Singapur’da Yaşam | Yol Günlükleri

PAYLAŞ

Kurallar ülkesi/şehri düzen konusunda rakipleri Londra, Hong Kong, New York olan Asya’nın en gelişmiş şehirlerinden.
  
 Dev gibi gökdelenlerin olduğu, insanların mükemmel bir düzen ve saygı içerisinde yaşadığı en küçük ayrıntısına kadar herşeyin düşünüldüğü bir şehir burası. Her ne kadar metropol bir şehir rolü üstlensede sakin ve sessiz bir yer olması benim en sevdiğim şehirler arasında olmayı hak etti. 

Bali’den çıkıp Endonazya boyunca yaklaşık 1500 km otostop çektikten sonra başkent Jakarta’ya geldim. Aslında Singapur’a bot ile geçmeyi planlıyordum fakat Deniz yolu Hava yolundan fazla olunca 22,5 dolara uçak bileti aldım. 
Endonazyadan çıkarken sırf bir gün fazla kaldım diye ( overstay ) 25 dolar ceza ödemek zorunda kaldım ki bu para neredeyse tüm bütçemi sıfırlıyor. Ödememek için kırk takla açtım ama nafile 1 saat dil döksemde ödettirdiler, diğer türlü uçağa almayacaklardı. 

Atladım uçağa, Singapur’a geldim. Her zaman ki gibi havaalanından çıkıp ana yolu buldum ve otostop çekmeye başladım. Bir gün önce Couch Surfing üzerinden Vera ile konuşmuştuk beni ağırlayabileceğini söylemişti. Zaten küçücük şehir koşsam bitecek gibi duruyor neyse Adresi bulup evine gittim.sanki yıllardır tanışıyormuş gibi sarıldık Couchsurfing ruhu bu başka söze gerek yok.

-Çantanı bırak hadi gidiyoruz. Dedi

Nereye? Dedim. 

-Tango’ya al bu biralarıda ( dolaptan iki bira çıkardı ) yolda anlatırım.

Atladık arabaya Vera’nın yıllardır geldiği tango stüdyosuna. Fantastik bir ortam, herkes o kadar şık giyinmiş ki, ben daha bu sabah Endonazya’da hamakta uyandım akşamına aynı kıyafetlerle Singapur’da Tango yapan insanların arasındayım. Hayat ?

  

Tango’dan çıkıp eve gelince, uzundur ihtiyaç duyduğum rahatlığı buldum. Öyleki otostop, tırmanış yada kamptan sonra normal bir yatakta yatmanın keyfi bambaşka birşey, o zaman çok daha anlamlı oluyor. 

 

Sabah dinlenmiş bir şekilde kalktım, kendime kahve yaptım birde güzel bir müzik ile kahvaltı yapınca nasıl de-şarj olduğumu hissettim. Vera’ya diyorum ki, ben şimdi bu enerjiyle buradan koşarak Malezya’ya kadar giderim! Gülüyoruz..
Öğleye doğru çantamı topladım , Vera’ya sarıldım geçici bir süre ayrıldım evden. Daha önceden Facebook’tan Ulaş bana yazmıştı, “Emre Singapur’a geldiğinde bende kalabilirsin”

-Şöyle demli bir çay içersek neden olmasın 😉
 Adresi alıp evine gittim. Birde ne göreyim, benim için mütavazilik deyince akla gelecek insanlardan. Harika bir evi var iki yabancı ev arkadaşı ile yaşıyor. Hemen çay demledi, biraz oradan buradan konuştuk. Nasılda özlemişim türk çayını, muhabbetini.
Ulaş, Elektrik mühendisi burada 1 yıldır yaşıyor, daha geçenlerde Dünya Turuna çıkmaya karar vermiş ve işinden istifa etmiş. Bunu duyunca ben heyecanlandım, hemen başladık üzerine konuşmaya, ne biliyorsam anlattım uzun uzun konuştuk, harika bir macera bekliyor onu. Şimdiden yolu açık olsun.
Akşama Çin yeni yılı kutlaması için ünlü meydan Marina Bay Sand olduğu yere gittik, dev ışıklı binalar arasından geçip yeni yıl için düzenlenen meydana geldik. Şuanda Dünya Turunda olan Kerimcan Akduman’da ulaşta kalıyor bir süre sonra oda bize katıldı bu vesileyle onunlada tanışmış oldum. Havai Fişek gösterileri lazer showlar derken eve döndük. Aldık ulaşı aramıza sen şimdi dünya turuna çıkacaksın ya….

  

Ertesi gün evde pinekleyerek geçirdim dinlenmeyi özlemişim, akşam a doğru Vera ve arkadaşlarıyla buluşmak üzere evden çıktım, Yeni yıl kutlamaları bir hafta sürüyor, gittik yine Marina meydana şarkılar, havai fişekler,lazerler derken birde geleneksel olan altın yakalama anına denk geldik. “Tanrı”nın elinden kağıt parçacıkları halinde havaya altın püskürtüyorlar bunlardan havada ne kadar yakalarsan o yıl o kadar zengin oluyormuşsun. Ben şans eseri bir tane yakaladım 🙂

  
  

O akşam Vera’larda kaldım. Sabah yine blues müzik, kahve sakin bir kahvaltı yaptıktan sonra aldık bir şişe şarap atladık bisikletlere, neredeyse baştan başa pedalladık o gün Singapur’u, ardından Ulaş’da katıldı bize, bu iki güzel insan tanışsın istedim ikisinde birbirinden iyi neyse Marina Bay Sand manzarası eşliğinde şaraplarımızı içip gün bitti derken, Çin yıl başında geleneksel olan aile ile akşam yemeği yeme davetine nahil oldum. 

– Emre akşam yemeğe gelsene babam kardeşim ben Çin lokantasına gideceğiz

Eminmisin, bu aile ile olan özel bir yemek değil mi?

 – Evet ama babam’da kardeşimde çok rahat insanlardır, beraber gidelim.

– peki o zaman 🙂
 Yemek davetine hayır diyemiyorum. Hafif çakır keyif restorana kadar pedalladık. O gün hayatımda ilk defa Çin yemekleri yedim hemde Çubuklarla. Bu güzel deneyim için Vera’ya çok çok teşekkür ederim. 

  
Singapur’a geldiğimde bir gün kalırım sonra hemen kaçarım diyordum, ama burası nedendir ilginç bir şekilde beni bağladı bir türlü ayrılamadım. Bir akşam Vera arkadaşları, Ulaş ve yeni tanıştığım yine burada yaşayan Ece ile hep beraber Clarke Quay meydanına gittik. Dans akşamı! Çok da güzel dans ediyorlar, kıskanmadım değil. Biz ulaşla böyle baka kaldık, kıvırıp duruyoruz ama çok belli yani oranın adamı değiliz, bizde onlara bildiğimiz dansı, halayı öğrettik tüm bar’ı halay çekerek dönüp duruyoruz.

 

O gün Ecelerde kaldım, bana humus yapmış bildiğin humus ya, Nasıl da güzel olmuş. Dedim sen benim Hatay’lı olduğumu biliyormuydun? Memleket hasretimi bir nebzede olsun giderdim.
Malezya’da bir arkadaşım ameliyat olmuştu, o sürekli aklımda idi ama yanında birileri var diye rahattım şimdi durumuda biraz kötüleşince sabah kalkar kalkmaz çantamı bırakıp yola koyuldum. Ece sağolsun bana yollukta yaptı, Şimdi yanındayım biraz daha iyi bugün,iki gün burada kalıp tekrar Singapur’a dönecem. Dualarınızı bekliyor, çabuk iyileşip Türkiye’ye dönmesi dileğiyle…

   
     

Bir önceki yazım olan Dünyanın En Büyük Hindu Tapınağı Prambanan'a Nasıl Kaçak girdim? | Endonazya Yol Günlükleri başlıklı makalemde dünya turu, dünyanın en büyük hindu tapınağı ve endonazya gezilecek yerler hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleDünyayı Yürüyerek Gezen Meigo Mark, 14 ülke, 8000 km | Yol Günlükleri
Sonraki makaleBali Yol Günlükleri ( Video )
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

BİR CEVAP BIRAK