İran’da Ayine Katılmak

PAYLAŞ

İran ’a geldiğimizde kendimizce az çok plan yapmıştık. Tabi plana dahil olmayan bir çok şeyin de bizi yolda beklediğinden şüphemiz yoktu. Tahran’nı gezdikten sonra akşam üstü otostop ile İran’nın güneyine doğru yola çıktık. Bir araba aldı bizi tam nereye gittiğini anlamasakta atladık arabaya. Qom diye bir şehre gidiyormuş. 2 Saat sonra şehre vardığımızda bizi yol kenarında bıraktı gitti. Akşam olmuştu bizde başladık sokakta yürümeye bilinmeze doğru. Muharrem ayından dolayı sokakta İlahi çalıp, çay dağıtan bir sürü yer var. Bir tanesine gittik çaylarımızı içerken projektöre yansıtılan videoyu izlemeye koyulduk. Videoda bir dünya  insan var kendilerine vurarak ibadet ediyorlardı. Biz orayı izlerken bir adam yanımıza geldi, birer tane şeker verdi bize. Hafif şişko, yerel takım giymiş, güler yüzlü Pala bıyıklı bir abi. Kendini tanıttı adı Hasan imiş. Aşıkmış kendisi. Yarım ingilizce yarım Türkçe birazda Güler yüzüyle, arkasını göstererek burda bir yerim var buyrun gidelim diye teklif etti. O sırada bizi merak eden çoluk çocuk ne kadar kişi varsa hepsi etrafımıza toplandı.

” Hello, hey !! Where are you from! Welcome to İran!  ” Sesleri geliyor her taraftan.

Yaklaşık 20 kişi olduk bir anda, birisi çay getiriyor diğerleri bisküvi ikram ediyor derken Hasan abinin yerine çıktık. Hasan çok mütavazi bir insan, bize kendi ses kayıtlarının olduğu CD’lerden verdi. Sohbet ederken, başka bir adam aç mısınız diye sordu, mırın kırın ederek evet dedik.

Azeri Türkçesiyle

tamam hadi gidek mescide, sineye vurak sonra aş yerik. Dedi

Birbirimize baktık, Tamam deyip düştük abinin peşine. Ara sokaklardan geçip epey büyük ama bir o kadar zifiri karanlık bir mescide geldik. İçeriden ağlama sesleri, Hasan Hüseyin, Kuran sesleri geliyor…

İçeri girdik, hafif bir mor ışık var. Sessizce karanlık mescidin arka saflara geçip yan yana oturduk. Ağlaşmalarını izleyip mikrofonla birşeyler okuyan adamı dinlemeye başladık. Ortam gittikçe ilginç ve ürkütücü olmaya başladı. Bir süre sonra herkes birden bire ellerini yumruk yapıp ritmik bir şekilde göğüslerine vurmaya başladı. İlk başka anlamadık ama ortama uyum sağlamak adıma bizde aynısını yapmaya başladık. Bir yandan korkuyoruz, bir yandan da gülüyoruz halimizie.  Ritim gitgide arttı, hızlı ve sert vurmaya başladılar. Bir yandan cıs tak cıs tak beatbox sesi bir yandan kuran okuyan adam, diğer yandan hüngür hüngür ağlayarak kendini yumruklayan cemaat…

İçeride ki ortamdan çekebildiğim tek fotoğraf
İçeride ki ortamdan çekebildiğim tek fotoğraf

Yaklaşık yarım saat böyle devam etti. Sonra birden bire herkes soyunmaya başladı. T-shirtleri çıkardılar bu sefer çıplak vücutlarına vurmaya başladılar. Göz göze baktık Bestami ve Oktay abiyle, ve bizde t-shirltleri çıkarıp kendimize vurmaya başladık. Çok farklı bir boyutta ibadet ediyorlar, ediyorduk. Bir süre yükselen ritimle beraber ayağa kalktık. Hem ağlayıp hem kendilerini yumruklayan insanlarla çember yaptık. Ortam zifiri karanlık arada bir mor ışık yanıp geri gidiyor, etrafta 50 tane çıplak adam çember olmuş tuhaf tuhaf sesler çıkartıyor. Aynı anda bağırarak kendimizi yumrukluyoruz. O gün oradan çıkınca İslam bu mu diye bir kere daha sorguladım.

Uzun süre unutamadığım anılarımdan bir tanesidir.

İran Gezi Rehberi ve Tavsiyeler

Bir önceki yazım olan İran'da Otostop Çekmek ve Tavsiyeler başlıklı makalemde iran anıları, iran gezi notları ve iran otostop hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleSri Lanka’da Otostop Çekmek ve Tavsiyeler
Sonraki makaleGürcistan’da Otostop Çekmek ve Tavsiyeler
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK