Peki Sen Nasıl Bir Hayat Yaşamak İstiyorsun?

PAYLAŞ

Dünya turuna çıktığım gün ile bugün arasında o kadar büyük farklılıklar var ki. Bu farklılıklar sadece benim geçirdiğim değişimler ve yada dönüşümler değil. Bu farklılık tüm hayatımı kapsayan, ilişkilerden düşünce yapısına, kararlardan, bir insana bir nesneye bakış açısına kadar olan dev bir farklılık. Yola çıkarken ben bu dönüşümleri yaşamak için yola çıkacağım demedim, zaten diyemezdim. Yolun bana bu denli büyük armağanlar vereceğini bilemezdim. Kimse bilemezdi ki, öyleki çevremde bu cesareti gösterebilmiş tek bir örnek yoktu, ne de okuduğum, gördüğüm başarı hikayelerinde. Okulu bırakma kararımdan, dünya turuna bir çok şeye rağmen devam etmeme kadar olan her şey.

Radikal kararlar alıp, hayatlarını tamamen değiştiren bir sürü insan var. Bu insanlar genele baktığımızda çok az sayıdalar. Ama varlar, yapıyorlar, yaşıyorlar. Bu örneklerin büyük çoğunluğu cesaret kökenli oluyor, hayalleri ise çoğunluğunun zengin olmak kimisinin ise iç huzuru yakalamak. Tedx gibi platformda konuşmacılar bundan 3 yıl önce nasıl sokakta yaşadığını bugün ise hangi arabasıyla işe gideceğinin kararını vermekte zorlandığı örnekleri anlatıyorlar. Bir diğeri yaptığı sosyal sorumluluk projesi ile kaç kişinin hayatını değiştirdiğini anlatıyor. İmrenmemek elde değil, gönülden tebrik ediyorum bir çoğunu. Tabi hayatlarını çok farklı yönlerde değiştiren insanlarda var onlara ayrıca değineceğim.

Bu hayaller benim de hayalimdi, yani zengin olmak. Lise yıllarında ve üniversitenin başlarında bu insanları izleyip nasıl düşündüklerini, nasıl yol aldıklarına bakardım.  Sonra oturur ben ne yapabilirim diye düşünürdüm. Çokça da fikir gelip geçerdi aklımdan. Daha sonra bu çetrefilli yolu katetmenin dışında, diğer kaybedeceklerim beni bunlardan vazgeçirdi.  Bunun en başında 20’li yaşlarımından vedakarlık yapmam gerekiyordu. Bunu göze almak istemedim, çünkü hayatım boyunca 20’li yaşlara bir daha gelemiyeceğimi biliyordum. Hele ki zengin olma hayali ile bunu feda etmek, kimine göre akıllıca olsada benim kalbim buna izin vermedi. Bence bu yolu izleyen ve inanan herkes zengin olabilir. 30 Yaşlarına geldiğinde de bunun ödülünü alır. Hayalin zengin olmak ise, ve inanırsan, harakete geçersen  bu bir gün olacaktır.

Ben bu hayalden vazgeçtikten  sonra sade bir yaşam, mutlu bir yaşam, güzel ilişkilerin kurduğum bir hayat kurmak istediğimi farkettim.  Belli bir süre bu gibi kavramlarla yaşadım, biçimlendirmeye çalıştım. Zaten hayatı yeni yeni anlıyorum, aile ilişkilerini, insan ilişkilerini, politikayı, ekonomiyi, din ve kültür yapılarını ve sanatı…bir süre boyunca bunların hepsine anlam bulmaya çalıştım.

İstanbul gibi bir şehirde olmak bir avantajdı benim için. Bir çok şeye daha kolay ulaşabiliyordum. En başta sevdiğim bir çok ünlü insan bu şehirde yaşıyordu. Her ne kadar tanışmamış olsakta, onların bu şehirde yaşıyor olmaları bir gün bir yerde çay içerken denk gelme ve muhabbet etme ihtimali bile bana yetiyordu. Onun dışında İstanbul dünyaya açılan bir şehirdi benim için. Eğer evrensel bir şeyler düşünmeye başlarsam ilk tohumlarını bu şehirde atabilecektim.

3 yıl dolu dolu yaşadım bu şehirde. Neredeyse girmediğim bir yer, denemediğim bir şey kalmadı. Tiyatrosundan, kurslarına,  spordan, iş hayatına, eğitimlere…  Sonra bir şeyler rahatsız etmeye başladı beni. Sonraları bu bir şeylerin yerini çok şeyler aldı. Hayat anlamsız gelemeye başladı. Aslında anlamsız olan hayat değil, benim içinde yaşadığım hayat anlamsız gelemeye başladı. Sahte ilişkiler, para hırsına bürünmüş arkadaşlar, sevmediği şeyleri yaparak hayatını mahveden insanlar, bizi yöneten insanlar, yaşadığı şehrin sadece egzoz dumanını yutan ve yaşayan insanlar, hiç uğruna ölen insanlar.  

Bir süre insanları izledim,  daha çok kendimi izledim. Robotlaşmış insanları, tekdüze yaşayan bizleri, aynı hedefe sahip insanları, içinde hiç bir sevgi kalmamış herşeye kin kusan insanları, sabah akşam politika konuşan siyaset yapan insanları, insan hayatının ne kadar değersiz olduğunu tokat gibi çarpan örneklerle içim acıyarak izledim..Bizzat içindeydim bu sistemin ve buna hizmet ediyordum…Nereye gidiyorduk biz? Ne olacaktı? ve Ben ne yapmak istiyordum? Nasıl bir hayat yaşamak istiyordum?

İşte olay tam olarakta bu noktada başlıyor. Şimdiye kadar anlattıklarımı yaşamış isen sonunda bu soruları sormuşsan, artık yüzleşme zamanın gelmiş demektir.  Bu soruyu defalarca kendine sor! Defalarca cevapla. Ben nasıl bir hayat yaşamak istiyorum? Her seferinde cevaplarının biraz biraz değiştiğini fark edeceksin.  Çünkü insan kendisine bile dürüst olmayı başaramıyor böyle hayatın içinde, bu zaman alıyor. Gerçekten kalbinle inandığın cevabı buluncaya kadar sor bu soruyu. Ben nasıl bir hayat yaşamak istiyorum? Bu soruyu sorarken unutma, hayatın provası olmaz bugün asla ve asla bir daha yaşanmayacak, yarın her zaman yaşanmamış bir gün olarak kalacak.  

Peki ben bu sorulardan sonra ne yaptım?

Ben bu sorulardan bir kaç şeye odaklandım. Tek düze bir hayat yaşamacaktım. Denemediğimi deneyecektim, öğrenmediğimi öğreneceğim, konuşmadığımı konuşacaktım, sevmediğimi sevecektim, yaşamadığımı yaşayacaktım…ancak Bunu ancak bir şekilde yapabilirdim! Dünya turuna çıkacaktım! Ancak ve ancak o zaman nasıl bir hayat istediğimi bulabilirim! 

Dünya turuna çıktım ve bugün bu yola çıkalı tam 429 gün oldu.  Kendi yolumu açtığım bu yolculukta en zoruda kendi yönümü belirlemek oldu. Zaten açılmış yollarda yürümek neye yarar ki?

Bilmem kaç tane ülke gezdim şu kadar şehir gördüğümden çok, başka şeyleri anlatmak istiyorum size. Bu yolda kendi yeteneklerimin farkına vardım, yapabileceklerimi, yapamayacalarımı, zaaflarımı gördüm. Birbir türlü yaşam formlarını gördüm. Dünyada İnsanların kendi hayatlarını nasıl şekillendirdiklerini izledim. Bununla beraber bende hayat boyu sıkılmadan yapabileceğim bir iş buldum. İyi bir fotoğraf sanatçısı olmak istiyorum. Kelimelerim yetersiz kaldığında ışıkla resim çizebilmek istiyorum, an’ları kaydetmek ve ölümsüzleştirmek istiyorum. Dünyanın en güzel ve özel yerlerini fotoğraflamak istiyorum. İnsan fotoğraflamak istiyorum. Kısacası sanat yapmak istiyorum, üretmek istiyorum, yaratıcı olmak istiyorum.

Yol Günlükleri, Shirakawa go
Yol Günlükleri, Shirakawa go

Yolun çok daha başındayım ama en azından gitmek istediğim yeri biliyorum. Bununla beraber seyahat etmek istiyorum, Ve biliyorum ki eğer işimi iyi yaparsam iyi parada kazanabileceğim, eğer bir gün istersem aile kurabilir, sevdiğim bir ülkenin güzel bir yerinde hayatıma devam edebilirim. En azından hayat boyu sevdiğim şeyi yapıyor olacağım. Kısacası zengin olmak hayali yerine, sevdiğim işi yapmayı ve zengin olacaksamda bu işten zengin olmayı seçtim. Çünkü olmazsam eğer kaybedecek bir şeyim yok. Ne gençliğimden vazgeçiyorum ne de başka hayallerimden..Tüm bunların sonucu olarak bir şeyin farkına vardım, insan en önce iç huzuru yakalamalı…Peki bu nasıl mümkün olacak? Madem buraya kadar okudun, birazda senden devam edelim..

Peki Sen Nasıl Bir Hayat Yaşamak İstiyorsun?

Sana işini gücünü bırak her şeye rest çek dünya turuna çık demiyorum, keşke çıkabilsen ve dünyanın sana verdiği güzellikleri görebilsen ama eminim bunun için onlarca bahanen vardır. Ya paran yoktur, yada zamanın. Ama yinede hayatını değiştirmeye bugün başlayabilirsin. Bunu yapmak öyle görüldüğü gibi zor değil, önce iç huzuru yakalamasın.

-Mesela daha çok kitap okuyarak başlayabilirsin. Bu senin seninle daha çok vakit geçirmeni sağlayacak. Bugün kendine hediye olarak güzel bir kitap al, okula işe giderken, gece yatmadan önce onu okumaya başla. Okumak seni meraklı bir insan yapar. Daha çok merak ettikçe daha çok okur, daha çok seyahat edersin. Hayatta bir şeyler en azından bir şeyler anlam kazanmaya başlar.

-Sonra güzel müzikler dinle, bu senin ruhunu besleyecektir. Bol bol Klasik müzik dinle, sözsüz müzikler senin notalara odaklanmanı sağlayacak. Hayatın ritminde o notaları sezmeye başlayacaksın.

-İnsanlar konuşurken dinle onları, gerçekten dinle yargılamadan yorum yapmadan. Öğrenmek üzere dinle onları.

-Daha az insanla iletişim kur, sohbetlerinde siyasetten, gıybetten, dedikodudan çok öğretici şeyler olmasına odaklan, gitmek istediğin bir ülke hakkında sohbet et, yada bugün okuduğun kitaptan öğrendiğin küçük bir bilgiyi paylaş arkadaşınla, ailenle. Ya da ne bileyim bugün yıldızlar çok güzel de.  İşte o zaman yıldızlara bakmayalı ne kadar uzun zaman olduğunu fark edeceksin.

-Birşeyleri sevebilmek için anlamak zorunda olduğunu hissetme, anlamak zorunda değilsin. Ne insanları, nede nesneleri. En azından nefret duygusunu unut. Bu en çok sana zarar verecektir çünkü. Sadece sevmeyi öğren, karşılıksız sevmeyi. Bu senin çevrede öyle güzel bir enerji yaratacak ki, insanlarla olan iletişiminde farklılar olduğunu göreceksin. Bir şeyi sevmek insana güzel enerjiler yükler ve çevresindeki insanlar da bunu hisseder. Çünkü bu dünyada fani olan tek şey sevgidir.

-Hayatın anlamı hayatı anlamak değildir. Öyle büyük felsefi düşüncelere girme, eğer iç huzuru yakalamadan bunu düşünmeye başlarsan bu seni depresyona sürükler. Çünkü hayatın anlamını kaybetmiş insan kendini başka şeylere bağımlı bulur. İnternete, alkole, sekse, tembelliğe yada kendine zarar veren herhangi bir şeye.

Tüm bunları yaptığında iç huzuru yavaş yavaş yakaladığını hissedeceksin. İşte o zaman hayatın için daha sağlıklı kararlar alabilirsin, çevreni ve yaşadığın hayatı değiştirebilirsin. Dünya turuna çıkmak mı? pehh senin için çocuk oyuncağı artık. Olduda bir gün çıkacak oldun, aklına bir şey takılırsa ben ne güne duruyorum, yaz bana elimden gelen tüm desteği sağlayacağıma söz veriyorum.

Sevgiyle kal!

Bir önceki yazım olan Japonya'da İnsanın İnsana Duyduğu Saygı başlıklı makalemde japon kültürü, japon saygısı ve japonlar hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleUrb Advisor Nedir? Neden Kullanmalıyız?
Sonraki makaleJaponya’da İnsanın İnsana Duyduğu Saygı
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

4 YORUMLAR

  1. İçerik harika, fakat imla hataları beni gerçekten oldukça fazla rahatsız etti. Kendi dilimizi bile okuyup yazarken bunca basit hatayı yapabilmek de, bizim şahane eğitim sistemimizin bir getirisi olsa gerek! Tekrarlamadan edemeyeceğim; içerik harika 🙂

  2. ”Dünya turuna çıkmak mı? pehh senin için çocuk oyuncağı artık. Olduda bir gün çıkacak oldun, aklına bir şey takılırsa ben ne güne duruyorum, yaz bana elimden gelen tüm desteği sağlayacağıma söz veriyorum.” abi bu sözünden sonra ve seni örnek alarak çıkmayı düşündüğüm yolculukta yardımına ihtiyaç duyacağım

    • Ya sen nesin böyle arkadaş 😀 2 aralık 2016 da tekdüze hayattan vazgeçip yeni yerler görmek ve yeni şeyler öğrenmek için Malezya dan seyehatimize başlıyoruz. Bu karar da senin payın çok büyük. Umarım yol bizi karşılaştırır. Umarım herşey gönlünce olur.

BİR CEVAP BIRAK