Japonya’da İlk Gün ; Havaalanından Eve Otostop ile Gitmek

PAYLAŞ

Japonya macerası başlıyor! O kadar heyecanlıyım ki ağzım kulaklarımda. Seyahatin tanımını yaparken benim için hep önce insan, doğa sonra kültür ve içsel yolculuk diyordum. Şimdi bu tanımlamarın hepsinin neredeyse en iyi şekilde olduğu bir ülkede, Japonya’dayım.

japonya yolculukHong Kong’dan 112 dolar’a aldığım uçak bileti ile akşam saatlerinde Tokyo’nun şehre en uzak havaalanına iniş yaptım. Burası Narita Airport. Uçaktan inerken kapıda duran Japon hostes kızla hafiften başlarımızı eğip selamlaşarak havaalanına ilk adım attım. ‘’Japonya’dayım ulan’’ diye sessiz çığlıklar atıyorum içimden. Heyecandan ağzım kulaklarımdan inmiyor. Yön levhalarını izleyerek pasaport kontrolünü buldum. Havaalanı oldukça bakımlı bir o kadarda sakin. İlk dikkatimi çeken şey ise ” Havaalanında yatak var ulan” dedirtti.

japonya havaalanlarıPasaport kontrolüne giderken yine her zamanki gibi tüm evraklarımı hazırladım.  ‘’Aslı olmayan dönüş bileti ve çakma otel rezervasyonu’’ Singapur’daki ban olayından sonra ne zaman pasaport kontrolüne gitsem bir heyecan basıyor. Pasaportumu verdim, parmak izi aldı birde profil fotoğrafı çekildim, hepsi 30 saniye içinde oldu bitti. Buyrun dedi. İşte o an sevinçten uçtum.  Kontrolden geçtikten sonra o anda birisi çıkıp yüzüme küfür etse bile teşekkür ederim derdim. O kadar mutluluk hormonu salgılıyorum. Neyse ilk işim havaalanındaki tuvalete gidip bakmak oldu, ne kadar otomatikler? gerçekten kendi kendi kendine kıç yıkıyorlar mı? Harbidende yıkıyorlarmış. Denemeden bırakırmıyım! 🙂

Hong Kong’da iken Couch Surfing üzerinden istek gönderdiğim Jun teklifimi kabul etmişti. Nasıl en ucuz şekilde evine ulaşacağımı sorduğumda Otobüs ardından Tren şeklinde tarif etmiş ki buda en az 50 Tl’ye maal oluyordu. Yanımda nakit para olsada ulaşım için o kadar para vermek istemedim. Otostopla gitmeyi deneyecektim hemde otostop çalışıyormu görmüş olacaktım. Her ne kadarda bunun zor olduğunu bilsemde.  Kiminle konuştuysam ‘’Hmm Japonya’da otostop çok zor ama bol şans’’ dediler. Ben denemeden bilemezdim.

Havaalanından çıktım, yürümeye başladım. Haritaya baktım yakınlarda bir ana yol gözüküyor. Uzun uzun yürüdüm, yoldan tek tük araba geçiyor onlarda durmuyordu. Yolda yürürken kadın bir kamyon şöförü gördüm, ilk başka denk gelmiştir felan diye düşünürken ard arda 3-4 kez kadın kamyon şöförü gördüm. Nasıl bir ülkeye geldim ben?

Bir süre sonra yolların birleştiği arabaların bolca geçtiği bir yere geldim. Burada arabalar geçiyor ama kimse durmuyor ve çok karanlık bir yer. Işıklara yürüdüğümde ise yanından geçtiğim arabalar biraz korkuyorlardı sanırım. Bu arada arabalar felan küçücük tatlı tatlı oyuncak gibiler. Bende öylece bekledim. O gün eve gidemezsen ne yaparım diye düşünüp yürüyordum ki…tam karşımda bir araba durdu.

Sevinçten koşa koşa yanına gittim. İçinde orta yaşlı japon bir abimiz.

Nereye gidiyorsun? diye sordu.

Tokyo merkez. Dedim.

Aa çok özür dilerim ben oraya gitmiyorum dedi, bende olsun gittiğin yere kadar bırak sonra bir çaresine bakarım dedim. Böylelikle arabasına bindim. Uzun uzun muhabbet ettik tanıştık. Otostop’da bir klasik vardır. ‘’Orada seni kimse almaz’’ onu bu abimizde söyledi.

japonyada otostop

Japonya’da ilk tanıştığım bu insan o kadar kibar ki ; adımı sorarken bile rica ederek soruyor. Yaşımı öğrenince oldukça şaşırdı. Açmısın diye sordu, çıkardı hemen kuruyemiş verdi. Yolda giderken nasıl yapalım, benim evim arkada kaldı ama seni bu şekilde bırakamam dedi. Bende en yakın otobüs durağına yada metroya bırakabileceğini söyledim. İstersen benim evimde kal bu gece dedi. Onun bunu demesi bile bu otostop yeterince anlamlı kıldı zaten. Teşekkür edip reddettim, arkadaşım beni bekliyor. Bu konuşmadan sonra bile epey yol gittik beraber. Bu arada gözüm sürekli dışarda. Sokaklar, yollar, evler çok ilginç geliyor. Sanki ilk defa yurtdışına çıkmış gibi hissediyorum. Halbuki Japonya 30. ülkem.

Merkez gibi bir yere geldik. Arabasını otoparka park etti, hadi gel dedi. Nereye gidiyoruz tam anlamadım ama takip ettim. Bir tren istasyonuna geldik. Nereye gideceğimi sordu, Kawasaki dedim, haritada gösterdi. Sonra dosyasından bir kağıt çıkardı treni nasıl değiştireceğimi, hangi istayonda ineceğimi, her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlattı.

japonya'nın yardım sever insanlarıBir dakika burada bekle dedi bir yere gitti, bir kaç dakika sonra elinde yiyecek ve su. Bunları yanına al trende yersin dedi. Gelde sevme bu insanları. Nasıl mutlu etti. Japonya oldukça ilginç bir ülke olacak sanırım. Bileti basıp tam metroya yürüken arkama baktım, hala orada bekliyor. Sanırım doğru yere gittiğime emin olmak istiyordu. Gözgöze gelince gülümdi hafiften eğildi. Merdivenleri çıkıp trene bindim, koltuklar bizim evin koltuklarından daha rahat.

japonya trenleriBir aktarma yapıp yaklaşık 40 dakika sonra gitmem gereken istasyona vardım. Vardığımda Jun istasyonda beni bekliyordu. Oda misafirlerini bekleMEye alışmış sanırım yanında kitapla gelmiş beklerken onu okumuş. Geç geldiğim için özür dilerim dedim, beraber evin yolunu tuttuk. Evi tatlı bir sokakta küçük bir studio dairesi. Jun sabah erkenden işe gideceği için hemen yattı. Bende uzun zaman sonra evde kalmanın verdiği mutlulukla uyuya kaldım.

Sabah uyandığımda ise önümde bir yemek vardı. Jun işe giderken benim için hazırlamış, güne güzel başlamak diye buna derim işte !

Japonya yemekleriJaponya’da beni neler bekliyor, kimlerle tanışacağım, bu kadar pahalı bir ülkede nasıl hayatta kalacam bende bilmiyorum. Tüm Japonya’yı otostop ile gezmeyi planlıyorum. Eğer merak ediyorsanız Facebook sayfamda ‘’Gönderileri başta gör’’ yaparak eksiksiz takip edebilisiniz.  Ayrıca instagram hesabımdan Japonya fotoğraflarını takip edebilirsiniz. Dünya turuma destek olmak isterseniz bu yazıma göz atabilirsiniz.

Yolda olmam için destek ol!

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere !

Bir önceki yazım olan İstiklâl Marşı Hong Kong'da yankılandı ! başlıklı makalemde dünya turu, emre durmuş ve hong kong hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleİstiklâl Marşı Hong Kong’da yankılandı !
Sonraki makaleVizesiz Ülkelere Giderken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

14 YORUMLAR

  1. Yazını okurken yüzümde hep bir tebessüm beliriyor Emrecim 🙂 Dönme dostum buralara.Senin ait olduğun yer o güzel insanların yanı.

  2. Canım cok sıkkın bu aralar dostum. Her konuda dert icindeyim lakin yazini okuyunca keyfim biraz duzeldi kendine cok dikkat et opuyorum seni esenkal… 😊

    • 🙂 Keyif vermesini bilmek güzel bir duygu benim içinde, umarım can sıkıntını çabuk atlatırsın. Tavsiye ; Film & Kitap iyi gelir.

  3. Hos geldin, Japonya maceran keyifli gecer umarim. Havaalaninda gordugun sey yatak degil aslinda, geleneksel yer dosemesi olan “Tatami” nin yerden yukseltilmis hali, yani oturmak icin yapilmis 🙂
    Bu aralar havalar cok sicak Japonya’da, guneste cok kalmamaya ve bol bol su tuketmeye dikkat et.

BİR CEVAP BIRAK