Öğrenmek İstiyorsan Seyahat Etmelisin! – Dünya Turunda 1. Yıl

PAYLAŞ
Sri Lanka, Tren
Sri Lanka, Tren

17 ağustos 2015’te Dünya turuna çıkarken bildiğim tek bir şey vardı. Hayal edemediğim/edemeyeceğim deneyimleri yaşayacak olmak. Bu bilinmezlik heyecanı yetiyor artıyordu bile. Bugün; ise bu yola çıkalı tam bir yıl oldu. Şimdiye kadar 30 ülkede bulundum, onlarca şehir gezdim, yüzlerce insanla tanıştım. Şimdi ise Japonya’nın Tokyo şehrindeyim.

Dünya Turuna Başlarken

ilk Fas’ta develerle çölü geçip hiçliğin tam ortasında kamp yaptık. Yol arkadaşımla beraber dünyanın dilinden düşmeyen Avrupa ülkelerini trenle geçip en kuzeyine Norveç’e kadar çıkıp Pull Pitrock’a tırmandık. Tren biletinin süresi bitince Romanya’dan Türkiye’ye otostopla geldik. Neredeyse hiç durmadan otostopla Anadolu topraklarından geçerek İran’a geldik. 1 ay boyunca kuzeyinden güneyine İran’ı otostopla gezdik. Ardından hayatımda ziyaret ettiğim ilk tropikal ülke; Sri Lanka‘da başka dünyaları tanımaya başladım. Yola çıktığımdan beri beklediğim içselleşme duygusu bu ülkede geldi. Yağmur yağarken çıplak ayakla yollarda koşup bir çocuk gibi eğlendiğimi ilk burada hissettim.

Düşünmeye başladım…

Daha sonra dünya içinde başka bir dünyanın varlığını öğrendiğim ülkeye, Hindistan’a geçtik. Hindistan’da yol arkadaşımdan ayrıldım, her şey altüst oldu. Altı üstünden iyiymiş onu gördüm… 45 gün boyunca Hindistan’ı trenle gezdim, otostop çektim, Hindistan’ın ücra köşelerindeki köylerde insanların evinde kaldım. Fakirlik, Ölüm, Yaşam, İnanç kavramlarının hepsi bu ülkede yüzüne bir tokat gibi çarptı. Daha çok öğrenmek istedim, daha derine gitmek. Kendimle yüzleşmek, sınamak istedim…

Türkiye’yi otostopla gezerken tanıştığım yaşlı insanlara hep aynı soruyu soruyordum. Sence hayatın anlamı nedir? Şuanda hayatınla ile duyduğun bir pişmanlık var mı?

Cevapların çoğu benzerdi. Genellikle yaptıkları şeylerden değil, yapamadıkları şeylerden pişman olmuşlardı. Hayal ettikleri ama olmayacağını düşündüğü şeyler için, almadıkları risklerdi bunlar.

Tüm bunlarla beraber Hindistan’da yaşamımı tamamen değiştireceğim o büyük kararla yüzleştim. Kaba taslak bir hayat planı yaparak, kendi hayat hikayemi yazacaktım. Uzun süreli bu planın üç adımı şu şekilde isimlendirdim.

”Öğrenmek, Keşfetmek, Üretmek”

Dünya turu bu planın ilk adımı idi.  Öğrenebildiğim kadar öğrenecektim, deneyimleyebildiğim her şeyi deneyimlecektim. Hata yapmaktan korkmadan riskler alacaktım. Bunları yaparken tek bir soruyu sürekli soracaktım kendime ; Hayatımın sonuna geldiğimde gerçekten ”yaşadım” diyebilecek miyim?

Hindistan’dan sonra, geri dönmek yerine Dünya Turuna tek devam etmeye karar verdim. Kendimce bir plan yaptım. Gerçek anlamda param yoktu, ama tek başıma sokakta yatmayı, otostop çekmeyi, gerektiğinde çalışıp yemek yiyecek kadar para kazanmayı göze aldım. Kolay olmayacaktı, ama hayat planındaki birinci adım olan öğrenme sürecini en iyi bu şekilde yaşayacağımı biliyordum. Ailem ve dostlarım tam destek oldular ve bana inandılar. Endonezya’ya ile turuma devam ettim. 30 gün boyunca Endonezyayı gezdim, ardından Singapur, Malezya, Tayland ve Kamboçya’ya aylarca devam etti rotam. Hong Kong gibi çok pahalı bir ülkede 20 günden fazla çok az parayla hayatta kalabildim. Şimdi ise Japonya’dayım ve tüm Japonya’yı otostop çekerek gezmeyi planlıyorum.

Dünya turum boyunca binlerce kilometre otostop çektim. Fas, Romanya, İran, Sri Lanka, Hindistan, Endonezya, Malezya, Tayland, Kamboçya gibi ülkelerinin tamamını otostop ile gezdim. Trene kaçak binerek seyahat ettiğim ülkeler de oldu.

-Dünya turum boyunca şu ana kadar 3 kere soyuldum, eşyalarımı çaldırdım. 2 Defa telefonum, 1 defa biriktirdiğim param gitti.

– Dünya turum boyunca genel 5 Farklı şekilde para kazandım. Bunlardan ilki Hindistan Goa’a parti broşürü dağıtmaktı. Sonra plajlarda insanların fotoğraflarını çekerek para kazandım. Tayland’da 1 ay bir hostelde gönüllü çalıştım. Bu sırada azda olsa para kazandım. Bali’de sokak gösterisi yaparak para kazandım. Gezi blogu yazaya başlamam ile birlikte en azından yemek yiyecek kadar bir gelir elde etmeye başladım. Aynı zamanda günü birlik türlü türlü işler yaptım.

-Dünya turum boyunca harcağım bütçeyi ülke ülke bu yazımda Kamboçya’ya kadar olan kısmını yazmıştım. Daha sonrası da aynen bu ortalama harcama dengesiyle devam etti.

-Gittiğim ülkelerin hemen hemen hepsinde Couchsurfing aracılığı ile insanların evinde ücretsiz kaldım. Birilerini bulamadığım yerlerde ise sokakta, parklarda, restoran bahçelerinde, ATM kabinlerinin içinde uyudum. Bazı şehirlerde en yakın ormana gidip hamakta yattım. Bazen duş almak için hostellerin ortak alanlarını kullandım. Çok zorlandığımı hissettim zamanlarda hostellerde kaçak olarak kaldığımda oldu.

– 4 kez zorlandığım hastalık geçirdim. Bunların ilki Fransa‘da oldu, aynı anda üşüttüm ve boğazım intihaplandı. Ambulans ile acile gittim. Diğer iki tanesi ise Hindistan’da oldu. Mide rahatsızlığı ve gıda zehirlenmesi yaşadım. Dünya turuna çıkmadan önce diş sinir tedavisi olurken yarım bıraktım için beni geceleri uyutmayan diş ağrıları hiç peşimi bırakmadı. Kamboçya’da mantar oldum ve bir türlü geçmedi. Sırt çantası ile uzun uzun yürümekten bel ağrısı rahatsızlıkları yaşadım. Çoğunu bir şekilde atlattım. Şimdi ise yavaş yavaş vertigo başladı. Tüm bunlar hiç bir zaman pes etme düşüncesi getirmedi. Çünkü bunlarla beraber mükemmel anlar da yaşıyordum. Mesela Hindistan’nın Hampi şehrinde yatakta hastalıktan kıvranırken sabah bir şekilde kalkıp, 600 merdiven tırmandıktan sonra Tapınağın üstünden izlediğim gün doğumu tüm hastalığımı aldı götürdü. Dünyadaki yüzbin şehrin her birinde güneş benzersiz şekilde batıyor/doğuyor. Sadece bir defa buna şahit olmak için bile seyahat etmeye değer.

– Piskolojimin alt üst olduğu zamanlar oldu. Çıkmaza girdiğimi düşündüğüm, hayat konusunda gerçekten istediğim şeyi ararken kaybolduğumu hissettim zamanlar da oldu. Kendimi tekrar bulduğumda, doğru yolda olduğumu anlamam çok zaman almadı. Bu konuda manevi destek olan dostlarımın yeri bende çok ayrı. Onun dışında hiç bir zaman aç kaldığım için, dışarda yattığım için, otostop çektiğim için zorlanmadım. Bunları yapmak bana zevk dahi veriyordu, çok şey öğreniyordum çok şey bilmediğimi öğrendiğim gibi. Bazen bir şeyleri başarabiliyor olmanın verdiği haz, bir künefeden daha lezzetli olabiliyor.

– Çok kilo verdim, zayıfladım. Koh Rong Türk Adasında tekrar kilo aldım. Sonra vermem çok uzun sürmedi.

– Endonezya’da Aktif bir volkana tırmandım. Hayatımın en özel anlarındandı.

-Hindistan’da ölü yakma törenlerini gördüm. Varanasi’de suda yüzen cesetlere şahit oldum.

-Hangi din olursa olsun, en çok sevebilen insanın en iyi ibadet eden insan olduğunu gördüm.

-Tayland’da büyüleci su altı dünyasıyla tanıştım.

Koh Rong, Kamboçya‘da Türklerin inanılmaz hayat hikayelerini dinledim.

Singapur’a ikinci girişimde ban yedim.

-Yolda bir yaşıma daha girdim, 23 yaşına bastım.

-Fas’ta Çölün ortasında kamp yaparken yıldızlara dokunabileceğimi hissettim.

-Otostop çekerken İngilizce bilmeyen insanlarla anlaşmak beden dilimi geliştirdi.

-Hiç bir zaman bir ülkeyi gezmek için acele etmedim. Ne kadar vize verdilerse o kadar kaldım. Kimisinde vize süremi uzattım. Yorulduğumda hiçbir şey yapmadan, gezmeden insanların evinde kaldığım zamanlarda oldu.

-Hiç para harcamadan geçen çok günlerim oldu.

-Dünya’da hala iyi insanların var olduğunu kanıtladığım bir sosyal deney yaptım. Tayland, Phi phi adası

-İran’da, Endonezya’da, Melezya’da otostop çektiğim insanlar beni evlerinde ağırladılar.

-Aile ve arkadaşlarımın dışında en çok özlediğim şey Türk yemekleri.

-Hindistan’dan sonra karakterimde ve günlük hayatımda bazı değişiklik yapmaya karar verdim. Beyaz dahi olsa asla yalan söylemeyecektim. Benim olmayan hiç bir şeye zor durumda dahi kalsam dahi el uzatmayacaktım. Bu kararı almaktan önce birkaç örneği olsa da, sonra bir daha yapmadım!

-Tüm gezim boyunca oturup ayrıntılı plan yapmadım. Tamamen özgür olmak istiyordum. Bu yüzden sadece gideceğim ülkeleri planladım. Geri kalan her şey, ya spontane gelişti ya da o  ülkeye vardıktan sonra öğrendim/yaptım/deneyimledim.

-Dünya turum boyunca iki defa Onedio bir defa Hürriyet’te haberim yapıldı. Onun dışında kim tarafından yapıldığını bilmediğim bir şekilde yol günlükleri adına sayfalar açıp yalanlar ve anlamsız suçlamalar yapıldı, iftiralar atıldı. 

-Gittiğim ülkelerin hepsinde (Tac Mahal hariç) bir şekilde müzelere girip hiç para vermedim.

Dünyayı yürüyerek gezen birkaç insanla yollarımız kesişti.

-Dünya’nın bir ömür dahi gezilerek bitmeyecek bir yer olduğunu anladım.

Yaşadığım anların bir kısmını kendim için saklıyorum ve hiç paylaşmadım. (Hayatımın üretme aşaması geldiğinde paylaşabileceğim şeyler)

-Dünya turum devam ederken bir süre sonra beni anlamaya ve tanımaya başlayan  takipçilerim kimi zaman yemek yiyebilecek kadar destek oldu. Maddi manevi dünya turum için destek veren herkese teşekkürü borç bilirim. Başka bir yazımda özel olarak tek tek ayrıca yazmak istiyorum. Ama bu yazımda özellikle belirtmek istiyorum ki ; Ailem, Yani annem ve babamın desteğini hayatım boyunca unutmayacağım. En zor anlarımda onların iyi niyeti, duaları ve güveni bir çok şeye bedel. Ben yola çıkmadan hiç düşünmeden elindekini varını yoğunu veren dostlarım (Said Safa Bekçi ve Sari Akar) benim için çok özel yerdeler. Yola çıkmadan destek olan ve dünya turum boyunca maddi manevi desteğini esirgemeyen keşfetsene.com’un yazarı Taflan Abiye çok teşekkür ederim. Yolda çalışarak bilgisayar almak için biriktirdim param soyulduktan sonra hiç tereddüt etmeden aynı parayı gönderen ve bilgisayar edinmemi sağlayan, aynı zamanda bu blogu geliştirmem ve yazmam için beni teşvik eden, hiç usanmadan sorularımı cevaplayan yoldaolmak.com’un yazarı Kemal abiye çok teşekkür ederim. Telefonum çalındınlıktan sonra yeni telefon alabilmem için diğer arkadaşlarımla beraber desteğini esirgemeyen gezitozu.com’un blog yazı Burcu ablaya çok teşekkür ederim. Ne zaman oram buram ağrısa anında çözüm bulan Doktorum Murat abiye teşekkür ederim. Ayrıca her konuda başından bugüne kadar maddi manevi desteğini esirgemeyen dostlarım Onur Yağız, Ali Tekin, Arkın Güner, Fatih Erdoğan, İsmail İşler, Burhan Şevik, Nihal Birden, İbrahim Kızılırmak, Mustafa Konca, Kerem Oflu eksik olmayın. Teşekkür ederim. Burada yazacağım onlarca isim var, dediğim gibi ayrıca başka bir yazımda tek tek yazmak istiyorum. 

Şimdi gelelim Porsche Video‘suna, Porsche Gerçekten Bir Otostopçuya Sponsor Olur mu?

Porsche bir otostopçuya sponsor olmaz arkadaşlar. Heleki benim gibi düşüncelerle yolda olan birine bunun olması imkansız. Sizce olması tüm büyüyü bozmaz mıydı? Ben bu yola bunları yaşamak için çıktım, altıma son model araba ile gezerek hangi birini yaşayabilirdim?
Bunu paylaşmamla beraber neredeyse herkes o kadar çok sevindi ki, bu sanki çok olağan bir şeymiş gibi karşılandı. Buna şaşırdım doğrusu. Mutluluğumla sevinmeniz, üzüntümle üzülmeniz öyle duygulandırdıki uzun süre kendime gelemedim. Bunun için bir bir hepimize teşekkür ederim.

Düşünsenize Porsche gerçekten bana sponsor olsa ne olacaktı? Ben bu yola öğrenmek, keşfetmek için çıktım. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak, onların hayatılarına dokunmak istedim. Çocukla çocuk, çiftçi ile çiftçi, evsiz ile evsiz olmak istedim. Otostop çekmek, insanların evinde kalmak, parasız kaldığımda çalışmak istedim. Parasız bir sürü şey yapılabileceğini gördüm. İşte bu deneyimler bana çok şey öğretti/öğretecekti. Yoksa arabayla yanında geçip gittiğim bir köyü nasıl hissedebilirdim? Sizinle paylaşabilirdim?

Bilerek en uçuk markayı Porsche’u seçmeme rağmen buna gönülden inanan, destek veren oldu. Videoyu Porsche’un çektiği bir reklam olduğunu sanan bile oldu. Yüzlerce mesaj aldım, kimisi tebrik ediyor kimisi yalakalık yapıyordu. Ama önemli değildi, benim videoyu paylaşmamın amacı dikkatinizi bu yazıya çekebilmekti..

Ben hayal ettiğim şeyin daha fazlasını başardım. Onlarca ülkeyi çok az bütçeyle gezebildim. Bunun için hiç kimseden destek beklemedim, sponsor aramadım. Yukarıda söylediğim gibi ailem, dostlarım ve takipçilerim bazı zamanlarda destek oldular. Ama genel olarak bu benim sınavımdı. Kendi başıma neler yapabileceğimi göreceğim bir sınamaydı. Tüm içtenliğimde ‘tamamım’ diyebiliyorum. Bunu sende yapabilirsin! Benim için öğrenme tabiki hayat boyu devam edecek, ama bundan sonra ikinci adıma Keşfetme süreci adlandırdığım adım için başka bir şekilde hayatıma yön vereceğim. Düşük bütçeli gezginden ziyade bir keşif gezgini olmayı istiyorum. Çok güzel hayallerim var. Sponsor aramaya bu aşamada başlacağım, ama henüz değil bu yol daha bitmedi.

Şimdi sıra sende! Ne Porsche’un ne de başka bir şirketin sana gezmen için sponsor olmasına gerek yok. Bunu sende başarabilirsin! demek için tüm içlenliğimle deneyimlerimi hayallerimi paylaşıyorum seninle. Kimseden bir beklentiniz olmasın. Tüm kalbinizle bunu yaptığınız sizde tüm kapıların açıldığını göreceksiniz. Aile gibi bir sorumluğun yoksa diğer her şey senin yarattığın kendince bahanelerin. Eğer böyle bir hayalin varsa, hayatın boyunca unutamayacağın anları yaşacağın bu macera için daha ne bekliyorsun?  Hayatının son nefesini vermeden önce ”Keşke” diyebilmek için mi? 

 

 

Dünya Turumu Takip Et

Bir önceki yazım olan Japonya’da Tarihe Tanıklık Etmek ; Ton Balığının Açık Arttırma ile Satışı başlıklı makalemde japan tuna, japonya tuna ve tok balığı tokyo hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleJaponya’da Tarihe Tanıklık Etmek ; Ton Balığının Açık Arttırma ile Satışı
Sonraki makaleTokyo Gezi Rehberi ve Tavsiyeler
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

21 YORUMLAR

  1. Takip ettikçe zamanında neden ben de yapmadım diye biraz hayıflanıyorum açıkçası, ama samimiyetine bayılıyorum. Aynen devam! 🙂

  2. Bu gune kadar yazdigin butun yazdiklarini okudum gercekler yasdiklarin samice yaziyorsun dogalsin bu yasta bu kadar ùlke gezmen mutis birsey yolun acik olsun

  3. tesadüf olarak okudum gercekten takdir ettim ve kendi kendime para göndersem en azından az da olsa destek olurum diye düşündüm sadece bu sayfayı okudum ama hepsini okuyacağm çünkü en merak ettiğim şeyi yapıyorsun ve yazılarını okumak için sabırsızlanıyorum resmen.. umarım hep iyi kalplerle karşılaşırsın..

  4. İnsanın yapabilecekleri üzerine sosyal bir deneyin canlı örneğisin. 23 yaşında bu tecrübe para ile ölçülebilir bişey değil. Porsche ve 10 TL ye kartpostal projelerin çok zekice düşünülmüş şeyler. Yaşadıklarını okudukça, yaşayacaklarını merak ediyoruz. Umarım birgün tanışma fırsatını yakalarız.
    Yolun açık olsun.

    • 🙂 Başından beri takip ettiğiniz yorumunuzdan anlaşılıyor, çok teşekkür ederim. Görüşmek üzere 😉

  5. Yazdıklarınızı zevkle okudum. Sizlerin bu deneyimleri biz okuyanların ertelediği, bastırdığı hayallerini gerçekleştirmeleri için itici kuvvet oluyor. Gezmeye, öğrenmeye devam. Ne güzelsiniz sizler. Sevgiyle kalın.

  6. Senin evini kapatıp kermes yaptığımız günü de, gidiş partinizi de ilk günkü gibi hatırlıyoruz. Şaka gibi ama 1 sene oldu ve sen hâlâ yolasın; ne mutlu bizim için de, senin için de. Yolun açık Emre, daha yükseklere gitmesi dileğiyle.

  7. Çok güzel özetlemişsin kardeşim. Umarım her şey gönlünce olur. Gittiğin yerler memleketin, biriktirdiğin anlar hayatın olur. Sevgiler.

  8. Sevgili Emre;
    Çıktığın yolda çizgiyi bozmadan yürümen,onurlu ve haklı duruşun senin en büyük erdemin,duruşundan dolayı seni tebrik ederim.Her ne kadar porsche ‘den sponsorluk almana sevinsek bile ,olmasa da olurmuş bunu bize çok iyi gösterdin.
    selamlar http://www.gezgin-iz.com

BİR CEVAP BIRAK