 32 milyon nüfuslu ülkenin çoğunluğunu müslüman ve bu nüfusun çoğunluğunu ise berberiler oluştuyor. Fas gezi boyunca kahverengi ve sarı tonlarıyla zamanda yolculuk yaptığımı hissediyorum. Bana 1950 yıllarını yaşatan bu egzotik ülke kültür aşıkları için tam bir cennet. Başkenti Rabat olmasına rağmen en büyük şehri Kazablanka. Ayrıca kültür başkenti olan Marakeş gibi dünyaca ünlü şehirleri her yıl turist akına uğruyor. Ülkenin büyük çoğunluğunu kurak topraklar ve çöller oluşturuyor. Dünya’nın en büyük çöllerinden bir olan Sahra Çölü‘nün bir bölümü yine burada yer alıyor. Fas, Afrika kıtasında olupta, Afrika birliğine üye olmayan tek ülke.

Fas gezi rehberi
Fas Yol Günlükleri

 

Fas Vizesi

Türk vatandaşların 30 güne kadar vize istemiyor. Kapıda sorgu sual de olmuyor. Selamın Aleyküm demeniz yeterli.

Fas’a Ne zaman Gidilmeli?

Ekim – Nisan ayları arası sıcaklığın makul olduğu zamanlar.

Fas Kültürü

Arap kültürünün hakim olduğu coğrafyada islam dini yaşanıyor. Halk arasında konuşulan Arapça ise diğer Arap ülkelerinden daha farklı. Adına Darija deniliyor. Uzun yıllar Fransa sömürgesi altında kaldığı için resmi dili Fransızca ve devlet işlerinin hepsi fransızca yapılıyor. Okullarda eğitim Fransızca veriliyor. Şaşırtıcı bir şekilde halkın çoğunlu en az 3 dil biliyor. Bu diller Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve Arapça oluyor. Fas gezisi boyunca Türk olduğunuzu söylediğinizde size daha fazla sıcaklık göstereceklerdir. Hakan şükür, Recep Tayip Erdoğan, Hasan Şaş popüler isimler arasında ve bunları size söyleceklerdir. Halkı genel olarak zararsız ve yardımsever insalardan oluşuyor. Bir zamanlar Osmanlı’nın Fes üretim yeri olması ile adını buradan almış. Aslında Fas’a bir tek biz Fas diyoruz. Dünya Fas’ı Morroco olarak tanıyor. Fas’ın güney kısmını ise berberiler oluşturuyor. Bu halk için kötü söylemler duysamda ben oraya gittiğimde tanıştığım tüm insanlar çok sıcak kanlı ve misafir perverdi. Fas’ın bir çok köyü hala elektrik olmadan yaşıyor. Fakirlik ve yoksulluk daha çok güney kısımda boy gösteriyor. Burada ise halk geçimini halı işlemeciliğinden, tekstilden ve tarımdan sağlıyor.

Fas'da nehir kenarında oynayan çocuklar
Fas’da nehir kenarında oynayan çocuklar

Fas’a Ulaşım, Fas’a nasıl gidilir?

Fas’a gitmenin iki farklı yolu var. Birisi İstanbul’dan direk olarak Marakeş, Rabat yada Kasablanka şehirlerine alabileceğiniz uçak bileti. Diğeri ise daha ucuz bir yol olan İspanya, Madrid yada Barcelona aktarmalı olarak gelmek. Avrupa firması olan Wizzair uçuşları gayet ucuz uçuşlar sunuyor. Eğer Schengen vizeniz var ise İspanya’nın Güneyine bulunan Algaciras şehrine gidebilir buradan Vapur ile Fas’a geçebilirsiniz. İspanya içi ulaşımda tren ağlarının tamamı hızlı tren ve İstediğiniz her yere bu trenlerler gidebilirsiniz. Fiyatları oldukça pahalı. İnterrail biletiniz varsa rezervasyon ücreti 10 euro.

Algaciras – Tanca Vapur bileti = 30 Euro

Fas’ta Yaşam fiyatları

Fas ucuz bir ülke bazı fiyatları ise şöyle.

Para Birimi = Fas Dirhemi 1 lira yaklaşık olarak 3.5 Fas Dirhemi yapıyor. Mad, Fas dirheminin kısaltılmış hali.

Normal bir yemek ( Kuskus, Tajin ) = 30 Mad
Mcdonalds = 50 Mad
Su = 4 Mad
Süt = 7.5 Mad
Ekmek = 4 Mad
Bira 16 Mad
Cigar = 33 Mad
Şehir içi toplu taşıma = 4 Mad
Petrol 1 lt = 10 Mad

Fas Çöl Turu

Develerle çölü geçmek, Fasın inanılmaz güzel coğrafyasını keşfetmek ve köylerini ziyaret etmek, insanlarla temas kurmak unutulmaz bir deneyimdi. Hiç bir seyahatimde tur almadım ama bu turu kaçıramazdım. Fiyatı 80 Euro olan bir tur aldım ve 3 gün süren bu çöl turu Marakeş’deki herhangi bir ajanstan, otelden veya hosteslerden satın alabilirsiniz. Farklı seçeneklerde size uygun olanını seçebilirsiniz. Pazarlık yapmakta fazla var. Biz iki kişi olduğumuzdan kişi başı 55 euroya kadar indirmiştik. Çöl Turu Hakkındaki bu yazıma göz atabilirsiniz.

Fas'da Deve ile Sahra Çölünü geçiyoruz
Fas’da Deve ile Sahra Çölünü geçiyoruz

Fas Gezilecek Yerler

Marakeş, Jamaa El-Fnaa Meydanı

Cema Ül Fena Meydanı olarak okunan bu yer. Fas’ın kültür merkezi. Zaman’da yolculuk yapacağınız yer de tam olarak burası. Ortaçağ’a hoş geldiniz. Ben buraya geldiğimde okuduğum tarih kitaplarında kendimi buldum. Adeta bir filmin içinde baş rol oyuncusu gibi gezdim. Sarı, Kahverengi tonları ile şehrin her bir yanı mistik ve gizemli. Meydanın ortasında yılan oynatan, başı sargılı insanlar. Diğer tarafta fotoğraf çektirip para kazanmaya çalışan geleneksel fas kıyafetleri içinde dolaşan insanlar. Rengarenk Pazarlar . Sağdan soldan çıkıp bir yere koşturan insanlar ve Arapça sesleri. El arabaları, at ve eşek arabaları ile meydanın her bir yanı dolu. Acayip bir keşmekeş var burada.

Marakeş Meydanında geleneksel kıyafetli Faslılar.
Marakeş Meydanında geleneksel kıyafetli Faslılar.

Akşamları ise bu meydan adeta bir festival alanına dönüyor. Binlerce insan meydana geliyor. Afrika müzikleriyle gösteri yapan insanlar, dans eden insanlar, açık yemek pazarları, sokak dövüşleri inanılmaz bir atmosfer var burada.

Marakeş meydanında akşam gösterileri
Marakeş meydanında akşam gösterileri

 

Medina Sokakları

Sokaklar daracık, eşek ile eşya taşıyan insanlar sağdan soldan geliyor. Ortalık tam bir curcuna havası, herkes bir şeyler satıp para kazanmanın peşinde. Evler iç içe geçmiş, çatılar neredeyse bir. Sokaklar labirent gibi olduğundan, kaybolsan bulmak için birine sormak zorundasın ve burada yaşayanlarda bunu meslek haline getirmiş. Adres sormak parayla. Burayı ya çok seveceksiniz, yada hiç sevmeyecekseniz. Kültür aşıklarının şehri Marakeş aynı zamanda açık bir pazar olmasıyla alışveriş için bir cennet. Ünlü Fas halıları, el işlemeleri ve Fas kültürüne ait her şeyi Marakeş’in ara sokaklarına girdiğinizde bulabilirsiniz. Pazarlık etmek sünnettir. Turiste olan fiyatları 2-3 misli olduğunu unutmayın.

Marakeş Sokakları
Marakeş Sokakları

Marakeş’de ayrıca Marakeş müzesini ziyaret edebilir, Palmiye ağaçlarıyla süslenmiş Menala bahçelerinde keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Şehrin tam ortasında sessiz, huzur bahçesi olan ve bir çok çeşit bitkisiyle sizi hayran bırakacak Majorelle Bahçesini gezebilirsiniz. Marakeş’in ünlü sarayı Bahia Sarayı ise bizim Topkapı sarayı niteliğinde. Ayrıca şehrin sembolü haline gelmiş 800 yıllık geçmişe sahip Kutubiye Cami Meydanın diğer ucunda bulunuyor.

Kutubiye Cami, Marakeş Meydanı
Kutubiye Cami, Marakeş Meydanı

 

Fas Mavi Şehir, Chefchaouen

Tüm evler binalar ağaçlar kaldırımlar taksiler her şey maviye boyanmış. Daracık Marakeş sokaklarının mavi olanları bunlar. Labirent gibi tek kişilik sokaklarda kaybolmak, şehri bilmeden ordan oraya geçmek inanılmaz bir duygu.  Bazen bir evin avlusuna çıkıyorsun bazende diğer sokağa geçiveriyorsun. limandayız. Fas’da Mavi Bir Şehir, Chefchaouen

Casablanca

Dünyanın en büyük dini anıtlarından birine ev sahipliği yapan bir şehir. Fransız sömürüsü ile şehirde fransızların bir çok izini görmek mümkün. Atlas okyanusu kenarında olan bu şehir ünlü 1942 yapımı filmle hiç bir alakası yok. Eğer Fas’da ilk durağınız burası ise hayal kırıklığı yaşamanız muhtemeldir. Merak etmeyin gerçek fas burası değil.

Rabat

Fas’ın başkenti. Fasın diğer şehirlerine oranla en temiz ve yaşanılabilir olanı. Aslına bakacak olursak Rabat’da yine Fransanın bir köyü gibi duruyor. Burada yaşayan insanlara kültürlerini unutturacak kadar ne suçu vardı bu halkın bilmiyorum. Şehir hayatı arayanlar için Rabat güzel bir tercih olacaktır. Biz Fas gezimide Rabat’dan sadece geçtik. O yüzden bir yönlendirme yapmak istemiyorum.

Fez

Ülkenin sanat ve kültür şehri burası diyebiliriz. Dünyanın ilk üniversitesi bu şehre kurulmuş. Binlerce karışık sokakları arasında kaybolmanız kaçınılmaz. Kocaman mavi kapıdan girdikten sonra kendiniz Fez’in sokaklarına bırakabilirsiniz. Şehrin tepesinde bir kasbah ( Kale )  bulunur. Bunun dışında pek gezilecek bir yeri yoktur.

Meknes

Cezair sınırına daha yakın olan bu şehirde karasal iklim görülüyor. Buradan Mavi Şehir’e gitmek için trende aktarma yapmıştık. Şehirde görülecek en önemli yer Kraliyet Sarayı.

Tanca

Fas’ın kuzeyinde bulunan bir liman şehri. Burada yaşayan bir çok türk olduğu gördük. Bir liman projesi için gelmişler ve burada yaşamaya devam etmişler. Buradan Cebelitarık boğazını vapur ile geçerek İspanya’nın Algaciras şehrine gitmiştik.  Fiyatı = 30 dolar

 

Kısaca Fas Tarihi

Şuaki Fas Krallığı o 788 yılında Arapların kuzey afrikayı keşfetmesi üzerine Müslüman hanedanlarının yönetmesiyle başlıyor. Daha sonra Osmanlının yardımıyla işgalcileri püskürtüp 16. asır dönemlerinde altın çağı yaşıyorlar. 1860 yılında İspanya Fasın kuzeyini işgal ediyor ve fas bu dönemde gerilemeye başlıyor. Daha sonra 1912 yılında Fransızlar gelip ülkeye himaye kuruyor. 1956 yılına kadar bağımsızlık mücadelesi sürüyor ve daha sonra fransızlar çekiliyor. Birleşmiş milletler hala Batı Sahra üzerindeki bu idareyi tanımamaktadır. 2011 yılında Arap baharı ile beraber Fas’ın bir çok şehrinde ayaklanmalar ve devlete karşı demokrasi söylemleri ortaya çıkıyor. Daha sonra Erken seçimler ve reformlarla  anayasa üzerinde bir çok değişilikliğe gidiliyor ve Fas bugün ki yönetim halini alıyor.

Fas gezilecek yerler
Fas gezilecek yerler

Fas Gece Hayatı

Fas gece hayatı yok ve içki pahalı. Marakeş meydanında bir kaç tane  gidip bira içebileceğiniz bar bulunmakta.

Fas’ta Ne yenir? Ne içilir?

Fas mutfağı çok zengin bir kültüre sahiptir. En öne çıkan yemekleri Kuskus ve Tajin. Tajin Özel toprak kaplarda pişiriliyor. soğan, et, domates, patates, havuç  ve portakal kabuklarını
ile beraber servis ediliyor. Onun yanında onlarca lezzetine doyum olmaz güzel yemekleri vardır. Biz en lezzetli tajini çölde yedik. Marakeş meydanında akşamları kurulan yemek pazarı, birer restoran aynı zamanda. İki kişi istediğimizi tıka basa yiyip içip toplamda 10 euro ödemiştik. Akşamları kurulan yemek pazarları oldukça hesaplı oluyor.

Nane çayı içilir, şekerli bir çay, tadına doyum olmayan lezzetli bir çay. Her yerde insanları bu çayı içerken görebilirsiniz.

Bir Kelime Bir Dünya

Selamın Aleyküm = Merhaba

Fas’ı Daha Derinden Hissetmek İçin

Okumalı = Marrakeş’in Kadını, Leonora Peet’s kitabı. Neredeyse müslüman olmayan bir yerel bir kadının yaşamı anlatıyor.

İzlemeli = Le Coiffeur du Quartier des Pauvres, Mohammed Reggab’ın ünlü filmi. Ve 1942 Yapımı Casablanka.

Dinlemeli = Jaujouka, Berberlerin ünlü grubu

Fas Çöl Turu ve Tavsiyeler

Fas Çöl Turu inanılmaz bir deneyim oldu benim için. Merzouga çöl turu diye satılan bu tur için farklı konfor seçenekleri var. Doğal olarak fiyatlarıda ona göre değişmekte. Kimisinde 5 yıldızlı otelde kalıyorsunuz öğle yemeği dahil oluyor iken kimsinde öğle yemeği dahil olmayıp 3 yıldızlı otellerde kalıyorsunuz. Kimisinde çölü deveyle geçiyorsunuz kimisinde 4X4 İle. Bütçenize uygun olanını tercih edebilirsiniz. 2 gün ve 3 gün olan seçeneklerinden 3 gün olanını tavsiye ederim. Bu turun 7 gün olan seçenekleride var. Tura dahil olan hizmetler konaklama, sabah akşam yemekleri ve ulaşım oluyor. Bu dahil olan hizmetler arttıkça ve gün sayısı fazlalaştıkça fiyatta artıyor.

 

Fas, Çöl Turu Gün Doğumu
Fas, Çöl Turu Gün Doğumu

 

Çöl Turu Nereden Alınır?

 

Biz Çöl Turunu Marakeş’te ki sokak arasındaki bir tur şirketinden aldık. Fas da tüm Oteller, Hosteller bu konuda size yardımcı olacaklardır. Zaten siz aramadan onlar sizi bulacaktır.

Benim aldığım çöl turu fiyatı 80 euro idi.  Pazarlıkla 55 Euro’ya aldık. Bu ücrete dahil olan hizmetler.

  • 2 defa akşam yemeği
  • 2 defa sabah kahvaltısı
  • Deve ile çölü geçmek
  • Çölde kamp yapmak
  • Bir gece otelde konaklamak
  • Çöle kadar olan bir çok farklı köyleri ve yapıları ziyaret etmek
  • Gidiş- Dönüş  ulaşım

Fas Çöl Turu Tavsiyeler

1- 3 günlük olan bu çöl turu ortalama 80 € , pazarlıkla 55 € kadar alabilirsiniz

2- Yanınıza mutlaka pantolon veya uzun bir şey olsun. Devenin üstündeyken şort bacakları acıtıyor.

3- Çöle gidiş bir gün dönüş bir gün o öğle yemekleri dahil değil. Öğle yemekleri için belli noktalarda mola veriyorlar.  Yanınıza kendi yemeğinizi alabilirsiniz. Tur Akşam yemeği ve kahvaltı karşılıyor.

4- Eğer güzel fotoğraf çekmek istiyorsanız geniş açılı bir kamera (go pro ve benzerleri) olması faydalı olacaktır. Ayrıca mutlaka Powerbank getirin.

5- Çölün ortasına kurulan Çadırlarda ortalama 8-9 kişi yatıyor. Çadırlar büyük fakat çok konfor beklemeyin.

6- Çölde Kafanıza sarmak için fular yanınızda getirebilirsiniz.  Güneşten korunmak için gerekli malzemeleri mola yerlerinde satıyorlar. Fiyatı bana biraz pahalı geldi. Şöförden rica ederseniz sizin için indirim yaptıracaktır.

1. Gün

Sabah uyandığımızda saat 7.30 a geliyordu, geç kalmıştık. Koştur koştur gittik, dün gece bin bir pazarlıkla aldığımız çöl turunu satan ajansın önüne. Neyse ki bizi beklemişler ve atladık minibüse. Sahra Çölüne gidiyoruz, bir grup turist kafilesiyle birlikte. Arabada İspanyol, Çinli, Fransız, Faslı ve 2 türk toplamda ise 12 kişiyiz. ilk durak Atlas dağı ile Rif dağının tam ortasında olan kırmızı toprak manzaralarıyla süslenmiş vadideyiz. Yılan gibi kıvrılan yolları tepeden seyrediyoruz.Fas Yolları

2-3 saat yolculuktan sonra tepesinde Kale olan bir şehre daha geliyoruz. Burası Gladyatör, Mumya, Game of Trons gibi bir sürü ünlü dizi ve filme ev sahipliği yapmış, Fas’ın en eski yerleşim yerlerinden biri. Kenarından akan dereyi üstüne atılmış bir tahta parçasıyla geçiyoruz ve o tarihin içine giriyoruz. Evler saman ve çamur karışımı bir malzemeden yapılmış. Genel olarak kırmızı olan bu evler sanki yağmur yağsa yıkılacak gibi duruyor. Hatta yağmıyor o yüzden yıkılmıyor diye espirisini de yaptık. Ama öyle değil, yüzyıllardır burdalar.

Fas Gezi

Ordan çıkıp yine 2-3 saatlik yolculuk sonrasında daha önce hiç görmediğim ve inanılmaz coğrafyası olan yerlerde küçük küçük molalar verdik.

Güneş yavaş yavaş batarken bugünün son durağı olan Tutagoz adında bir yere geldik. Burası iki tane dev gibi kırmızı dağın arasında akan nehrin olduğu bir yer. Fas’ın güneyinde ki deniz diyelim insanlar yüzüyorlar burda. Yarım saat moladan sonra otelimize geçip Fas’ın popüler yemeği Kuskus yedikten sonra uyumaya koyulduk.

2. Gün

Sabah ballı gözlemeli bir kahvaltıya açtık gözlerimizi (çünkü başka bir yiyecek yok, kurban olayım bizim kahvaltı kültürümüze)

 Yola çıkıyoruz Sahra’ya doğru mola verdiğimiz bir köyü geziyoruz eğer uslu bir çocuk olursanız bu köyde meyve ağaçları, derede elbiselerini yıkayan kadınlar, sokaklarda top koşturan çocuklar görebilir, misafirperver insanların davetlerine icabet edebilirsiniz.

Fas'da nehir kenarında oynayan çocuklar
Fas’da nehir kenarında oynayan çocuklar

Burdan sonra Sahraya doğru giderken birden bire kum fırtınası başlıyor. Camları kaldırıp yola devam ediyoruz, incecik ve upuzun uzanan yoldan çöle doğru.

 Akşam gün batımına yakın, çölün hemen kenarındaki bir otele geliyoruz. Develere buradan binip, 2 saatlik bir yolculuktan sonra kamp alanına varacağız. Arka kapıdan geçip develerin yanına gidiyoruz. Bizi bekliyorlar, çöl adamları, oturan bir devenin üstüne biniyorum, biner binmez ayağa kalkıyor. Deveye binmek çok ilginç bir duygu.

Arka arkaya bağlanan develerle kızıl kumların olduğu çöle doğru bi sağa bir sola sallanarak gidiyoruz.

 

 Heyecandan devenin üstünde bir sağa, bir sola dönüyorum. Inanılmaz bir şey çölün ortasında saatlerce deveyle yolculuk yapmak, bazen rüyada mıyım acaba diye Bestami’ye soruyorum gerçek mi bu diye.

Yaklaşık 1 saat sonra ilginç bir şekilde dünyanın en büyük ve sıcak çölüne şakır şakır yağmur yağmaya başlıyor. Şanslı mıyız, şanssız mı anlayamadım. En sonunda yaklaşık 15-20 tane yerli tarafından rengarenk olarak yapılmış kamp alanına geliyoruz. Bizden önce gelen gruplara selam verip geçip oturuyoruz bir mühlet. Nerdeyse herkes fransızca konuşuyor, anlamıyoruz doğal olarak.

Akşam saat 8 gibi yerel kıyafet giymiş insanlar geliyor. Kimizi ellerinde darbuka benzeri bir çalgı aleti ile müzik yapıyor kimisi yemek hazırlıyor. Hep beraber çadırlara geçiyoruz, gaz lambasıyla aydınlatılan çadırda Tajin yiyiyoruz.

Bestami, ben tepeye doğru gidiyorum gelmek ister misin? diye sorunca takılıyorum peşine. Çıktık ve çıktık gecenin bir yarısı toz gibi çöl kumlarını ezerek kumdan tepenin üzerine. Yatıp sırt üstü uzun bir zaman konuşmadan müzik dinledik. Hissediyordum onun da benle aynı duyguları yaşadığını.

Bir ara yeniden yağmur yağmaya başladı, biz yıldızları beklerken, hiç aldırmadan hissettik üzerimize düşen yağmur damlalarını tek tek…

Uyumak üzere çadıra geçtik. Sıcaktan uyuyamayıp yatağı yorganı dışarı attık. Sabaha karşı 5 gibi bir ses !

Emre kalk olum kalk yıldızlara bak !

Gözlerimi açar açmaz binlerce yıldızı görüyorum. Sanki elimi uzatsam dokunacak gibiyim.

Yıldızları görmeden yatmanın burukluğunu, o güzel manzarayı görünce atıverdik.

3. Gün

Güneş doğmadan hemen önce uyandırıldık, gün doğumunda develerle çölü geçiyoruz…Buradan sonra 1 günlük bir yolculuk bekliyor ve ilk ayrıldığımız yere, Marakeşe doğru gidiyoruz.

Fas Gezi Rehberi ve Tavsiyeler

 

 

 

Fas’ın Büyülü Mavi Şehri, Chefchaouen

Fas, Chefchaouen ( Şafşavan ) diğer bir adıyla Mavi Şehir olarak bilinen, iki dağ arasına kurulmuş bir mavi büyü. Bu köyün her bir yanı mavi. Taksilerinden, otobüs duraklarına kadar, camilerinden, bakkalarına kadar, çeşmelerinden, duvarlarına sokak lambalarına kadar her yer mavi. Bu şehir için sabahtan akşama kadar tam bir gün ayırmanızı ve sokaklarında kaybolmanızı tavsiye ederim.  Evlerin beyaz-mavi renk tonları sanki Akdeniz’de bir tatil kasabasındaymışcasına his bırakıyor.

Fas Mavi Şehir
Fas Mavi Şehir

Şehri maviye boyamak, zamanında İspanyol Musevilerin buraya gelip başlatmış oldukları bir gelenek üzerine bugüne kadar gelmiş. Musevilikte mavi kutsal bir renk sayılıyor.  Şuanda çok az sayıda Musevi halen burada yaşamakta. Ayrıca mavi renk dışardan gelecek zehirli hayvanları korkuttuğu içinde evlerin önüne, pencere kenarlarına, kapı eşiklerinde kullanıldığıda söyleniyor. Buradaki evler gerçektende çok eski tarihe dayanıyor. Buna rağmen oldukça bakımlı ve güzel görünüyorlar. Fas’ın bu Mavi şehri önceleri İspaya’nın işgali altındaymış. Daha sonra Fas bağımsızlığını kendi eline almasıyla beraber artık özgür bir şehir olmuş. Yüzyıllar boyu vardığını dış dünyadan habersiz bir şekilde varlığını sürdürmüş. Fas denilince akla gelen çöl  regklerinin aksine başka bir hava var burada. Sokaklarda rengarenk küçük küçük bir sürü dükkanlar görmek mümkün. Mavi şehirin bu dükkanları orada yaşayan halkın el işçiliğinin ürünlerinden oluşuyor.

Mavi Şehir ara sokaklarında el işçiliği ürünler satılan dükkanlar
Mavi Şehir ara sokaklarında el işçiliği ürünler satılan dükkanlar

Mavi Şehir Chefchaouen’e Nasıl gidilir?

Mavi Şehir gerçekten de epey uzakta, Fas’ın kuzeyinde bulunuyor. Biz buradan deniz yolu ile İspanya’ya geçeceğimiz için zaten kuzeye çıkmamız gerekiyordu. Fas içi tren ağları oldukça aktif çalışıyor. Fes’e kadar tren ile gelebilirsiniz. Fes’ten sonra otobüs ile ( 15 Euro ) 4 saat yolculuk yaparak Mavi Şehir’e ulaşabilirsiniz.  Biz Fes’e kadar gelip buradan sonra otostop ile Chefchaouen’e gitmiştik. Fas gezi boyunca otostop çekmek gayet kolaydı.

 

Fas Mavi Şehir sokaklarından bir fotoğraf
Fas Mavi Şehir sokaklarından bir fotoğraf

İran’da Otostop Çekmek ve Tavsiyeler

İran Otostop

İran’da otostop çekmek çok kolay. Otostop kültürü, insanların birbirine yardım etme ihtiyacından doğmuş. Her arabası olan kişi ayrıca taksi şöförü olarak çalıştığı için yabancı birilerini arabaya almak konusunda hiç bir sıkıntıları yok.

İran’a otostop çekerek gitmek için İstanbul’dan yola çıktık. Van’dan İran’a  girip sırasıyla Tebriz, Tahran, Kum, Yedz, İsfahan, Şiraz ve Bander Abbas’a kadar otostopla gezdik.

İran Otostop
İran sınırını geçtikten sonra bizi karşılayan ilk manzara

İran’da otostop çekmeye başlamak için ana yollara kadar gitmeniz gerekmekte. Bunun için GPS uygulamalarından olan Maps.me kullanarak yönünüzü bulabilirsiniz. Benim favori uygulamalarımdandır. Dünya turum boyunca her yeri bu harita uygulaması sayesinde buldum. Tavsiye ederim.

İran’nın insanları şimdiye kadar gördüğüm en iyi niyetli ve sıcak kanlı insanlar bu ülkede yaşıyor. Bu kadar yardım sever bir halkı başka ülkede görmedim. Herkes bir şekilde yardım etmek istiyor. Kimisi yemek ısmarlamak istiyor, kimisi evine davet etmek. Özellikle Türk olduğumu söylediğimde daha çok seviyorlar.

İran'da Otostop çektiğimiz bir araç.

İran’da Otostop çektiğimiz bir araç.

 

İran’da otostop için tek sorun şehirlerin çok büyük olması. Bu durum şehir dışına çıkmayı zorlaştırıyor. Uzun uzun yürümeniz gerekmekte. Yada az miktar bir para verip şehir dışına kadar gidebilirsiniz. Şehir içinde duran araçların çoğu taksi ve para kazanmak istiyor. Şehir dışına çıktığınızda eğer bir araba durmuşsa genellikle yardım için durmuştur.  Araç durduğunda Selavati demeniz yeterli. Bu senin için dua edecem demek. Eğer kabul ederse zaten atlayabilirsiniz arabaya. Etmezse zaten kendi gidiyor. Art ardına duran bir sürü araba olacaktır. Kimi zaman yolda vakit geçirmek, yürümek isteseniz bile birileri durup nereye gidiyorsun diye soracaktır.

İran‘da otostop için Yollar gayet güvenli ve düzgün. Güneye doğru indikçe çöl iklimi karşılıyor. Olurda burada araba bozulur, yolda kalırsanız işiniz zor. Etrafta hiç bir şey yok o yüzden her zaman yanınızda su ve yiyecekler bir şeyler olmalı.

İran’da Araçlar genellikle eski tarz ve kendi ürettikleri arabalar. Bazen o kadar eski arabalar duruyor ki yol güvenliği olmadığını hissediyorsunuz. Bu durumda inip bir başka araca düşünmeden binebilirsiniz. Otostop kolay.

Kelimeler

Selavati = Senin için dua edecem, Allah razı olsun demek gibi bir şey.

Pul Nederem = Param Yok.

İran’da Yemek fiyatları türkiye ile hemen hemen aynı. Bakkalda peynir, zeytin yoğurt bulmak kolay. Bir otostopçunun en çok aradığı şeyler her bakkalda var. Otostop çektiğiniz için sizi alan şöför mutlaka size ısmarlama teklifinde bulunacaktır.

Taktik = Eğer çok zor durumda kalırsanız bunu yapmanızı tavsiye ediyorum. Diğer türlü lütfen yapmayın.

İran’da Kredi kartları geçmemekte. Yani mastercard veya visa geçmiyor. Doğal olarak paranız yok ise yada bir şekilde zor durumda kaldınız bu durumundan faydalanabilirsiniz. Karttan çekip verecem diyerek. Yani yalan söyleyerek. Dediğim gibi bu zor durumda kalmadığınız sürece lütfen yapmayın.

İran Gezi Rehberi ve Tavsiyeler

Seyahat Edebilecek Kadar İngilizce Öğrenmenin 5 eğlenceli yolu

İngilizce öğrenmenin Pratik yolları, Konuşarak ingilizce öğrenmek, Seyahat ingilizcesi, İngilizce nasıl öğrenilir? 


Bu yazı Seyahat Etmek isteyipte, İngilizceyi bahane edenlere tavsiyeler niteliğinde hazırlanmıştır.

ingilizce konuşmak ” kolay bir iştir arkadaşlar. Bunu aklınızda öyle aklınızda büyütmeyin. Artık ingilizce dil olarak bile sayılmıyor. Herkes biliyor kabul ediliyor. İngilizce hiç bilmeyen birisi bugün dediklerimi yapmaya başlasa 1 ay içinde yurtdışına çıkıp istediğini yapabilecek kadar ingilizce konuşabilir.

Ben ingilizceyi konuşarak bir bebek gibi öğrendim. ingilizceyi konuşarak öğrenmek en hızlı öğrenme yöntemidir.

Bunda en büyük etken istanbulda yaşarken hep yabancı arkadaşlarımın olmasıydı. Evde, dışarda, okulda. Eğer imkanınız varsa yabancı arkadaşlar edinin, hatta bir sevgili yapın kedinize. Dil dile değmeden dil öğrenmez klişesinide yazalım böylelikle =)Listen-to-music-to-learn-English

1 – İngilizceyi Basite Alın

İngilizce basit bir dildir. Bir Almanca, Japonca ile kıyaslayınca dil bile değildir diyebiliriz. Neden basittir, çünkü biz makale yazıp, çeviriler yapmayacağız. Bizim amacımız sadece konuşup, konuşulanı anlayabilmek. Sokakta yürürken adres sormak, Sınırdan geçerken ” Hop hacı sen napcan burada bakim, niye geldin ”  diyen sınır polisi amcamıza ” Ben turistim abi ” diyebilmek için , barda dans ederken erkek/kız tavlamak bir iki güzel söz edebilmek için. Zaten hayatımızın her alanına Entekre olmuş bir sürü kelime ile bunu biraz daha geliştireceğiz. Hepsi bu. Rahat olun.

2- Yabancı Arkadaşlar Edinin

İlk başta da dedim, eğer yapabiliyorsanız bir sevgili bulun kedinize. Amerikalı olması tercihtir. Konuştuğunu daha rahat anlarsanız. Sevgili bulamadınız, yada zaten sevgiliniz var diyelim o zaman size çok güzel bir öneri vereyim. Couchsurfing.org. Eğer eviniz var ise buradan şehrinize gelen gezginleri ağırlayın, hem onlara kendi kültürünüzü tanıtmış olur, hemde ingilizce pratik yapmış olursunuz. Üstüne bir dünya arkadaş edinmiş olursunuz. Couchsurfing bilmeyenleri şöyle alalım. Diyelim ki eviniz yok yada müsait değil. O zaman Couchsurfing meetinglerine gidin. İstanbul’da, Ankara’da İzmir’de haftanın belli günleri dünyanın her yerinden gelmiş insanların buluştuğu toplantılar oluyor. Bu toplantılar barlarda cafelerde oluyor. Ve tek amacı tanışıp muhabbet etmek. İşte size fırsat. Kendi şehrinizde nerede yapılıyor, Couchsurfing.org  üzerinden görebilirsiniz.

Takip edin ve onlara katılın. Hatta orada olan gezginlerden alın bir kaçını, eviniz müsaitse evinize geitirin kalsın sizde. Hem ona bir yer sağlamış olursunuz hemde ingilizce pratik yapma imkanı. Fırstık gibi fırsat. Couchsurfing.org

3- İngilizce öğrenmek için Yabancı Dizi, Film izlemek

Böyle bir alışkanlığınız yok ise bundan sonra olsun ve zaman ayırın derim. Sevdiğiniz her hangi yabancı bir diziyi izlerken, arada geçen konuşmalara biraz daha dikkat edin. Gerekirse durdurun bir daha bir daha dinleyin. Seviyenize göre Türkçe altyazılı yada İngilizce altyazılı izleyebilirsiniz. Orada geçen ve hoşunuza giden kalıpları not alın, sürekli olarak sesli tekrar edin. Ben evde bağıra bağıra bunları söylüyordum. Annem yemek hazır diyordu ben ” I would like to know how to do that ” diye cevap veriyordum. Aynanın karşısına geçin, kendinizle konuşun. Bırakın deli sansınlar, hatta kendinize delirdim mi bile diyebilirsiniz. Diyin çokta önemli değil. Sonra faydasını göreceksiniz.

4- İngilizce Ses kayıtları ve Müzik dinlemek

Bunun müthiş bir etkisi var. Özellikle gece yatarken sabaha kadar kulağınıza ingilizce konuşmalar geldiğini düşünün. Bilinç altınızda artık ‘ İngilizce ‘ odaları açılıyor. Siz orada bilmediğiniz ama duyduğunuz bir çok kelimeyle bir kere daha karşılaştığınızda kalıcı oluyor. Ses kayıtları için şöyle bir site var, hepsini indirin dursun bir kenarda. Ayrıca müzik dinlemek orada geçen sözleri anlamaya çalışmak ve şarkıyı söylemeye çalışmak size çok şey katacaktır. Bunu boş bulduğunuz her vakit yapın. Okula, işe giderken çalışıken sürekli ingilizce müzik dinliyor olun.

5- İngilizce öğrenmenin en zevkli yolu ” Vo Screen ”

Vo screen, benim şimdiye kadar gördüğüm en eğitici online platform. Bir kere bulaşınca ayrılamıyorsunuz zaten. Filmlerden dizilerden kısa kısa parçalar gösterip orada geçen konuşları hem yazılı hem işitsel anlamanızı sağlıyor. Ayrıca çok eğlenceli. İşte link buyrun.

Tüm mesele ” I am a Turist ” diyebilmek unutmayın. Eğer sizinde güzel tavsileriniz varsa yorum olarak yazarsanız sevinirim. Paylaşmak güzeldir.

Emre Durmuş


Tayland Kamboçya sınır kapısı geçişi

Tayland Kamboçya sınır geçisi

Tayland Kamboçya Sınır geçişi şimdiye kadar gördüğüm en kolay sınır geçişlerinden biriydi. Tayland ile Kamboçya arasında  iki tane sınır kapısı var. Birisi kuzey Poipet sınır kapısı diğeri ise Güneyde bulunan Koh Kong sınır kapısı. Kuzeyde olan ise daha işlek ve yoğun. Ben güneyde ki sınır kapısı olan Ko Kong’dan Kamboçya’ya geçtim. Burası daha sakin.

Tayland’da son dönemlerde yaşanan bombacı terör olayları yüzünden ortalık biraz karışık. Bu yakalanan Türk pasaportlu Uygur Türkleri Kamboçya ya kaçarken yakalandığı için dikkat etmem konusunda epey uyarıldım. Ama hayatımda en kolay geçtiğim sınır kapılarından biri oldu. Neredeyse elimi kolumu sallayarak sınırı geçtim. Otobüsle Kamboçya tarafına gelince Vize işlemleri yapan ofisten 1.400 Bath Vize ücretini ödeyip ( 35 dolar ) Koh Rong Ada’sına doğru yoluma devam ettim.

Kuzey Sınır Kapısı Poipet’e ulaşım

Bangkok Mochit Otobüs Terminalinden aldığınız Aranya Prathet otobüs bileti ile sınıra geliyorsunuz. Orada kime sorsanız gösterir zaten. Bu sınır geçisini kullananların öncelikli amacı,  Kamboçyanın Siem Reap Şehrinde olan ünlü Angkor tapınaklarını ziyaret etmek. 250 km uzunluğunda ve  3,5 saat süren yolculuk sonrası sınıra geldiğinizde, otobüs sizi 7 km uzaklıkta bir yere bırakıyor. Bu yerin adı Aranya Prathet. Buradan sonra sınıra tuktuk yada taksi ile gitmelisiniz. Orada sizin gibi bekleyenlerle taksiyi paylaşabilirsiniz. Sınıra gelince 35 dolar karşılığında vizenizi alıp Kamboçya tarafına geçiyorsunuz.

Bangkok Mochit den Aranya Prathet otobüs bileti fiyatı = 300 bath

Güney Sınır Kapısına Olan Koh Hong’a Ulaşım

Bangkok Doğu otobüs garajından Kalkan otobüsler ile Trat şehrinin otobüs garajına geliyor.  Buradan yine taksi veya otobüsle Kamboçya sınırına kadar gelip oradan sonra sınırı yürüyerek geçiyorsunuz. Bu sınır kapısı Koh Rong Adası ve Sihamoukvilla şehrine yakın. Eğer öncelikli ziyaretiniz buralara ise bu kapıyı kullanabilirsiniz.  Tayland Kamboçya sınır o kadar esnektir ki Yürüyerek geçseniz kimse bir şey demez. Ben ilk geldiğimde vize memurunu arayıp durmuştum.

Bangkok – Trat Otobüs fiyatı : 230 Bath

Trat – Koh Kong sınır kapısı ( 80 km ) : 150 Bath

Tayland Kamboçya Sınır Kapısı
Tayland Kamboçya Sınır Geçisi sırasında yolda gördüğüm Kamboçyalılar

Oradan sonda Tayland’an çıkış mührünü alıp Kamboçya tarafına geçiyorsunuz. Burada etrafta dolaşan bir sürü simsarlar var. Bunların kimisi motor taksi şöförü kimisi size vize konusunda rehberlik etmek isteyen ve para koparmaya çalışan insanlar. Bunları es geçip kendi işinizi kendiniz yapın. Daha sonra orada bekleyen taksi tuttuk veya motorlarla. Koh Hong şehrinin otobüs terminaline gidebilirsiniz. Bunun için 100 baht istiyorlar. Pazarlık yapabilirsiniz.

Kamboçya Vizesi

Kamboçya Kapıda vize uyguluyor ve ücreti 30 dolar birde 7 dolar işlem ücreti var. Online vize ise 40 dolar. Online vizeyi kapıya gelmeden bir kaç gün önce almanız gerekmekte. Tercih sizin. Kamboçya vizesi için gerekli evraklar bir tek fotoğraf ve vize ücreti olacaktır. 30 gün sonra tekrar aynı ücreti ödeyerek dilerseniz Kamboçya’da  vizesizi uzattırabilirsiniz. 180 dolar ödeyerek 1 yıllık Kamboçya vizesi alabilirsiniz.

Sınırı geçtikten sonra sağlı sollu duran esnaflardan 0.5 $ ile buzlu bir kahve içmeyi unutmayın.

Bangkok Yol Günlükleri

Bangkok Yol Günlükleri

700 km lik bir otostop yolculuğundan sonra Bangkok’a geldim. İzlemeyenler için şöyle bir video yapmıştım.

Tayland Otostop Video

Bir önceki Ko Phangan adası yol günlüklerimi bu yazımdan okuyabilirsiniz

 

Tayland’ın hani şu dev şehri olan Bangkok, ünlü Bangkok. Şehirleri pek sevmem ama insanlar buralarda neler yapıyor diyede mutlaka uğrarım. Velhasıl geldiğimde saat gece 1’e geliyordu daha önceden couchsurfing üzerinden iletişim halinde olduğum shay beni bu gece ağırlacağı için çok da düşünmedim açıkcası. Şehre kamyonla girdiğim için, şehir merkezine gitmem mümkün değildi. Taksiye binmelisin felan dedi kamyoncu Taylandlı abi ben pahalı şimdi o, yürürüm felan diye haraketlere girdim. Kamyoncu abi sağolsun bir taksi çevirdi parasınıda ödedi beni gitmem gereken metro durağına bıraktırdı. Taksici abininde telefonunda Shay’ı aradık geldi aldı beni.

Shay İsrail vatandaşı yaklaşık 5 yıldır Bangkok’da yaşıyor. İsrail havayollarının işlerini buradan yürütüyor. Thaililer iş bilmez birilerinin gelip yapması lazımdı diyor. Kaldığı ev Bangkok’un en zengin muhitlerinin olduğu ( adını unuttum hatırlayınca editlerim ) bölgesi. Rezidansın 34 katına çıkıyoruz beraber. Evi 1 oda bir salon ama rezidans işte. Gece geç olsada uzun uzun muhabbet ediyoruz. Sonra salondaki koltukta kıvrılıp yatıyorum.

Benim Tayland’a geldiğimden beri aklımda olan bir şey vardı. Artık bir bilgisayar edinmeliyim. Hem blog yazılarımı daha iyi yazarım, videolarımı fotoğraflarımı editlerim diye düşünüyordum. Koh phangan adasında kalırken 3-5 çalışıp fotoğraf çekip para biriktirmeye başladım. Sonra ailem bir miktar gönderdi iyi kötü bir bilgisayar alacak kadar param oldu. Ailem beni her konuda sonuna kadar destekliyor. Bin kere söyledim bir daha söylerim. Dünyanın en iyi ailesine sahibim. Bugün istesem benim içim varını yoğunu önüme koyarlar. Hostelde benim eşyalarım her yerde, sanki evim gibi kullanıyorum. Adadan ayrılacağım gün yatağımın üstünden çantamı aldım içinden vapur parasını çıkartıp tekrar çantama koydum. Aşağıya inip vapur parasını ödedim, sonra çıktım tekrar çantamı hazırlama koyuldum. Sabah oldu çantamı aldım, yola koyuldum. Bundan sonrası ise İsrailli Shay’ın evine kadar olan hikaye.

Onun salonunda uyandığım sabah heyecanla çantamı açtım. Bugün büyük gün, bilgisayar alacağım gün. Düzene girme günü diye iç geçiyordum. Bir baktım paramın yarısı yok, birisi paramın yarısını almış. Paranın olduğu yer öyle açıkta felanda değil bildiğin çantanın iç gözünde ki fermuarlı yerindeydi. Birisi almış işte, bilen birisi. Ne olduysa Hostelde o son gece oldu. Üzüldüm. Morelim bozuldu, tüm motivasyonum düştü. Ne size anlatabilirdim artık bunca çalınma olayından sonra, nede aileme sızlanabilirdim. Hata benimdi, sorumsuz bir çocuk gibi davranıyordum. En azından öyle bir izlenim veriyordum. Bunun çözümü yoktu. Ama içim acıyordu artık durduk yere giden bu paralar, telefonlar yüzünden. Bunu anlatabileceğim bir kaç kişi vardı beni anlayacak o durumda tavsiye verip morelimin düzelmesini sağlayacak.

Kemal abi’ye yazdım. Kemal Kaya, yolda olmak bloğunun yazarı, yaratıcısı. Anlarsa şu durumu bir tek Kemal abi anlar, bu yollardan yıllar önce geçmiş biri,  bana bir iki güzel bir şeyler söyler kafamı dağıtırım diye durumu yazdım. Şansıma online idi ve hemen dönüş yaptı. Ve beni haksız çıkarmadı. O gün şunu anladım. Birini mutlu etmek kolay bir şey, ama birinin üzülmemesi sağlamak onu bir şekilde olağan durumdan motive etmek daha zor bir şey. Kemal abi bana bu iyiliği yaptı. Benim ona yazma acacım tamamen motive olmak amaçlıda olsa çalınan parayı bana vermek istediği söyledi. Ben kabul etmek istemesemde, anında hesabıma attı. Suç benimdi cezasını çekmem lazımdı ama artık bu durum benim çok yordu, ve kabul ettim. Şuan Kemal abinin sayesinde aldığım bilgisayardan bu yazıyı yazıyorum. Bu hikayede iyilik kemal abinin bana yaptığı maddi yardım değildi. Yüz yüze hiç tanışmadığı birine inanması, bununla empati kurup kendimi benim yerime koyabilmesi idi. Para önemli bir şey değil arkadaşlar, önemli olan bu düşünceye sahip olabilmek, bu karaktere sahip olabilmek. Para sadece bir araçtı onun bana yaptığı iyilikte. Asıl mutlu eden ise bu oldu. Bir kere daha çok teşekkür ederim. Büyük insansın vesselam.

O gün çıktım, Bangkok’un tüm bilgisayarcılarını gezdim. Bir tane güzel bir mac buldum. 1,5 saat pazarlık yapıp üzerine bloğumda reklamını yapacağıma söz verdim diye hatrı sayılır bir indirimle bilgisayarı satın aldım. Bangkok’da ikinci el alışveriş yapmak kolay bir şey değil. Güvenemezsiniz. Ben bir aydır nereden ne alınır, nasıl alınır diye sürekli yabancı kaynakları araştırdığımdan elimle koymuş gibi bir bilgisayar aldım. Aldığım yer ise gerçekten güvenilir, ve her konuda yardımcı olan bir yer. Eğer böyle bir düşüncesiniz varsa kart viziteleri şöyle. Benden aldığınızı ve türk olduğunuzu söylerseniz her konuda yardımcı olacaklarını söylediler.

Bilgisayarı aldıktan sonra, tekrar eve döndüm o gece Shay’da kalamazdım, misafiri vardı. Bende daha önce buraya gelmiş bir arkadaşıma yazdım. Esra’ya hemen bana birinin ismini söyledi. Sağolsun. Facebook’tan yazdım ve akşamına buluştuk. Haluk abi ve İbrahim abi. Onların hikayesi ise çok başka. Haluk abi yıllardır Taylandda yaşıyor buraların piri olmuş. Zamanında hostel işletmiş, dönerci işletmiş şimdi ise Türkiye ile Tayland arasında dış ticaret yapıyor. İbrahim abi ise bambaşka bir insan. Ordudan emekli eski Yarbay. Uzun yıllar dünyanın farklı yerlerinde görev yapmış. Şimdi Haluk abi ile beraber bir işe girişmişler onun için çalışıyorlar.

Onlarla buluştuğumuz akşam Bangkok’un ünlü yerlerinden kovboy sokaktalardı. Gider gitmez, bira ısmarladılar. Tanıştık, konuştuk. Burada ünlü bir mekan var, haluk abi orayı gördün mü diye sordu hayır dedim. İbrahim abiye sen bekle biz bi gidik geliyoruz dedi. Koydum çantaları düştüm haluk abinin peşine. Crazy House diye bir yer. Bir bar düşünün mor ve kırmızı ışıklarlala süslenmiş.  Duvar kenarlarında bara doğru doğrulmuş sandalyeler masalar ve turistler. Barın tam ortasında yerden 1 metre yüksekliğinde yuvarlak bir yer ve üzerinde dans eden çırıp çıplak Taylandlı kızlar. Görünce ağzım açık kaldı, çünkü böyle bir yer beklemiyordum. Beğendiğin kız olursa numarasını söylüyorsun yanına geliyor senle beraber içki içiyor, sonra istersen evine götürüyorsun. İşte buna sex turizminin yasal hali deniyor. Bir yandan bu nasıl bir şey olum ya, kızların hayatı, buraya gelen insanlar felan derken iç geçirip, bir yandan da gözüm kızlarda. Epey bir duygu karmaşası yaşadım. Birer bira içtik ve mekandan ayrıldık. İbrahim abiyide alıp taksiyle eve gittik.

3 gün Boyunca bu evde kaldım. İki güzel insan tanımanın mutluluğu ve onlarla olan muhabbetlerimiz, kahvaltılarımız Bangkok hatıranın en güzel yanı. Vizemin son günü geldi. Artık Tayland’ı terk etmem gerekiyor. Kamboçya vizesini nasıl alacam diye düşünürken Takipçilerimden Sedat abi (Sedat Yıldız ) bana bağış yapmak istediğini söyledi ve onun sayesinde Kamboçya vizesini alabildim. Buradan teşekkürlerimi sunuyorum.  Haluk abi ile İbrahim abi ben otostopla gidecem dememe rağmen, Tayland’ın sınır şehri Trat’a kadar gitmem için otobüs bileti aldılar. 3-4 saatlik bir yolculuktan sonra buraya geldim. Geceyi otobüs garajında geçirdim. Sabah olunca otostopla sınıra kadar gittim ve Kamboçya’ya geçtim. Burasıda hayatımda geçtiğim en ilginç sınır kapılarından biriydi. Şurada anlattım.

 

Kamboçya Yol Günlüklerinde görüşmek üzere…

Phi Phi Adası Rehberi ve Tavsiyeler


Phi Phi Adaları

Phi Phi adasına gitmek benim hayalimdi, ve bu hayalimi gerçekleştirdim adada bir hafta kaldım. Adada geçen tüm maceralarımı Phi Phi Adası yol günlerimden okuyabilirsiniz.

Phi Phi Adası Nerede?

Phi Phi adası Tayland’ın güney ucunda bulunan Andaman denizinde ve Krabi şehrine bağlı bir gurup adalar topluluğu. Phi Phi adaları The beach filmi ile dünya çapında ün kazanmasıyla beraber herkes tarafından bilinmeye başlandı. Yılın her zamanı ( muson zamanı dahil ) turist almakta ve adanın büyük çoğunluğunu yabancılar oluşturmaktadır.

Phi Phi Adalarına Nasıl Gidilir?

Phi Phi adalarına gitmek için Tayland’ın güney ucundaki şehre, Krabi‘ye ya da Phuket’e gelmelisiniz. Bangkok‘dan, Surath Thani‘den, Pattaya‘dan, Penang’dan kalkan ve direk Krabi‘ye gelen otobüsler bulmak mümkün. Otobüs ücretleri genellikle kilometre başı 1 bath gibi hesaplayabilirsiniz.

Ayrıca Bangkok yada Chang Mai‘den uçarak Phuket havaalanına gelebilir. Buradan phi phi adasına geçebilirsiniz.

Mesela Bangkok – Krabi 900 KM = 900 Bath.

100 bath = 8 TL

Krabi’de bir kaç gün kalmak ve oraları keşfetmek isterseniz gideceğiniz yer Ao Nang olmalıdır. Burası Krabi’nin en canlı bölgesidir. Gece hayatı ve diğer her şey burada yer alıyor. Buradan sonra ana cadde üstünde olan harhangi bir ajanstan Phi Phi adaları vapur bileti alarak gün içindeki her hangi bir sefer ile adaya gidebilirsiniz. Vapur ücreti 350 – 500 bath arası değişmektedir. Pazarlık yapmakta fayda var.

Ayrıca Eğer Krabi’yi keşfetmek ve orada bulunan çevre adalarına gitmek isterseniz. Aynı ajanslardan 7 Island, 5 island gibi farklı tur seçenekleriyle günü birlik turlar yapabilirsiniz. Bu turlar yemekli ve eğlenceli güzel turlar. Fiyatları yaklaşık 600 Bath civarlarında.

Phi Phi adasına vardığınızda ilk geleceniz yer. Koh Phi Phi Don olacaktır. Burası adanın merkezi zaten başka yerde yerleşim yok. Vapurdan indiğinizde 20 bath vergi ödemeniz gerekiyor. Bu normal ve devletin uyguladığı bir sistem verip geçin. img_2351

Phi Phi Adası Otelleri ve  Konaklama

Bütçenize göre değişmekte olup adada bir çok Otel, butik ev hostel ve bungola bulunmaktadır. Adaya gitmeden önce rezervasyon yaparsanız yüksek fiyatlara kalmak zorunda kalmazsınız.

Hostel fiyatları 250 Bath ile 450 bath arası değişmekte. Adanın tam ortasında olan yerler daha ucuz, plaja yaklaştıkça fiyat artmaktadır. Bu yerin kalitesine göre değişkenlik gösterebilir.

Eğer parti seviyorsanız ve adaya eğlenmeye gelmişseniz Blanco Hostel plajın üzerinde bulunan bir parti hosteldir. Önünde bar olan ve gece çılgın partilerin yapıldığı ve iken hemen arka tarafı hosteldir. Fiyatı 400 bath.

Otel fiyatları

Ortalama 1000 ile 1800 bath arası değişmekte bunlar klimalı gayet lüx odalardır. Sezon olmayan dönemde 800 bath’da bungolow kiralamak da mümkün

Eğer daha sakin bir konaklama istiyorsanız ki adada bu pek mümkün değil. İç kesimlerde bir yerde kalmanızı tavsiye ederim. Ada küçük zaten yürüyerek 10 dakikada bir ucundan diğer ucuna gitmek mümkün.

Eğer Ben sırtçancalı gezginim param az konaklamaya para vermek istemiyorum diyorsanız. Plajda uyuyabilirsiniz. Ya da yanınızda getirdiğiniz bir hamağı uygun bulduğunuz bir yere bağlayıp yatabilirsiniz. Kimse size bir şey demeyecektir. Ayrıca herhangi plajda olan ve minderli oturma mekanlarına durumunuzu anlatırsanız seve seve sizin orada kalmanızı sağlarlar. Konuşma üslubu çok önemli. İyi eğlenceler 😉

Phi Phi Adasında Yaşam

Phi phi adası tam olarak turistlik bir yerdir. Etrafta çalışan yerliler dışında yerli görmek imkansızdır. Fiyatlar genel olarak Türkiye fiyatları ile aynıdır ama Taylan’ın diğer yerlerine göre 1,5 kat pahalı bir yerdir. Burası Avrupalı, Amerikalı turistlerin dinlenme ve eğlence yeridir. Adanın diğer bir öne çıkan şeyi ise Bambu dövmesi yaptırmaktır. Buraya gelen herkes küçükte olsa bir dövme yaptırıyor.  El ile yapılan bu dövme, makine ile yapılandan daha pahalı oluyor. Ada da yerlilerin yaşadığı küçük bir bölümde var ama neredeyse gözükmüyor bile. Burada uzun süre yaşayan insalarda var. Bence bu ada gezmelik bir ada, yaşamalık değil.
Phi Phi adası

Phi Phi Adası Gece Hayatı

Phi phi adasının gece hayatı tam bir çılgınlık. Plaj baştan sona kadar insan doluyor ve gümbür gümbür müzik ile gece 3 e kadar devam ediyor. Ateş showları, Tai box maçları gece hayatının vazgeçilmezleri.  Gece hayatı burada ucuz değil. Bunun en büyük nedeni insanların buraya eğlenmek ve para harcamak için geliyor olmaları.

Phi Phi Adası Nasıl gezilir? Nereleri görmeliyim ? Phi Phi adası Tur Tavsiyeleri

Merkez’de bulunan herhangi bir ajanstan size uygun olan bir bot turu almalısınız. Neden tur almalısınız çünkü adaları gezmenin tek yolu budur. Bot turlarının fiyatları botun kalitesine göre ve verdiği imkanlara göre değişkenlik göstermektedir. Bu turlar günü birlik ve yarım gün olarak iki kısma ayrılıyor. Benim tavsiyem tam gün olanı almanız ve sabahtan gün batımına kadar gezmeniz olacaktır. Turu eğer geleneksel Thai botlarıyla yapmak isterseniz bu biraz daha ucuz oluyor diğer yat tarzı yapılan bot turlarına nazaran. Thai botlarıyla tura çıkmak daha güzel bir his fakat üzerinde ki güneş tentesi oturanlara çok yakın olduğundan sıkıcı ve bunaltıcı olabiliyor. Ayrıca tura çıkarken yanınıza kameranız paranız ve bir kaç günlük eşyalarınız olsun aksi taktirde tur işkenceye dönüşebilir.

Kameranızı ve telefonuzu sudan korumak için waterproof kılıflar almayı unutmayın.  Tur fiyatları 400 bath’dan başlıyor ve 1000 Bath’a kadar çıkıyor. Pahalı olan turlar tekne partileri şeklinde yapılıyor.

Phi Phi Adasında yapılacak diğer aktiviteler

Seyar terasına çıkmak ve adayı tepeden izlemek

Köpek balıklarını beslemek

Kaya Tırmanışı yapmak

Kano Kiralyıp küçük mağaraları keşfetmek

Phi Phi Adaları Turu Nereleri gezdiriyor?

Yaklaşık 9 farklı noktaya gidiyor bunlardan 3 tanesi ada ve çoğunlu plaj oluyor. Kimi zaman lagunlara ve koylara gidip mola veriyor böylelikle turun verdiği maske şnorkellerle  yüzebiliyorsunuz. Tüm gün boyunca bir çok farklı noktaya gidip, gün batımını denizde izledikten sonra dönüyorsunuz.

Phi Phi adasıPhi Phi adasıPhi Phi adasıü

Phi Phi adası

İran Gezi Rehberi ve Tavsiyeler

İran Gezi Rehberi ve Tavsiyeler

 

İran, Mistik ve Egzotik bir ülke. Hemen yanıbaşımızda olan ve hiç bir vize almadan gidelebilecek en en güzel ülkedir. Ülkenin neredeyse yarısını çöller oluşturmaktadır. Petrolun çok ucuz olduğu, henüz tam olarak avrupa ve Amerika turistlerine tam olarak kapılarını açmadığı için kendini çok iyi korumuş bir yerdir.  Ülke’de kadın okuma yazma oranı erkeklere oranla daha fazladır. Keşfedilmeyi bekleyen bir çok yeri varken ve bu kadar yakınımızda duruyorken, hala evde oturmak çok sıkıcı değil mi? Hazırladığım bu iran gezi Rehberinin yararlı olması dileğimle. Ayrıca  İran gezi maceralarımı İran Yol Günlüklerim’den okuyabilirsiniz.

 

İran Yol Günlükleri

 

Öncelikle İran denilince aklınıza ne geliyorsa yıkın onları, şeriyat, yasaklar, kurallar vs. Hepsi lafta var. Kadınların başını kapatması da göstermelik, erkeklerin sort giyememeside. Sınırdan geçerken sort yasak diyor ama ülke içinde giyseniz kimse bir şey demiyor, sadece saygısızlık olacağı için gitmemekte fayda var. Kadınlar makyaj yapıp kot pantolon giyebiliyor. Ama başı açık gezemiyor. Göstermlikte olsa bir örtü başınızın üzerinde olmalı yoksa gelip uyarıyorlar.  Ambargonun kalkmasından sonra dünya markalarıda büyük şehirlerden başlayarak yerlerini almış. Yani iran bozulmadan hemen gidip görün! İnanıyorum ki İran gezisi bir çok konuya bakış açınızı değiştirecektir

İran’da geçirdiğim zaman boyunca babamın çocukluğunu yaşıyor gibi hissediyorum. Küçükken hissettiğim o samimi masum duygular hala yaşıyor ve yaşatılıyor. Belkide dünyanın en iyi insanları bu ülkede yaşıyor. Umarım samimiyetlerini kaybetmezler.

Misafirperverlikte bir numaralar. Otostop konusunda buradan daha iyi bir ülke görmedim. Şimdiye kadar ki gezdiğim ülkeler arasında ‘ İnsalık ‘ konusunda bir numaralı ülke İran.

İran’a Ulaşım

İran’a Türkiyeden ulaşmak için 5 farklı yol bulunmaktadır. Bunlar

Uçak ile İran’a Ulaşım

İstabul, Ankra ve İzmir gibi büyük şehirlerden İran’nın başkenti Tahran, İsfahan gibi büyük şehirlerine uçak seferleri düzenlenmektedir. Uçak bileti kampanyalarını takip etmekte fayda var.

Tren ile İran’a Ulaşım
Ankara’dan kalkan Transasya treni ile İran’nın başkenti Tahrana ulaşmak mümkün.  Yaklaşık 55 – 60 saat süren bu yolculuk için eğer zamanınız varsa ve tren yolcularını seviyorsanız en güzel tercih bu olacaktır. Son zamanlarda tren seferleri durduruldu diye haberler çıktı. En sağlıklı bilgiyi Ankara TCDD yi arayarak edinebilirsiniz.
Tebrizden Tahrana, Yedz’den Şiraz’a Bandar Abbasa kadar uzanan tren hattı mevcuttur. Hiç kullanmadım ama çok ucuz olduğu konusunda şüphem yok.

Otobüs ile İran’a Ulaşım
İstanbul’dan kalkan otobüsler yaklaşık 40 saatlik bir yolculuktan sonra başkent Tahran‘a varıyorlar. Sanırım en sıkıcı ve yorucu yolculuk bu olacaktır. Tercih sizin.

Kendi Aracınız ile İran’a Ulaşım
Bunun en avanjlı tarafı iran’a geçtiğinizde ucuzlayan petrol fiyatları ile ülkeyi ucuza gezebileceksiniz.

Otosop ile İran’a Ulaşım

İstanbul’dan İran’ın güneyine kadar otostopla gezdim. İran şimdiye kadar gittiğim ülkeler arasında otostopun en kolay olduğu yerdi. Eğer otostop konusunda daha fazla bilgi edinmek isterseniz bu yazımı okuyabilirsiniz. Otostop Nedir? Otostop Nasıl Çekilir? ve Otostop Tavsileri.

İRAN’DA GEZİLECEK YERLER

İran çok büyük bir coğrafya, ağız tatıyla herşeyi yaşayarak gezmek isterseniz 1 ay ayırmanız gereken bir yer. Eğer Kuzeyden başarsanız sırasıyla en güzel rota şöyle olacaktır. Tahran, Kum, İsfahan, Yedz, Şiraz, Bandar Abbas, Kiş Adası, Qeshm Adası.

Tebriz‘de Gezilecek Yerler

Genellikle Türklerin ve Azerilerin yaşadığı Doğu Azerbeycan eyaletinin başkentidir. Türkiye sınırına yaklaşık 300 km uzaktlıktadır. Çok sayıda dünyaca ünlü şair yetiştirmesiyle bilinir. Tebrizin bir çok tarihi eseri depremlerden dolayı yerle bir olsada restore edilmiş ve hayatta kalan bazı yapılar hala ziyaret edilinebilir. Tebriz‘de herkes türkçe konuşuyor yada türkçe biliyorlar.

Arg-e Tabriz

Tebriz kalesi olarak da bilinen bu yer Tebriz’in en önemli eserlerinden biridir. İdam mahkumlarını bu kalenin duvarlarına astıklarıda söylenir.

Kapalı Çarşı – Bazaar

Tebriz’in tüm kültürünü gözler önüne seren bu mistik havayı burada solumalısınız. Bizim alışık olduğumuz istanbul kapalı çarşılarından ziyade burada hem yemek kültürü hemde bu yöreye ait ürünler satılmakta. Tüm esnaflar sıcak kanlı. Herkesle gidip türkçe muhabbet edebilirsiniz. Tebriz’in en güzel yeridir kanımca.

Tebriz Kapalı Çarşı

Mescid-i Kabud – Gök Mescid

Depremlerden çok zarar görmüş ve harabeye dönmüş daha sonraları restorasyon çalışmalarıyla hayat kazanmış. Caminin içindeki çini işlemeleri hala çok güzel.

Azerbeycan Müzesi

Bölgenin eski yaşanmışlıklarını gözler önüne seriyor. 5 asır öncesine dayanan arkeolojik eserleri burada görebilirsiniz.

Tahran’da Gezilecek Yerler

 

Tahran, İran’nın başkenti. 12 milyon nüfusu ile ekonominin kalbinin attığı yer. İslam devrimi zamanında önderlik yapan ve hala konumunu koruyan büyük bir şehir. Binaların ve evlerin rengi sarı – gri tonlarında şehre rengiz bir hava katmış. Çöl şehirlerine benzeyen Tahran,  Fars’cada karşılığı ” Sıcak Şehir ” demekmiş.

Büyük Bazaar – Bazar-ı Bozurg

İran’nın tüm kültürel yönlerini görebileceğiniz, Tahra’nın merkezi sayılan dev bir kapalı çarşı. Burada aradağınız her şeyi bulabilirsiniz. Pazarın bir çok girişi var. İstediğiniz yerden girip gezebilirsiniz. İçerde dikkatli olmakta fayda var. Eğer çıkmak isterseniz, herhangi bir yan yola saptığınızda sizi mutlaka bir çıkışa götürecektir. Nargile ve çay ocaklar ise yine bu yan sokaklarda.

Müzeler

Tahran’da çok sayıda müze bulunmakta. Ben bunların hepsini gezmedim ama eğer gezmek isterseniz bu müzeler şu şekilde. Bu müzere ulaşım ve yerleri için herhangi bir ajanstan turist haritası alarak yapabilirsiniz. 

Etnolojik Araştırmalar Müzesi

Yeşil Saray Müzesi
Güzel Sanatlar Müzesi
Millet Sarayı Müzesi
Niyavaran Sarayı ve Sahip Geraniye Müzesi
Sahip Geraniye Sarayı
Niyavaran Sarayı
Ulusal Mücevher Müzesi

 Kum – Quam


Tahra’nın hemen güneyinde yer alan şehre gece yarısı şans eseri geldik. Burası İran’nın dini merkezi gibi bir yer. Bizim geldiğimiz dönem muharrem ayı olduğundan tüm sokaklar, camiler, mescidlerde bunun törenleri yapılıyor. Halk yine burada da tükrçe biliyor. Aslında bildikleri tükrçe eski türkçe ve azeri türkçesi karşımı gibi şey. Burada çok sayıda türbe cami bulunmakta. Kum’da bizde şans eseri bir ayine katıldık bu yazımı okumanızı tavsiye ederim.  İran Yol Günlükleri

İsfahan Gezilecek Yerler

İsfahan İran’nın en gelişmiş ve düzenli şehirlerinde. Burada yaşam kalitesi diğer şehirlere oranla daha yüksek. Sanat şehri olarak’da bilinen İsfahan için Dünyanın Yarısı deniyor.

İmam Hüseyin Meydanı – Meydan-i İmam

Şehrin merkezinde bulunan bu meydan Dünya’nın en büyük meydanı olarak bilinir. İsfahan’da gezilecek bir çok yere bu meydandan geçerek gidersiniz. Bu meydanın etrafı büyük sutunlarla çevrilmiş ortasında süs amaçlı büyük bir havuz bulunmaktadır. Bu sutunların içi kapalı çarşılarla dolu olup İsfaha’nın sanat eserleri satılmaktadır. Yine ünlü halıcılar da bu çarşıdadır. Bu çarşı haftada bir gün kadınlara özel olarak açılmaktadır.

Sallanan Minareler (Munar Junban)

Mimarlık hatası sonucu sallanan bu minareler çok ilginçtir. Buraya gittiğinizde ziyaretçiler yeterli sayıya ulaşmasıyla görevli gelip minareleri sallıyor.

 Yedz

İran Gezi - Yedz
Çözün ortasına kurulmuş İran’ın en gezilesi şehri. Sarı – Kahverengi tonlarıyla beni büyüleyen ve kendine has bir tarzı olan şehir. İnsanları da bir o kadar güzel. Şehir iki kısımdan oluşuyor. Eski Yedz ve Yeni Yedz. Ve bu iki kısmı ayıran dev bir yol var ki gerçekten şehrin dokusunu bozduğunu düşünüyorum. Yedz’liler çölün tam ortasında yaşamayı başarabilmiş ve buna çok güzel uyum sağlamışlar.  Yedz’i gezmek ve hissetmek için yapılacak en güzel şey ara sokaklarda, eski Yedz’de kaybolmak olacaktır.

Ateşgede – Zerdüşt Tapınağı

24 Saat aralıksız yanan ateş. Bu ateş 470 yılından beri yani yaklaşık 16 asırdır yanmaktadır. İşin ilginç yanı ise bu ateş aslında İran’nın başka bir yeri Ardakan’dan buraya taşınmış ve rahiplerin sürekli olarak kayısı odunlarıyla beslemesi sonucu ateş hiç sönmeden yanmaya devam etmekte.
Yedz- İran

Yedz’de diğer gezilecek ve görülecek yerler.

Emir Çakmak Kompleksi
Yedz şehrinin sembolü olarak görülüyor. Giriş ücreti var ve 2000 tümen.

Bazaar
Bagh-e Devlet Abad
12 İmam Türbesi
Cami Mescidi – Cuma Mescidi

Şiraz

Şiraz, Fars eyaletinde bulunan ve Fars’ın başkenti olan büyük şehir. Bir zamanlar İran’nın eski başkentiymiş. Şiraz gül bahçeleri, üzüm bağları ve tarihi eserleriyle ünlü bir şehir. Şarapları dünya’da ünlü. Şiraz’ı gezmek için bir çok yerde karşınıza gezi tur önerileri çıkacaktır. Arabalı şöförlü rehberler günlük 70- 80 dolar karşılığında tüm gezilecek yerleri gezdirerek anlatmaktadırlar. Şiraz’ın bazı noktları birbirine çok uza eğer zamanınız az ise ve şehri görmek istiyorsanız bu güzel bir tecih olabilir. İran gezisi boyunca pazarlık yapabilirsiniz, sünnettir bunu unutmayın.

Han-e Zend bulvarı, Şehrin tam merkezinde yer alır ve görülecek bir çok yer buradadır.

 

Persepolis

Şiraz’ın dışında yaklaşık 60 km  kuzeydoğunda yer alan ünlü Pers şehri, İran’a gelen herkesin ziyaret etmesi gereken yerlerden. Bizim efes harebelerini andırıyor ama hikayesi çok başka.  Persepolis Pers Kralı I. Darius tarafındn yaptırılmış. Pers sanatının en güzel örnekleri burada yer alıyor. Depremlerden dolayı epey yıkıntıya uğrasada hala görkemli saray kalıntılarını, işlemeli duvarları görmek mümkün. Yapımı tam 150 yıl sürmüş.

Kerim Han Kalesi

Şehir merkezinde yer alır ve çok iyi korunmuş bir kaledir. İran’da gördüğüm en iyi korunmuş tarihi yapı bu diyebilirim. Sanki bugün yapılmış gibi. Eğer 2.500 tümen öderseniz kalenin iç kısmınıda gezebilirsiniz.

Sa’di’nin Türbesi

Şiraz’lı Said ünlü bir gezgindir. Ve hayatını gezerek geçirmiş hikayesi beni etkilemiş insanlardan biridir. Ruhsal dünyasını beslemek, iç yolculuğuna çıkma adına yaptığı bu gezide Anadolu topraklarına dahi gelmiştir. Felsefi yazıları ve yayımladığı makaleleri sanatıyla birleştirmesi onu başarıya ulaştırmış.

Hafız’ın Türbesi

İran denilince ismi anılacak insanlardan. Farsçayı çok güzel kullanmış ve kaliteli eserler vermişler. İranlılar Hafız’a çok saygı duyarlar ve neredeyse her iranlının evinde hafızın kitabını bulmak mümkündür.

Şiraz’da diğer gezilecek yerler
İrem Bağları
Vekil Pazarı
Dervaz-e Kur’an – Kur’an Kapısı
Şah-e Çerağ Türbesi
Vekil Camii

 

 

İRAN TAVSİYELER

  • Kesinlikle yanınızda nakit para (Dolar) ile gidin. Hiç bir şekilde kredi kartınızı kullanamazsınız.
  • İran’da gece ile gündüz arasında ciddi sıcaklık farkları var ona göre kıyafetlerinizi hazırlayın
  • İnternet denen bir şey yok onu unutun. İrancell satın alabilirsiniz internet paketi ile 10 dolara denk geliyor 4 G var aslında 2 G bu durum sinir bozucu olabiliyor. Wifi bulmak zor
  • VPN indirin öyle gidin. Facebook, Twitter, YouTube yasaklı.
  • İnsanlar çok cana yakın, herkese selam verip sohbet edebilirsiniz. Bunu yapmaktan çekinmeyin.
  • Pazarlık yapın fiyatlar yarı yarıya düşebilir
  • Eğer MasterCard Visa kullanmak zorunda kalırsanız. İsfahanda olan İmam Hümeyni meydanı bulup orada bazı halıcılar var dubai bankaları kullanıyorlar. Zor durumda kaldığınızı söyleyip rica ederseniz %7 komisyonla kartınızdan çekip size verebilir.
  • Suya para vermeyin ülkenin heryeri sebillerle dolu.
  • Büyük otellerin restoranları dışarıyla aynı hatta daha ucuz olabiliyor.

 

İRAN KONAKLAMA

 

Oteller

İran’da otel fiyatları ucuz değil. Booking.com üzerinden gideceğiniz herhangi bir şehrin rezervasyonunu yapabilirsiniz. Unutmayın iran’da internet çok kötü durumda. O yüzden önceden yapmanızda ve çıktıları, adres bilgilerini yanınıza almanızda fayda var. İkinci bir seçecen ise otelleri sorarak ta kalabilirsiniz. Bu son dakika otelleri normalden biraz daha pahalı olacaktır.

Couchsurfing
Couchsurfing konusunda çok başaralı bir ülke. Özellikle türkiye gibi bozulmadığı için hala kaliteli insanlar kullanıyor. Çok güzel insanlarla tanışacaksınız. İstek göndermeniz yeterli, sizi olduğunuz yerden alıp evine götürüp yedirip içirip gezdirecek insanlar var.

Mescid
Sırtçantalı gezginler için Hostel kültürü yok. Otellerde büyük şehirlerde pahalı, o yüzden ülkenin her köşe başından olan mescidlerde güvenli bir şekilde ücretiz uyuyabilirsiniz.

Çadır
Gördüğünüz her yere çadır kurabilir, uyuyabilirsiniz. Ülkenin de kendi kültüründe var olan ailecek yaptıkları bir olaydır. Çöl coğrafyasına hakim olduğundan, şehir merkezlerinde olan parkları Maps.me Haritalar gibi uygulamasından rahatlıkla görebilirsiniz.

İRAN İÇİ ULAŞIM

Ulaşım İran’da en ucuz şey. Biryerden bir yere giderken 4 farklı seçeneğiniz bulunmakta.

Otobüs
Ülkenin her yerine otosbüle ulaşmak mümkün fiyatlar ise gerçekten ucuz. Çünkü ülkede petrol ucuz. Tahran – İsfahan arası 17 tümendi. Biz kullanmadık ama otobüs durup bizi almak istediğinde öğrendik.

Tren
Tebrizden Tahrana, Yedz’den Şiraz’a Bandar Abbasa kadar uzanan tren hattı mevcuttur. Hiç kullanmadım ama çok ucuz olduğu konusunda şüphem yok.

Taksi

Bir şehirden diğer bir şehire 300-400 km yolları 80 – 100 tümene gidebiliryorsunuz. Hayatımda bu kadar ucuz taksi olan başka bir yer görmedim. Şehir içinde 5 tümene gidemeyeceğiniz bir yer yok.
5 tümen = 4 lira (50.000 riyal)

Otostop

Yazının başındanda belirtiğim gibi otostop konusunda en kolay ülke İran’dır. Tüm ülkeyi otostopla gezdim ve bir kere bile zorlandığım zaman olmadı. Gecenin zifiri karanlığından bile sizi alıyorlar. Sadece şehir merkezinden çıkmanız lazım diğer türlü, taksi gibi sizden para teklif edeceklerdir.

Pul Nederem : Param Yok

Salavati : Senin için dua edeceğim
Sihirli kelimeler bunlar aklınızın bir kenarında dursun.

 


İRAN MÜZİK TAVSİYELERİ

Keyhan Kalhor

Album I wont stand alone

Masoud Shaari & Christoph Rezai

Album Journey

Farid Farjad

Mohsen Nobjoo

Efsane Koh Phangan Adası Partileri, Tayland

Ko Phangan adası,Tayland’ın en çılgın partisi Full Moon Partisi ile bilinen bir ada iken şimdi birbirinden farklı konseptlerde 7 tane büyük partiye ev sahipliği yapıyor. Taylan’ın en büyük partileri bu adada gerçekleşiyor.

1- Full Moon Partisi ( Dolunay Partisi )

Yaklaşık 60 bin insanın bir plajda deliler gibi sabaha kadar dans ettiği ünlü tayland’ın partisi. Haad Rin plajında kutlanan bu parti ücretsiz ama girişte bağış amaçlı 100 ringit ( 8 tl ) alıp size bir bileklik veriyorlar. Bu toplanan para ile partiden geriye kalan çöpler ve pislikler temizleniyor.

Her ayın dolunay zamanı kutlanan Tayland– Full Moon Partsinin partinin tarihleri ise şöyle ;

21 Mayıs 2016
19 Haziran 2016
21 Temmuz 2016
18 Ağustos 2016
16 Eylül 2016
17 Ekim 2016
14 Kasım 2016
14 Aralık 2016
25 Aralık 2016
31 Aralık 2016
12 Ocak 2016
11 Şubat 2016

2- Jungle Expreince

Jungle partisi ormanın içinde kutlanan ve bence bu adanın en iyi partisi. Saykodelik rengarenk konsenti, gelen insanların kalitesi ve müzik dengesinin en iyi olduğu parti. Giriş ücreti 600 Bath. Eğer ödemek istemezseniz benim yaptığım gibi ormanın içinden girebilirsiniz. Bu partiye ulaşım ister motorunuzla isterse paylaşımlı pikap taksilerle gelebilirsiniz. Taksinin ücreti kişi başı 100 bath.

Jungle, Full moon

 

3- Half Moon Partisi
Bu parti jungle exprenince ile hemen hemen aynı partidir. Yarım ay zamanı ormanın içinde kutlanıyor. Goa müzikleri çalıyor. Ayrıca anlamsız bir şekilde bu parti adanın en pahalı partisidir. 1000 Baht. Ücresiz girmek mümkün. Bunun için taksilerin sizi bıraktığı yerden sol tarafa doğru park alanı göreceksiniz. Burada ormanın içine girerek 5 dakika sonra kendinizi partide bulabilirsiniz. Ulaşım yine aynı şekilde adanın herhangi bir yerinden 100 bath vererek taksilerle gelebilirsiniz.

4- Blackmoon Culture

Blackmoon partisi sahilde kutlanan diğerlerine oranla daha az kişinin katıldığı ateş showlarının yapıldığı goa müziklerin çaldığı bir parti. Buraya giriş ücreti 600 bath ama plajdan dolaşarak ücretsiz girebilirsiz.

5- Eden Partisi

Bu partiye ulaşım Haad Rin yani full moon partisinin kutlandığı plajdan bot ile gidiliyor. Parti ücretsiz fakat gidiş geliş bot ücreti 600 bath tutuyor. Bu adanın en iyi partisi olduğunu bir çok kez duydum. Ben gitmedim giderseniz yorumunuzu bekliyor olacam.

6- Loy Lai partisi

Bu parti genel olarak adada yaşayan insanların katıldığı ve herkesin herkesle muhabet ettiği bir parti. Samimi bir ortamı olması ve sahilde duran botun üstünde kutlanıyor olması kendine has bir hava yaratıyor.
7- Waterfall Partisi
8- Maya Partisi

Bu iki partinin yerleri ulaşım bilgisi ve daha fazla hakkında bilgi almak için. kophangan.com