Varanasi, Hindistan’nın Kutsal Şehri ve Ölü Yakma Törenleri

PAYLAŞ

Varanasi, Hindistan’nın kutsal şehri. Hinduizm inancına göre Varanasi’nin koruyucu tanrısı Şiva Vishwanat’ın şehri de denilebilir. Öylesine kutsal bir şehir ki Hindularca burada ölmek insanı boyuttaki en son zirve olarak görülüyor. Aslında şehri kutsal yapan Ganj nehri. Himalayalardan doğan ve 2500 km sonra Varanasi üzerinden geçen bu nehirde yıkanmak Hinduizm inancına göre tüm günahlarından arınmak demek. Hindular, öldükten sonra nehrin kenarında yakılması ve vücutlarının her bir tanesinin tekrar doğaya karışması için küllerinin nehre bırakılması hayatlarındaki istedikleri son dilek. Varanasi, 2500 yıldır hac için gelinen ve dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir yer.

Varanasi gibi bir yerin atmosferini gezdiğim başka hiç bir yerde hissetmedim. Bildiğim tüm duygular adeta birbirine karıştı. Acı, hüzün, umut gibi daha çok matem havası içinde, sisler altında bir nehir hayal edin. Nehrin kenarlarında çok eski hindu evleri ve tapınaklar. Nehirde yüzen sandallar. Nehrin hemen karşı tarafında ise uçsuz bucaksız boşluk. Nehrin içinde yüzen/yıkanan ve dua eden turuncu çarşaflı insanlar. Etrafta dolaşan ve yakılmak için odun parası dilenen yaşlı Hindu amcalar. Hemen her yerde yanan ateş ve ateşin altındaki insan cesetleri…

Varanasi, Ganj nehri kenarında yanan bir beden. Yasak olmasına rağmen gizlice çektiğim bir fotoğraf.
Varanasi, Ganj nehri kenarında yanan bir beden. Yasak olmasına rağmen gizlice çektiğim bir fotoğraf.

Gece saat 3’e geliyordu Varanasi tren istasyonuna geldiğimde. Her zaman ki gibi tren istasyonunu ev yapmış insanlar yerlerde uyuyorlar, bütün köşe bucak kapılmış. Kafalarının altına koydukları bohçaları dışında altlarında başka bir şey yok. Onları ezmemek için üstlerinden atlayarak istasyonun dışına çıktım. Haritaya baktım nehre 12 km uzaklıktayım. Bu saatte otostop çekemem, yürümek içinde oldukça uzak bir mesafe. İki seçeneğim var ; ya istasyona dönüp sabahı bekleyecem yada bir tuktuk ile gidip gün doğumunu nehrin üzerinden izleyeceğim. Gözüme kestirdiğim bir tuktuk şöförü ile 50 rupiye anlaştım. Zor ikna ettim ama başardım. Yolda giderken gün batıma daha var, çay içer misin diye sordu. Tabi, olur dedim. Ara bir sokağa girdik önce sol sonra sağa tekrar sol yaptı. Her yer karanlık, hava serin, yollar çamurlu ve pislik içinde. Önünde sarı bir ışık yanan bir yere gelince durduk. Tüm tuktukcu abiler ve esnaflar gün başlamadan burada çaylarını içiyorlar. Bizim tuk tuk şöförü gitti iki tane çay aldı geldi. Bu çaylar bizim bildiğimizden biraz farklı sütlü ve bol şekerli. Kiremitten yapılma huni şeklinde küçücük bardaklarda veriyorlar. İçtikten sonra bardağı atıyorsun. Ben saklamak için çantama koydum. Tekrar yola koyulduk, 20 dakika sonra bir yere geldik. Ara bir sokaktı, bir motorun anca sığabileceği kadar küçük bir yer.

Tuk tuk şöförü ; Geldik. dedi. Burası mı? dedim. Evet burası. Dedi. Etrafıma baktım nehiri göremiyorum, emin misin? Dedim. Kafasını sağa sola sağa salladı, o ünlü kafa haraketini yaptı yani. Neyse dedim bundan sonrasını ben bulurum. Parasını verdim çay için teşekkür ettim. Ayrıldık.

Haritaya baktım, GPS nehrin hemen kenarında gösteriyor. Bir binanın arasından aşağıya inen merdivenler gördüm. Sanırım nehre gidiyordur dedim ve karanlık merdivenlerden inmeye başladım. Binanın içinden çıkar çıkmaz karşımda kocaman Ganj nehri beni selamladı. Güneş doğmak üzere etrafta kızıl-sarı bir ışık hakim. Arkama baktım, bina sandığım yer meğerse tapınakmış. Tapınağının hemen önünden yaklaşık 50 basamak daha merdiven nehre kadar iniyor. Sağ tarafımda turuncular içinde 25-30 tane çocuk yoga yapıyorlar hocalarıyla beraber. Telefonumu çıkardım, uzun uzun oturdum onları izledim, bir kaç tane de fotoğraf çektim. Arkama baktığım da ise güneş nehrin üzerinde yükselmeye başlamıştı.

Gün Doğarken, Varanasi
Gün Doğarken, Varanasi

Güneşin doğmasıyla beraber nehir kenarlarında yürümeye başladım. Nehrin bazı bölümlerinde insanlar günahlarından arınmak için banyo yapıyorlardı. Bu yıkandıkları bölüme Ghat diyorlar. Ghatlar nehre doğru inen merdivenlere deniyor aslında. Neden böyle olduklarını sorduğum da ise Ganj nehrinin yıl içerisinde yükselip alçaldığı için belli seviyeleri olması gerektiğini söylediler. Bu merdivenlerin yani Ghatların bazıların da ise ölü yakma törenleri yapılıyor. Benim olduğum yerde iki tane bunun için yer vardı. Bana yakın olana doğru yürümeye devam ettim. Nehir boylu boyunca Ghatlarda yıkanan insanlar, yoga ve meditasyon yapan insanlarla doluydu. Sağdan soldan inekler çıkıyor onlara ise kimse aldırmıyor. Bazı kısımlarda ise insanlar çamaşırlarını yıkıyor. Ne kadar garip bir değil mi? Bir nehir, hayatın tam merkezinde. Doğarken, yaşarken ve ölürken…

Varanasi, Hindistan
Varanasi, Kadın dua ediyor ve nehirde yıkanıyor

20 dakikalık bir yürüyüşten sonra tonlarca odunun üst üste yığılı olduğu bir yere geldim. Burada yerlerde uyuyan insanlar ve dilenen insanlar vardı. Bir kaç yaşlı amca gelip benden para istedi, olmadığını söyledim gittiler. Bu amcalar yakılmak için odun parası topluyorlarmış. Çünkü Ganj nehrinde yanmak her ne kadar kutsal bir olay olsada aslında zenginlerin yapabildiği bir şey. En az 300 kilo odun gerekiyor ve o özel odunun kilosu 3 dolar. Ayrıca bunun yıkanması ve diğer tören merasimleri de var. Doğal olarak inançlı ve fakir yaşlı amcalarda para toplayarak bunu yapmak istiyorlar.

Odunların hemen arkasında yükselen dumanları gördüm, yaklaştığımda ise bir ceset cayır cayır gözümün önünde yanıyordu. İlk başta tuhafıma gitsede atmosferin verdiği bir his ile alıştım ve izlemeye devam ettim. Elimde telefonu gören bazı adamlar gelip beni uyardı, fotoğraf çekmenin yasak olduğu söyledi. Cebime koydum, diğer Ghatları ziyaret etmeye devam ettim. Varanasi’de yakılmak ruhun tekrar dünyaya gelmesine engel olmak demekmiş. Kimi yerlerde nehrin üzerinde yüzen cesetler vardı. Onları neden öylece bıraktıklarını sorduğumda ise ölünce yanmaması gereken bir grup olduğunu öğrendim. Bebekler, hamileler, bazı din adamları, günahsız kabul edilenler, birde yılan ısırması, böcek sokması ile ölenler yakılmıyor. Onlar sarıp sarmalanıp öylece suya bırakılıyor.

Yanma merasimin yapıldığı yerden nehrin diğer tarafına doğru yürümeye başladım. Ganj nehri boylu boyunca tapınaklar, tanrılar ve kutsal saydıkları bir çok obje ile dolu. Bu kadar uzun süredir hac yapılan yere sanırım her gelen kendi tanrısını getirip bırakmış dedim. Yürümeye devam ederken 17-18 yaşlarında bir hintli çocukla tanıştım. Olan biteni birde ona anlattırdım. Sen inanıyor musun diye sorduğumda güldü. Nehri gösterdi, bu kadar pis suda yıkanıp temiz olmayı bekleyen insanlara inanıp inanmadığı mı soruyorsun, yoksa Hinduizm’e mi diye sordu. Sustum.

Hayatımda gittiğim en sıra dışı yer ; Hindistan, Varanasi

144 Tavsiye ile Hindistan Gezi Rehberi

 

 

 

Bir önceki yazım olan İran'da Ayine Katılmak başlıklı makalemde iran ayin, iran cami ve iran da ibadet hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleMalezya Gezi Rehberi ve Tavsiyeler
Sonraki makale985 Dolar ile Dünya Turu: 9 Ay, 20 Ülke, Yüzlerce Şehir
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

3 YORUMLAR

  1. Dünyanın en merak uyandırıcı anlarından biri. Sırf ölü yakma törenlerini yerinde izlemek için Hindistan planları yapıyorum. Umarım en kısa zamanda giderim bu egzotik ülkeye.

BİR CEVAP BIRAK