Sri Lanka’da Bir Yogi Hikayesi


Sri Lanka’ya geleli 15 gün olmuş güney kısmındaki önemli yerleri gezmiştik. Şimdi ise Başkent Kandy’deyiz. Son bir yer daha var görmek istediğimiz. Sigirya kayası. Yani şu meşhur kaya. Şehrin dışında olan bu yere otostop çekerek oraya gitmeye karar verdik. Sigirya kayasına geldiğimizde öğrendik ki giriş 30 dolar. Yuh be 30 dolara müzemi olur !

Sri Lanka Yogi
Sri Lanka Yogi

Burası orman değil mi kardeşim, her yerini kapatacak değiller ya. Ormandan gireriz bizde. Giriş kapısı ile Çıkış kapısının arasındaki ormana daldık. Bir baktık içerdeyiz. Yani kaçak girdik. 3-5 saat Efsaneye yapıyı gezdikten sonra yağmurda bastırınca dönemeye karar verdik. Buradan sonraki planımızda bir an önce Colomboya gidip oradan Hindistana’a geçmek. Bir cafede sıcak çaylarımızı içip yola çıktık ve otostop çekmeye başladık.

Çok geçmeden bir kamyon aldı. Biz güle oynaya şarkı söyleye söyleye yola devam ediyoruz. Bir ara çat pat ingilizcesi olan kamyoncu abiye sorduk.

– Abi nereye gidiyosun?
”Trincomalee”

Haritaya baktık, bu şehir ta ülkenin kuzeyinde olan bir yer. Biz az ilerde ki filleri görüp, Colomboya gitmeyi planlıyorduk halbuki. Birbirimize baktık, bir yola baktık, bir kamyona baktık sonra bir daha birbirimize baktık. Gidelim ulen !

Tricomalee’ye geldiğimizde akşam olmuştu. Hiç bilmediğimiz bir yer, sahile doğru yürüyoruz şehrin içinde. Şehirde de in cin top oynuyor kimsecikler yok. Arkadan bir tuktuk geldi ;

– Nereye gidiyorsunuz? Otel? Kız? TukTuk

Yok, sağol demeye kalmadan. Çattt !!

Arkadan başka bir tuktuk geldi, öndekine vurdu. Bizde merak ettik işte şimdi kavga yapacaklar, izleyelim biraz güleriz. Önceki adam indi tuktuktan arkadaki tuktuğa saydırıyor bağırıyor çağrıyor, öfkenleniyor. Arkadaki adam ise hiç oralı bile olmadan çok cool bir şekilde dinliyor onu, karanlıkta sadece yüzü gözüküyor. Adamın bağırması bitip tuttuğa girince, arkadaki adam dışarı çıktı. İnanılmaz bir tipi var, şaşırdık doğrusu. Rastalı saçlar, uzun sakal, yaşlı bir yüz.

-Merhaba çocuklar nereye gidiyorsunuz böyle?
”Buralardayız, geceyi geçirmek için çadır kuracak yer bakacağız”
-Yalnız ülkenin kuzeyi musonda şimdi her yer su altında. Çadır kuramazsınız hiç bir yere.
”Buluruz bir yer, artık yapacak bir şey yok”

Benimde çantamın üstündeki küçük speakerda bob marler çalıyor.

– Bob marley, bende severim. İsterseniz gelin benim evinin önüne çadır kurun.

Biz birbirimize baktık, şimdiye kadar hangi tuktukcuya güvendiysek hep kötü çıktı. Genelde paracı oluyor tuktutk camiyası. Bizde doğal olarak teklifi reddettik, bizden de para ister zaten paramız yok. Sonra adam anlamış heralde bizim onu düşündüğümüzü.

-Para vermenize gerek yok çocuklar, merak etmeyin size yardımcı olmak istiyorum.

Öyle diyince biz birbirimize baktık. Yine bir macera bizi çekiyor, hadi gidelim bakalım ne olacak !

Atladık tuktuğa karanlık yollardan gidiyoruz, evi şehrin 15 km dışındaymış. Epey yol gittikten sonra bakkal gibi bir yerin önüne geldik. Siz Türkler çay seversiniz dedi ve gitti çay aldı. Sonradan öğrendik ki o aldığı çay gün boyunca kazandığı tüm parasıymış.

Bir yere gelince durduk, karanlık bir bahçe. Burası benim evim dedi ama etrafta hiç bir şey göremiyoruz. Sonra bir tarlanın içine daldık çamura bata çıka epey yürüdük karanlıkta. İçimizden dua ediyoruz, ölmesek bari. Çünkü geldiğimiz yerler inanılmaz ürpertici. Çok geçmeden 4 duvarla çevrili ev gibi bir yere geldik.

Bazı anlar vardır ya sırf o an için yaşadığınız tüm kötü geçmişi affedersiniz, bir şeylere inancınız tekrardan yeşillenir, unutamazsınız ömür boyu. Sri Lankanın son günlerinde Yogi ile yaşadığımız deneyim tam anlamıyla böyleydi.

Evinde hiç bir eşyası yoktu ama çok zengin bir düşünce yapısı, kültür birikimi, sevgi dolu bir kalbi vardı. Evinin salonunda hinduizme ait bir kaç eşya, tütsüler yanan mumlar bir kaç yoga kitabı vardı. Yerde büyük hasır, kenarda atılı şekilde duran dalgıç kıyafetleri. Diğer odalar boştu, bir odada kendi yatağı ve pembe sineklik vardı. Elektrik ve su yoktu, dışarda küçük bir çeşme tuvalet ise yine evin yan tarafında bir yerdi.

Sri Lanka Yogi
Sri Lanka Yogi

Gaz lambasını yakıp gece boyu sohbet ettik hep beraber, sosyal bir proje yapmak istediğinden onu hayata geçirmek için bizi davet ediyordu. Arada elinde ki değerli taşları gösterip bunu denize dalıp bulmuştum, satarsam eğer kredisi olan tuttuğu ödeyebilirim diyordu. O saatten sonra samimiyetine tamamen inanmıştım, aslında insanlara güvenme konusunda sorunum yok ama bunu bize yapan Sri Lankalı bir tuktuk şöförü olunca acaba diyerek gelmiştik eve.

Sri Lanka Yogi
Sri Lanka Yogi

Sabah olunca zor da olsa bir ateş yaktı evin mutfağında bize çay yaptı, oturduk boş bir odaya çay içip dinlerden konuştuk. Sonra hadi biraz yoga yapalım diye bizi salona davet etti, 2 saat boyunca yoga yaptık ardından uzun uzun meditasyon. Öğleden sonra saat 4 e geliyordu, hadi biraz gezelim diye atladık tuktuğa bizi sri lankada gördüğüm en güzel yerlere götürdü. Gerçekten doğu tarafının daha güzel ve el değmemiş olması hepimizi büyüledi. Yerel halkın olduğu yerlere götürdü 10 rp çay içip 50 rp karnımızı doyurduk Colombo’da 200 rp ye çay içemiyorduk.

Sri Lanka Yogi
Sri Lanka Yogi

Akşam olunca biz artık gidelim dedik, üzüldü. Otobüs durağına bıraktı dün için yemek yediğimiz restorana borcumuzu ödemek için para çıkardım, birde tuktuğun benzini bitmeye yakındı birazda fazla koyup uzattım. Biz kabul etmez, mırın kırın yapar gibi düşüncelerdeyken paraya bile bakmadan cebine koydu. Onun bu haraketi, hepimizi duygulandırdı. Bu durumda bir insan nasıl olurdu paranın yüzüne bile bakmaz diye düşünürken, cebimde kalan son 500 rp yi arkasından koşup eline verdim. Onun işine bizden daha çok yarayacağını kesindi.

sri lanka yogi
sri lanka yogi

Cebimizde hiç paramız kalmamıştı, arkadaşlardanda isteyip limitimizi kullandık, ve iki gün sonraya aldığımız Hindistana uçak biletimiz vardı. Olduğumuz yerden 250 km uzağa, gitmemiz gerekiyordu ama bunu cebimizdeki son parayı verirken düşünmedik bile. Bir şekilde gideceğimizi biliyorduk hepimiz. Gerçekten de öyle oldu, otobüs şöförüne rica ettik bir kaç saat sonra inandılar bize ve aldılar otobüse. Bir şekilde Colomboya tekrar geldik. Yol boyunca hiç birimiz konuşmadık, sadece o adamı, Yogi’yi düşünüyorduk.

Emre Durmuş
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sri Lanka’da Bir Yogi Hikayesi

GİRİŞ

Giriş Yap

Hesabım
sign up

Paralonı Sıfırla

Önceki sayfaya dön
GİRİŞ

sign up

Bize Katıl

Önceki sayfaya dön
GİRİŞ