Issız bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey

PAYLAŞ

3 Kitap olurdu. Evet bildiğimiz 3 kitap. Bir tanesi edebi bir roman olurdu böylece adada yalnız kalmaz kendime bir arkadaş edinmiş olurdum. Öyle oturup hepsini bir çırpıda okumazdım, her cümlesini, kelimesini içime çekercesine. İkinci bir kitap da ‘‘ Issız bir adaya düşünce nasıl hayatta kalınır ” kitabı olurdu. Böylelikle adada hayatta kalmayı başarabilirdim. Adanın imkanlarından yararlanıp kendime bir dünya inşa edebilirdim. Üçüncü kitap ise ” Issız bir adadan nasıl gidilir ? ” kitabı olurdu. Böylelikle istediğim zaman adadan ayrılabilme özgürlüğüne sahip olurdum.

Bir kitap her şeye bedel !

Bu kadar basit ve yıllardır geyiği yapılan hikayeyi neden anlattım? Beni okuyan takip eden belli bir kitle var yani sizler. Bir çoğumuzda yaşıtlarımız hemen hemen aynı. Eğer beni bir arkadaşınız dostunuz olarak görüyorsanız size bir dost tavsiyesi vermek istiyorum. OKUYUN, arkadaşlar. Lütfen okuyun. Kitaplar en yakın arkadaşınız olsun, onlarla yatıp kalkın. Edebiyat okuyun, makaleler okuyun, roman okuyun, şiirler okuyun, hikayeler okuyun. Daha önce bu dünyayı tecrübe etmiş insanları okuyun.

Her gün akşama kadar şöyle mesajlar alıyorum.

Emre ne kadar şanslısın, dünyayı geziyorsun şunu yapıyosun bunu yapıyosun biz çalışalım, evde oturalım sorumluklarımız var felan filan Oh sen gez tabi  diye devam tonlarca mesaj.

Okumak demek öğrenmek, ufuk açmak demektir. Eğer seyahat edemiyorsanız bunu bahane etmeyin. Asıl seyahat insanın iç dünyasına yaptığı seyahattir. Ve bunu en güzel kitaplarla yaparsanız. Ne yazıkki dünyaya geldiğimizde

” Hayat nasıl yaşanır ? ” diye bir kitapçık elimize vermiyorlar. Önce ailemizin bize öğrettiklerini sonra çevremizin derken çember genişliyor ve sonunda ortak bir noktada ki tüm kanıksamalar doğru kabul ediliyor. Eğer 10 kişiden 8 kişi dünya düzdür derse artık dünya düzdür ve siz ” Doğru ” yu bulana kadar dünyanın düz olduğuna inanırsınız. Aksini söyleyene ‘ Hadi lan oradan ‘ dünya düzdür. Dersiniz. Ve bunu yaparken o kadar eminsinizdir ki, farkında bile olmazsınız. İnanın bana içinde bulunduğumuz hayatta bunun o kadar çok örneği var ki. Eğer ben bu yolculuğa çıkmasaydım bunları görmem mümkün değildi. Benim için de dünya düzdü.

Yaşadığımız dünyada bir çok kalıplaşmış, normalleşmiş ve aslında bize farketmeden acı veren durum var ki. Bunları farketmenin ve bize batan o dikenleri birer birer çıkarmanın tek yolu okumaktır arkadaşlar. Ben size okuyun, büyük başarılar elde edin, ülkenin kaderi sizin elinizde, okumuş gençlere ihtiyacımız var felan diye öğüt vermiyorum, bu hattime değil. Ama okuyun, kendiniz için okuyun. Etrafta olup biteni anlamak için okuyun. Kalıplaşmış düşünceleri kabullenmemek, kendi yolunuzu çizmek için okuyun. Bir konuda fikir sahibi olabilmek için okuyun. hopp !!! Bir dakika burada bir şeyler yalnış gidiyor!!!  diyebilmek için okuyun.  Aileniz için okuyun, arkadaşlarınıza çevrenizdekilere örnek olmak için okuyun geleceğiniz, çocuklarınız için okuyun. Eğitim dediğimiz şeyde aslında budur. Kendini ne kadar eğittiğindir. Okullar, iş hayatı ve sosyal yaşam eğitimin birer daldır ve siz onlardan ne kadar faydalanmak istediğinizle doğru orantılı olarak eğitim alırsınız. Okuyun arkadaşlar daha mutlu bir hayat sürmek için okuyun. Mutlu olmak için okuyun.

Bir önceki yazım olan Bangkok Yol Günlükleri başlıklı makalemde asya turu, Bangkok yol günklükleri ve emre durmuş hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleEndonezya’da Otostop Çekmek ve Tavsiyeler
Sonraki makaleAmsterdam Seks Müzesi +18
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

BİR CEVAP BIRAK