Bangkok Yol Günlükleri

PAYLAŞ

Bangkok Yol Günlükleri

700 km lik bir otostop yolculuğundan sonra Bangkok’a geldim. İzlemeyenler için şöyle bir video yapmıştım.

Tayland Otostop Video

Bir önceki Ko Phangan adası yol günlüklerimi bu yazımdan okuyabilirsiniz

 

Tayland’ın hani şu dev şehri olan Bangkok, ünlü Bangkok. Şehirleri pek sevmem ama insanlar buralarda neler yapıyor diyede mutlaka uğrarım. Velhasıl geldiğimde saat gece 1’e geliyordu daha önceden couchsurfing üzerinden iletişim halinde olduğum shay beni bu gece ağırlacağı için çok da düşünmedim açıkcası. Şehre kamyonla girdiğim için, şehir merkezine gitmem mümkün değildi. Taksiye binmelisin felan dedi kamyoncu Taylandlı abi ben pahalı şimdi o, yürürüm felan diye haraketlere girdim. Kamyoncu abi sağolsun bir taksi çevirdi parasınıda ödedi beni gitmem gereken metro durağına bıraktırdı. Taksici abininde telefonunda Shay’ı aradık geldi aldı beni.

Shay İsrail vatandaşı yaklaşık 5 yıldır Bangkok’da yaşıyor. İsrail havayollarının işlerini buradan yürütüyor. Thaililer iş bilmez birilerinin gelip yapması lazımdı diyor. Kaldığı ev Bangkok’un en zengin muhitlerinin olduğu ( adını unuttum hatırlayınca editlerim ) bölgesi. Rezidansın 34 katına çıkıyoruz beraber. Evi 1 oda bir salon ama rezidans işte. Gece geç olsada uzun uzun muhabbet ediyoruz. Sonra salondaki koltukta kıvrılıp yatıyorum.

Benim Tayland’a geldiğimden beri aklımda olan bir şey vardı. Artık bir bilgisayar edinmeliyim. Hem blog yazılarımı daha iyi yazarım, videolarımı fotoğraflarımı editlerim diye düşünüyordum. Koh phangan adasında kalırken 3-5 çalışıp fotoğraf çekip para biriktirmeye başladım. Sonra ailem bir miktar gönderdi iyi kötü bir bilgisayar alacak kadar param oldu. Ailem beni her konuda sonuna kadar destekliyor. Bin kere söyledim bir daha söylerim. Dünyanın en iyi ailesine sahibim. Bugün istesem benim içim varını yoğunu önüme koyarlar. Hostelde benim eşyalarım her yerde, sanki evim gibi kullanıyorum. Adadan ayrılacağım gün yatağımın üstünden çantamı aldım içinden vapur parasını çıkartıp tekrar çantama koydum. Aşağıya inip vapur parasını ödedim, sonra çıktım tekrar çantamı hazırlama koyuldum. Sabah oldu çantamı aldım, yola koyuldum. Bundan sonrası ise İsrailli Shay’ın evine kadar olan hikaye.

Onun salonunda uyandığım sabah heyecanla çantamı açtım. Bugün büyük gün, bilgisayar alacağım gün. Düzene girme günü diye iç geçiyordum. Bir baktım paramın yarısı yok, birisi paramın yarısını almış. Paranın olduğu yer öyle açıkta felanda değil bildiğin çantanın iç gözünde ki fermuarlı yerindeydi. Birisi almış işte, bilen birisi. Ne olduysa Hostelde o son gece oldu. Üzüldüm. Morelim bozuldu, tüm motivasyonum düştü. Ne size anlatabilirdim artık bunca çalınma olayından sonra, nede aileme sızlanabilirdim. Hata benimdi, sorumsuz bir çocuk gibi davranıyordum. En azından öyle bir izlenim veriyordum. Bunun çözümü yoktu. Ama içim acıyordu artık durduk yere giden bu paralar, telefonlar yüzünden. Bunu anlatabileceğim bir kaç kişi vardı beni anlayacak o durumda tavsiye verip morelimin düzelmesini sağlayacak.

Kemal abi’ye yazdım. Kemal Kaya, yolda olmak bloğunun yazarı, yaratıcısı. Anlarsa şu durumu bir tek Kemal abi anlar, bu yollardan yıllar önce geçmiş biri,  bana bir iki güzel bir şeyler söyler kafamı dağıtırım diye durumu yazdım. Şansıma online idi ve hemen dönüş yaptı. Ve beni haksız çıkarmadı. O gün şunu anladım. Birini mutlu etmek kolay bir şey, ama birinin üzülmemesi sağlamak onu bir şekilde olağan durumdan motive etmek daha zor bir şey. Kemal abi bana bu iyiliği yaptı. Benim ona yazma acacım tamamen motive olmak amaçlıda olsa çalınan parayı bana vermek istediği söyledi. Ben kabul etmek istemesemde, anında hesabıma attı. Suç benimdi cezasını çekmem lazımdı ama artık bu durum benim çok yordu, ve kabul ettim. Şuan Kemal abinin sayesinde aldığım bilgisayardan bu yazıyı yazıyorum. Bu hikayede iyilik kemal abinin bana yaptığı maddi yardım değildi. Yüz yüze hiç tanışmadığı birine inanması, bununla empati kurup kendimi benim yerime koyabilmesi idi. Para önemli bir şey değil arkadaşlar, önemli olan bu düşünceye sahip olabilmek, bu karaktere sahip olabilmek. Para sadece bir araçtı onun bana yaptığı iyilikte. Asıl mutlu eden ise bu oldu. Bir kere daha çok teşekkür ederim. Büyük insansın vesselam.

O gün çıktım, Bangkok’un tüm bilgisayarcılarını gezdim. Bir tane güzel bir mac buldum. 1,5 saat pazarlık yapıp üzerine bloğumda reklamını yapacağıma söz verdim diye hatrı sayılır bir indirimle bilgisayarı satın aldım. Bangkok’da ikinci el alışveriş yapmak kolay bir şey değil. Güvenemezsiniz. Ben bir aydır nereden ne alınır, nasıl alınır diye sürekli yabancı kaynakları araştırdığımdan elimle koymuş gibi bir bilgisayar aldım. Aldığım yer ise gerçekten güvenilir, ve her konuda yardımcı olan bir yer. Eğer böyle bir düşüncesiniz varsa kart viziteleri şöyle. Benden aldığınızı ve türk olduğunuzu söylerseniz her konuda yardımcı olacaklarını söylediler.

Bilgisayarı aldıktan sonra, tekrar eve döndüm o gece Shay’da kalamazdım, misafiri vardı. Bende daha önce buraya gelmiş bir arkadaşıma yazdım. Esra’ya hemen bana birinin ismini söyledi. Sağolsun. Facebook’tan yazdım ve akşamına buluştuk. Haluk abi ve İbrahim abi. Onların hikayesi ise çok başka. Haluk abi yıllardır Taylandda yaşıyor buraların piri olmuş. Zamanında hostel işletmiş, dönerci işletmiş şimdi ise Türkiye ile Tayland arasında dış ticaret yapıyor. İbrahim abi ise bambaşka bir insan. Ordudan emekli eski Yarbay. Uzun yıllar dünyanın farklı yerlerinde görev yapmış. Şimdi Haluk abi ile beraber bir işe girişmişler onun için çalışıyorlar.

Onlarla buluştuğumuz akşam Bangkok’un ünlü yerlerinden kovboy sokaktalardı. Gider gitmez, bira ısmarladılar. Tanıştık, konuştuk. Burada ünlü bir mekan var, haluk abi orayı gördün mü diye sordu hayır dedim. İbrahim abiye sen bekle biz bi gidik geliyoruz dedi. Koydum çantaları düştüm haluk abinin peşine. Crazy House diye bir yer. Bir bar düşünün mor ve kırmızı ışıklarlala süslenmiş.  Duvar kenarlarında bara doğru doğrulmuş sandalyeler masalar ve turistler. Barın tam ortasında yerden 1 metre yüksekliğinde yuvarlak bir yer ve üzerinde dans eden çırıp çıplak Taylandlı kızlar. Görünce ağzım açık kaldı, çünkü böyle bir yer beklemiyordum. Beğendiğin kız olursa numarasını söylüyorsun yanına geliyor senle beraber içki içiyor, sonra istersen evine götürüyorsun. İşte buna sex turizminin yasal hali deniyor. Bir yandan bu nasıl bir şey olum ya, kızların hayatı, buraya gelen insanlar felan derken iç geçirip, bir yandan da gözüm kızlarda. Epey bir duygu karmaşası yaşadım. Birer bira içtik ve mekandan ayrıldık. İbrahim abiyide alıp taksiyle eve gittik.

3 gün Boyunca bu evde kaldım. İki güzel insan tanımanın mutluluğu ve onlarla olan muhabbetlerimiz, kahvaltılarımız Bangkok hatıranın en güzel yanı. Vizemin son günü geldi. Artık Tayland’ı terk etmem gerekiyor. Kamboçya vizesini nasıl alacam diye düşünürken Takipçilerimden Sedat abi (Sedat Yıldız ) bana bağış yapmak istediğini söyledi ve onun sayesinde Kamboçya vizesini alabildim. Buradan teşekkürlerimi sunuyorum.  Haluk abi ile İbrahim abi ben otostopla gidecem dememe rağmen, Tayland’ın sınır şehri Trat’a kadar gitmem için otobüs bileti aldılar. 3-4 saatlik bir yolculuktan sonra buraya geldim. Geceyi otobüs garajında geçirdim. Sabah olunca otostopla sınıra kadar gittim ve Kamboçya’ya geçtim. Burasıda hayatımda geçtiğim en ilginç sınır kapılarından biriydi. Şurada anlattım.

 

Kamboçya Yol Günlüklerinde görüşmek üzere…

Bir önceki yazım olan Phi Phi Adası Rehberi ve Tavsiyeler başlıklı makalemde phi phi adası, phi phi adası nerede ve phi phi adasın nasıl gidilir hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makalePhi Phi Adası Rehberi ve Tavsiyeler
Sonraki makaleTayland Kamboçya sınır kapısı geçişi
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

BİR CEVAP BIRAK