Angkor Wat Tapınaklarına Kaçak Girmek

PAYLAŞ

Ankor Wat, Güney Asya’nın en popüler turistlik yeri Kamboçya’nın ünlü tapınakları olan Angkor Wat tapınaklarına kaçak girmeyi başardım. Şimdiye kadar kaçak girdiğim en zor yerdi. Adım adım anlatacağım aşağıda. Bu arada, Emre Angkor Tapınaklarına Kaçak Girebilir mi bahsine Evet diyenler Bahis’i kazandılar. Bilemezsin.com 😉

Her seferinde söylediğim gibi bunu yapmanın benim için geçerli sebebi var. Yani bununla mı övünüyosun gibi laflar etmeden önce bilin istiyorum. Bunlardan birisi gerçekten param olmadığı için yapıyorum. İkincisi ise az da olsa farkındalık yaratmak istiyorum, müzeye tapınağa kaçak girerek nasıl farkındalık yaratacaksın dediğinizi duyar gibiyim. Biriside demiyor ki kardeşim üretilmeyen veya tüketilmeyen bir şey için bu kadar para verilir mi diye. Günlük giriş ücreti 60 tl olan bir yer Angkor tapınakları ve asla bir günde gezilecek bir yer değil yani 3 günlük kombine bilet almanız lazım oda 120 tl. Şimdi diyeceksiniz ki, müzenin çalışanları var, temizliği, ülkenin gelir kaynağı felan. Bunu anlarım ve saygı da duyarım. Ama şunu da bilmenizde fayda var. Bu ülkede normal bir işçinin aylık geliri 300 lira. Bununla yaşamını sürdürebiliyor. Eğer 450 tl alırsa iyi maaş alıyorsun diyorlar. Yaşam stantlarının böyle olduğu bir ülkede bu fiyatlar sizce de çok saçma değil mi? Bu tapınaklara günde binlerce insan giriyor. Bu o yüzden birilerinin fayda gördüğü ve turist olarak kimsenin sesini çıkartamadığı böyle sistemi benden desteklememi beklemeyin.

Bundan bir hafta önce bilemezsin.com’da açılan bahis üzerine epey konuşuldu, eleştirildi, desteklendi. Kimisi parası neyse ben vereyim ne gerek var dedi. Kimisi dünya üzerinde olan her şey bizim görmeye hakkımız var bu yalnış bir şey değil dedi. Kimiside #bizbitmedenbitmez etikeleriyle olayı milleştirmeye yolunda türktür yapar dedi. Bununla birlikle bir sürü hikaye dinledim. İşte geçen yıl yine birisi oraya kaçak girmek istemişte sonra bir daha haber alamadık. Eğer yakalanırsan hapse atılırsın, deport edilirsin….kolay değil hatta imkansız orası askeriye gibi koruyor…

gibi bir sürü önyargı birikti kafamda ve bu durum oldukça heyecanlı kıldı olayı. Tabi bir yandan da diyorum ben görmeden inanmam, denemeden de bilemem. Diğer yandan da içim rahat çünkü kendimden eminim, bu ve ya bunun gibi durumlarda nasıl davranılması gerektiğini biliyorum.

Angkor Wat Tapınaklarına Nasıl Kaçak Girdim?

Hazırlık

Şebnem abla sağolsun ‘’ Al canım bu evin anahtarı, istediğin gibi kullan hatta kız bile atabilirsin’’  diyerekten evini bana verdi. Ona kocaman sevgilerimi yolluyorum. Eve varır varmaz, tüm elektronik aletlerimi şarja koydum, bu sırada küçük çantamı hazırladım. Geceyi de yasak olmasına rağmen tapınakta geçirmeyi planladığım için ona göre çantamı hazırladım. Heyecan dorukta !

Yağmurluk, Kamera, Tripot, Su, Pilav, meyveler, kafa ışığı, sinek ilacı, yara bandı, havlu ve kitap.

Ankor Wat, Hazırlık
Yola çıkmadan önce ilk yapmam gereken iş coğrafyayı iyi tanımak. Yolları bilmek ve ona bir strateji izlemek. O yüzden açtım haritaları Google earth ve maps.me ikisindende bakıyorum. Uzaklık 6 km gözüküyor oldukça uzakta. O yüzden bisiklet kiralamaya karar verdim. Kamera felan şarj olurken dışarı çıktım bisiklet bakmaya. Sağlam bir şey olsun ormana girdiğimde sorun çıkmasın diye iyisinden 3 dolara dağ bisikleti kiraladım. Ucuzları 1 dolar. Tekrar eve geldim, son kontrolleri yaptım, atladım bisiklete. Hedef Angkor Wat !

Ankor Wat Map, Harita

Yola çıkış ve ilk kontrol noktası

1 saat felan GPS’den Angkor Watı takip ederek pedalladım. Haritaya göre içine girdim gibi duruyor ama daha ne kapı gördüm ne de tapınak. Epey büyük bir arazi olduğunu anladım. Çok geçmeden hemen önümde ‘’ Chech Point ‘’ yani kontrol noktası karşıladı beni. 4-5 kişi arabaları, motorları durdurup bilet soruyorlar. Epeyde inceliyorlar, burada şansım olmadığını ilk görüşte fark ettim. Bende selam verip yanlarına geçtim.

İlk kontrol Noktası, Beyaz yolun ikiye bölündüğü kısım.
İlk kontrol Noktası, Beyaz yolun ikiye bölündüğü kısım.

– Buralarda yeşil T-shirtlü ve bisikleti birilerini gördüğünüz mü? Arkadaşlarımı kaybettim dedim ve böylece dikkati başka yöne çekmiş oldum. Sanki onları arıyor gibi etrafa felan baktım. Herhalde geride kaldılar diyip geldiğim yöne pedallamaya başladım. Köşeye gelince durup GPS’e baktım. İlk kontrol noktası burası ise ikinciside tapınağın oradadır. Yani ortalama 3 farklı nokta var.

GPS’si takip ederek yolun hemen kenarında ki patika bir yola saptım. Orman yolu iyice işi heyecanlı kıldı. Nereye gittiğimi bilmeden tek başına bir ormanın içindeyim. Bisiklet iyi olduğu için sorunsuz gidiyor. Ormanın içinde epey pedalladıktan sonra bir köy çıktı karşıma, boydan boya selam vererek köyün içinden geçtim. Hepsi güleryüzlü ve sıcakkanlılardı. Çocuklardan birine hangi patika yoldan gidecem Angkor Wat’a giyince geldiğim yönü gösterdi. Bu durumda iki seçeneceğim var ya çocuk beni anlamadı yada buradan çıkamayacağım.

Şansıma artık giyip yine GPS’i takip ederek ormanın içinde epey pedalladım. Arada köylerin içinden geçiyorum ama 5-10 tane ev var. Köpekler şaşkın şaşkın bakıyor sonra havlamaya başlıyor. Sonunda ana yol gibi yer karşıma çıktı. Oh çektim..

2. Kontrol Noktası

Ana yola çıkar çıkmaz tam karşımda Angkor’u gördüm. Sevinçle pedallamaya başladım ki arkadam düdük sesleri yükseldi. İlk başta aldırmadım ama önümde ki tuk tuk şöförleri bile ‘’ Bak seni çağırıyorlar ‘’ der gibi yapınca mecburen geri döndüm. Burası da diğer girişin yol kontrol noktası.

– Pardon, duymadım kusura bakmayın. (Kalbim nasıl hızlı atıyor)

Önemli değil, biletin nerede?

– Biletim arkadaşlarımda kaldı, bende onları arıyorum zaten. Buradan geçen hiç yeşil t-shirtlü birini gördünüz mü?

Hayır görmedim

-Peki şu tarafa ( Angkor’un girişini gösterip) bakıp gelebilir miyim iki dakika izin verseniz.

Hayır asla izin veremem biletin olmadan.

-Doğru,haklısınız.

Geç dinlen biraz, yorulmuşsun. (Bunu diyince rahatladım)

– Teşekkür ederim.

Onları bulmam lazım eğer buraya gelirlerde burada beklemelerini söyler misiniz. Ben arka taraflara bakıp tekrar buraya uğrarım.

Tekrar geri geldiğim yere pedalladım ve ilk gördüğüm patikadan biraz önce içinden geçtiğim köye gittim. GPS’e tekrar baktım. Şuanda tam olarak o iki yolun kesişim yerindeyim. Yani tam ortalarının çıkabilirim. Haritada otopark olarak gözüküyor, işte buldum diye bir sevinç, mutluluk. Çünkü tam karşı tarlanın oradan park edilmiş otobüslerin ucunu görüyorum.

Tamda tahmin ettiğim gibi kimsecikler yok, şöförlerlere selam verip otoparktan geçtim ve Angkor wat’ın önündeyim. Şimdi geldim asıl zor kısma. Çünkü buradaki her tapınağın kontrol noktaları tapınağa giden köprünün üzerinde ve tapınağın etrafı komple dev gibi su kanalları ile çevrili. Yani o dereyi yüzerek geçmek bile 1 saat alır en az o kadar büyük su kanalları. Benim girmek istediğim tapınakta Angkor Wat yani tüm tapınaklara genel ismini veren yer. Bu bölgede 50’den fazla tapınak olduğunu hatırlamak isterim.

Önce epey uğraşsam da ‘’ Bir arkadaşıma bakıp çıkacağım taktiği ‘’ yemedi. Saatte bakıyorum 6’ya geliyor. Hani bunlar 5:30’da mesai bitiyordu? Neyse o bölgede ki restoranların birine gidip 50 cent’e pilav yedim zaman geçirmeye çalışıyorum. Bu arada bisikletimide onlara emanet ettim, olurda içeri girersem birileri göz kulak olsun diye. Bu arada görünüşüm tam turist boyunda kamera, elde tripot renkli t-shirt yani hiç kaçak giren adam tipi yok.

Ankor Wat, Kamboçya
Ankor Wat, Kamboçya

Angkor Wat’a Giriş 

Tekrar girişe gittim, bizimki hala orada ama diğer adamlar gitmiş. Epey uzaktan izledim son kalan adamı. Bir ara diğer tarafa yürümeye gitti fırsat bu fırsat diye atladım köprüye. Hızlı adımlarla köprününden arka arka ilerledim. Gözüm adamın üstünde buraya baktığı anda sanki gidiyor değil de dönüyormuş gibi yapmak için ters yürüdüm. Şansıma hiç bakmadı bende epey uzaklaştım ve Tapınağın içine girdim. Ve başardığım an işte bu an !

Köprünün Üzerindeki Son Kontrol
Köprünün Üzerindeki Son Kontrol

Hava kararmaya yüz tutmuş o yüzden neredeyse bomboş tapınak. Sağdan solsan turunculu monglar çıkıyor, köşelerde de bir iki kitap okuyan turist görüyorum. İçeri girip bol bol fotoğraf çektim.

Kamboçya, Ankor Wat
Kamboçya, Ankor Wat

Tam ortalarında iken bir adam geldi. Kapanıyor diye bağırıyor, beni çağırıyor. Bende içerde arkadaşım var bekle onu çağırayım diye bir dakika izin istedim bağırarak. Tamam dedi. Koşar adım, yerlilerin olduğu bir yere gittim. Angkor tapınaklarının tam ortasında yaşayan bir köy var. Tapınağın çevresinde epey köy vardı ama bu tapınağın içinde. Bende geceyi burada saklanarak geçirebilirim diye hemen buraya geldim. Karşımdan telsizli bir adam geldi, kapanıyor dedi. Yüzüne bile bakmadan biliyorum, arkadaşım var burada dedim. Yanından geçip gittim. Evlerin arasına girdiğimde ise beni başka bir sürpriz karşıladı. Turuncu turuncu Budist Keşişler odun kesiyorlar. Hemen bende aralarına karıştım ve onlara yardım edebilir miyim diye sordum. Beraber odun kestik. Bence tapınak maceramın en güzel anısı da bu oldu benim için.

Ankor Wat, Monglar, Kamboçya
Ankor Wat, Keşişler, Kamboçya

Burada 1 saat oyalandıktan sonra motorlu adamlar geldi. Benim burada olduğumu öğrenmişler. Tapınak kapanıyor efendim dedi kibarca kovdu beni. Bende alacağımı aldım edasıyla yavaş yavaş yürüyerek çıktım tapınaktan. Hava karanlık olduğu için çok rahat istediğim yere gidebilirdim ama yağan yağmur bu gece yıldızları göremeyeceğimi söylüyordu. O yüzden tapınakta uyumanında pek espiri kalmamıştı. Zaten benim istediğim de kimsenin olmadığı dev bir tapınakta yalnız başına kalmaktı. Burada ise bir köy var. Bir başka sefere geceyi geçirmek için geleceğim.

Bu arada her şeye rağmen bunu yapmayı ve deneyimlemeyi istiyordum ona rağmen İsmail İşler arkadaşım bana hiç sormadan hesabına biletin parasını göndermiş. Her ihtimale karşı yanında dursun diye. Çok teşekkür ediyorum. Buradaki olay para değil, kendisine de söyledim. O ince ayrıntıyı düşünebilmiş olması, beni o kadar mutlu etti ki bu yüzden gönderdiği para ile bulunduğum yerdeki çocuklara dondurma, yemek felan alıp bende onları mutlu etmek istiyorum. İsmail İşler güzel insansın vesselam.

Angkor Tapınakların Hikayesi Nedir?

630 yıl hüküm süren bir krallık, Khmer Krallığı döneminde inşa edilen tapınaklar hala gizemini korumaktadır. Çünkü efsaneye göre bu bir aşk hikayesidir. Denizlerin hakimi Naga’nın kızı Brahman’a aşık olan Hintli Kaudinya’nın birlikteliğinden doğmuştur. Naga’nın babası da evlilik hediyesi olarak bölgedeki tüm suları kendisine çeker ve geriye kalan toprakları onlara hediye eder. Daha sonra bu topraklar üzerine krallıklar kurulur.

Angkor Wat Tapınağı ise bölgedeki diğer tapınakların en ünlüsü. Hindu Tanrıdı Vishu adına inşa edilen bu tapınak, o zamanlarda dünya üzerinde bulunan hiç bir yapıya benzemiyordu bile. Bu tapınak için insan üstü güçlerden yardım alındığıda bir şehir efsanesi. Dünya’da ki en büyük tapınaklarından biri olan Angkor Wat yalınızca büyüklük olarak değil, su üzerine inşa edilmesiylede oldukça büyüleceyi bir yapı. Yılda 2 milyon ziyaretçisi olan bu tapınaklar, Unesco tarafından korunmaktadır.

Not: Eğer olurda sizde kaçak girmeyi deneyecek olursanız şu tavsiyelerimi göz önünde bulundurun.

  • Paranız varsa verin girin macera sevmiyorsanız çekilir eziyet değil, işler yolunda gitmezse işkenceye dönüşebilir.
  • Kesinlikle saklanarak haraket etmeyin, doğal olun ve tuhaf haraketler yaparak dikkat çekmeyin
  • Eğer otostopla seyahat ediyorsanız muhtemelen paspal bir haliniz vardı, o yüzden bugüne özel temiz giyinin, dikkat çekmetin.
  • Diyelim ki yakalandınız ve biletiniz yok. Bu durumda panik yapmadan, ya kaybettiğinizi söyleyin ya da arkadaşınızda olduğu. Yani çok polemiğe girmeden olaydan ve konudan uzaklaşmaya çalışın. Biletinizin olmadığını söylemeyin yeter.
  • Ayrıca bu adımları izledikten sonra doğacak her hangi sorundan sorumlu değilim.

Videosuda İşte Burada 

Bir önceki yazım olan Kamboçya'nın İlginç Pazarları ve Meyveleri başlıklı makalemde asya pazarlar, duryan ve duryan meyve hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleKoh Rong Adası Yol Günlükleri
Sonraki makaleKamboçya’nın İlginç Pazarları ve Meyveleri
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

4 YORUMLAR

  1. Bence bu durumun etik ile alakası yok. Facebook sayfasında bir sürü yorum gördüm ve saçma buldum. Etik gelemiyorsa yapma arkadaşım. Bu kadar basit. Sisteme rest çekmiş bir insan Emre, Okula git, çalış, çocuk yap, emekli ol, öl sistemine küfür eden insanlardan olup hala içinde olanlardan değil. O yüzden gidin artistliğinizi başka yerde yapın.

  2. Emre abi rotasız seyyahı takip ediyordum uzun bi süredir fakat bayadır paylaşım yapmadığı için yeni gezginlere göz atmak istedim ve kişiliğime ve yaşıma göre en uygununun sen olduguna karar verdim. blogun çok eğlenceli okudukça hem içimde kötü olmayan bi kıskançlık hemde bi yaşama isteği oluyor. seneye 1 sene sürecek bir kendimi bulma serüvenine çıkmayı planlıyorum.eğer beğenirsem gidebilidği yere kadar.Para sıkıntım yok pek fakat nasıl diyelim.. rezil olmayı seven bi insanım bu sebepten dolayı elimden geldiğinde az para harcamak istiyorum . Abi bunları buraya yazdım çünkü hangi arkadaşıma anlatsam bu hayali biraz gerçekçi ol yada bu yaşta bu hayaller normal biraz daha büyü görürsün gibi tepkiler alıyorum. Adeta kendi hayalimden soğutuyorlar beni . Senin deyişinle kandırılıyorum. Bana önerin varsa yazabilir misin mesela ilk nereden başlamalıyım ?
    Aile özlemi duyan bi insan değilimdir fakat orda etkisi çok olur mu ? Gelince türkiyeye yeniden uyum sağlayabilir miyim ? Teşekkür ederim şimdiden .

    • insanlar kendileri yapmaya cesaret edemedikleri şeylere başkaları ceasret etmeye kalkarsa onları bundan vazgeçirmek isterler.boşver sen onları hem serüvene çıktığında yani başardığında neler olacağını hayal et .şans seninle olsun.

BİR CEVAP BIRAK