Tokyo Yol Günlükleri

PAYLAŞ

Tokyo Macerası !

Tokyo Uzun zaman sonra şehirleri sevmeme sebep olan güzel şehir. Tokyo, şimdiye kadar gittiğim hiç bir şehre benzemiyor. Ne avrupa ne asyada böyle bir dengenin olduğu şehir görmedim. Hepsi bir şekilde birbirine benzemiş, yeni dünya düzeninde yerini almıştı. Tokyo ise dünya düzeninde yerini almamış, bu düzenin kendisine uymasını sağlatmayı başarmış bir şehir. Kapitalizm tabiki var! Starbuck, Mc Donals tabiki var, Dünya markalarının kralları burada hatta kendileri marka. Ama nimetlerinden en çok yararlanmayı bilen insanlar Japonlar olmuş. Hayatı nasıl daha mutlu yaşarım, insana en çok nasıl değer veririm, Doğa ile şehri nasıl bir bütün kılarım? Yeni dünya düzeninde bir ülke nasıl olmalı, nasıl yönetilmeli? Kültürümü nasıl korurum ve bunu doğru bir şekilde kuşaktan kuşağa aktarabilirim? sorularının tüm cevaplarını en güzel haliyle vermiş bir şehir, Tokyo.

tokyo_geziJaponya’ya gelmem ile kendimi ilk defa yurtdışına çıkmış gibi hissediyorum. Buraya geldiğimden beri, şaşırmadan geçen bir günüm yok. Dünyanın en kibar insanları bu ülkede yaşıyor sanırım. Elleri birleştirip hafif bir gülümseme Teşekkür edecem diye, günde 60 kere eğilip kalkar oldum. Bu kültür ve minik minik insanlarla geçen zaman, Hong Kong gibi saçma bir yeden sonra o kadar iyi geldiki.

tokyo_shinjuku_parkTokyo’yu gerçekten sevdim. Buraya gelmeden önce amacım, bir kaç gün kalıp şehir dışına çıkmaktı ama zor olacağını bilsemde, burada uzun süre kalmaya karar verdim. Yapacak çok şey, deneyimlecek çok özel şey var bu şehirde. Ne yazıkki bunun benim gibi bütçesiz bir gezginin yapabileceği bir şey olmadığını biliyordum. O yüzden akıllıca plan yapmam gerekiyordu. Hem her şeyi deneyimleyecektim, bundan keyif alacaktım hemde uzun süre bütçesiz bir şekilde burada kalmayı başaracaktım. Ama nasıl?

Bunun tek bir yolu vardı. Elimdeki bütçeyi bir süre boyunca mükün olduğunca harcamamaya çalışmak. Önce ne kadar ücretsiz yapabileceğim şeyler var onları listeledim. En az on gün boyunca bu şekilde şehri keşfederek ve sadece yemeğe para harcayarak geçirirsem bu iş olur gibi duruyor. Bu süreçten sonra para harcamam gereken şeyleri en sona saklayıp, parayı son günler harcayabilirim. Metrolara, müzelere, parklara kaçak girecektim. Özel yemekler, Farklı deneyimler, Maid cafeler, gece hayatı gibi para harcamam gereken konularıda şehre doyduktan sonra yapacaktım. Ve başlıyoruz…..Bu süreç nasıl geçti?

Hava Alanında Eve Otostop ile Gelmek

Havaalanından kısmen otostop çekerek hostumun evine geldim. Jun ile tren istasyonunda buluştuk evine beraber gittik. Küçük bir ev, ama güzel eve varır varmaz soğuk bir çay ikram etti, biraz muhabbet ettik. Sabah erken işe gideceğinden uyudu, bende yorgunluktan benim için ayrılmış yer yatağına bayıldım.

Sabah kalktığımda Jun işe gitmeden benim için bir şeyler hazırlamış, güne müthiş başlamamı sağladı. En son ne zaman birisi benim için yemek hazırlamıştı hatırlamıyorum. İlk iş plansız bir gezgin olarak Tokyo için bir plan çıkartmaktı. Bir çok kaynağı karıştırarak ve daha önce buraya gelmiş insanlara konuşarak tavsiyeler listesi yaptım. Özellikle sadece buraya özgü şeyleri not aldım. Genel olarak bu şehirde kaç gün kalacağıma dair bir fikrim yok. Beni neler bekliyor? Kimlerle tanışacağım? Neler öğreneceğim? Bilmiyorum.

Tokyo’da bir çok yerin giriş ücreti var ve metro çok pahalı. Buna bir çözüm bulurum diye üzerine çok durmadım bütçem sadece günlük yemek yiyebilecek kadar. Ben tüm bunları araştırırken ve diğer işlerimi yaparken epey zaman geçmiş hava kararmaya yüz tutmuştu. Maceraya yarın başlayacaktım ama içim içime sığmıyordu, dayanamadım en azından olduğum bölgeyi sokakları gezeyim diye dışarı fırladım.

Huzur dolu bir sokak beni karşıladı. İki katlı ve tek katlı evlerle çevrilmiş pürüzüz bir yolda bisiklet süren yaşlı teyze, arada tek tük geçen arabalar, yürüyüş yapan insanlar ve batmak üzere olan güneş ışığının yapraklarını sarıya boyadığı ağaçlar. Uzun uzun yürüdüm, bu duygu çok güzel.

Az ilerde bir 7 eleven marketi gördüm. Hem fiyatlara bakayım hem karnımı doyurayım diye gittim. Çok fazla yemek çeşidi yok fiyatlarlar fena değil. Meyveler çok pahalı, Muzun tanesi 3 TL civarı. ekmek süt ve süt ürünleri yok. Genelde her şey Japonca yazıyor. Bende en yenilenilebilir gözüken Eriştiye benzer soslu bir şey aldım. Kibar market çalışanın gülümsesiyle alışverişimi tamamladım. Ne olduğunu tam anlamasamda tadı fena değildi. Eve döndüm ve kalan bir kaç işimide hallettikten sonra uyumaya koyuldum. Heyecanlıyım Japonya oldukça ilginç bir coğrafya ve bir an önce keşfetmek için sabırsızlanıyorum. Yarın büyük gün!

İlk Dışarı Çıkış, Keşif Başlıyor !

Sabah olduğunda saat 10’a geliyordu. Kameramı küçük çantamı aldığım gibi fırladım dışarı. Bugün ilk gideceğim yer Tokyo’nun içinde olan büyük bir park. Metro istasyonuna geldim. Bilet 990 yek yani 30 TL. Her seferinde bu kadar para vermek benim için imkansız. Şimdi ise büyük an nasıl kaçak binebilirim? Bir süre izledikten sonra zor olmadığını gördüm. Kontrolde pek yok biri geçince hemen arkasında geçtim ve girdim. Harika bir düzen içinde metroya binen insanlar. Şu sıra bekleme olayını bi biz öğrenemedik. Ayrıca inanılmaz bir metro ağı var Tokyo’da. 200 km ulaşan metro hattının bir çoğu bundan 60 yıl önce yapılmış. Yani bizimkiler son yıllarda metro yapıyoruz diye kurdele kesiyorlar ya, çok marifet değilmiş zaten olması gerekenler bunlar.

tokyo_metroDaha önceden not aldığım istasyonlardan aktarma yaparak Shinjuku Gyoen parkının olduğu yere geldim. Parka girmeden bir şeyler atıştırmak için pilavlı et karışı bir şey yedim. Bu arada market ile bu yemeğin fiyatı hemen hemen aynı. 10 TL civarlarında karın doyurmak mümkün bu şehirde. Bu demek oluyor ki aslında o kadarda pahalı bir yer değil. Buraya pahalı diyenler Hong Kong’u görmemiş bence.

Parka Kaçak Girmek

shinjuku_park_tokyo_japan

Parkın kapısına geldiğimde bilet gişesini gördüm sanırım 400 Yek ücreti vardı. Hiç o tarafa yaklaşmadan çıkıştan içeri atladım. Zaten kimsede yoktu etrafta. Burası Kocaman bir park ve beni karşılayan ilk şey ellerinde telefonla çılgınlar gibi pokemon go oynayan insanlar oldu. Bu park pikaçu’nun çıkmasıyla ünlüymüş. İnsanlar deliler gibi pokemon oynuyor. Onların arasından sıyrılıp parkı gezdim.

Japon Seks DVD’leri

Parkı gezdikten sonra buranın ünlü caddelerinden birinde yürümeye başladım. Japon’ların ünlü seks DVD’lerinin satıldığı yerleri görünce merak ettim girdim içeri. Çok ilginç yerler. Yüzlerce küçük odacıklar yapmışlar, odalarda masa sandalye ve bilgisayar var. Bir oda komple dvd dolu. Odaların olduğu her koridorda duş alanları var. DVD sepete atıp gelir burada izliyorsun. Genelde 1-3-6-12 saatlik olarak buraları kiralayabiliyorsun.

Tırnağa Yapılan Pikaçu’nun Hikayesi

pikaçu_tokyoDVD’ciden sonra cadde uzun uzun yürüdüm. Starbucks görünce biraz dinleneyim diye içeri girdim. Burada ise çok ilginç bir şey oldu. Masada oturken bir adam kameran güzelmiş diye benimle muhabbet etmeye başladı. İngilizcesi yok denecek kadar az Google translate ile konuştuk. Bir mühlet sonra kızı ve eşi ellerinde kahveyle geldi selam verdiler. Biz konuşmaya çalışırken bana bir şeyler söylüyor ama anlamıyordum.

starbucks_tokyo_japanArada anladıklarım ise Anime seviyormusun? Tatto? Tırnak? Bir süre böyle geçti. Sonra eşi elini gösterdi anladım ki bu adam tırnak üstüne resim yapıyormuş ve banada ücretsiz yapmak istediğini söyledi. Japonya hediye felan dedi. Tamam dedim hadi yapalım. Ne istiyorsun dedi, sen istersen farketmez. Pikaçu seviyormusun dedi, çocukken evet dedim. Tamam bekle dedi, kızı internetten pikaçu’nun resmini indirdi. O da gitti o sırada bir usb satın aldı geldi. Tamam dedi hadi gidelim. 1-2 saat sürebilir ama dedi olsun zaman sıkıntım yok dedim. Cafenin hemen arka sokağında bir yere gittik. Kızı eşi ve kendisi. Burası küçük bir dükkan gibi bir yer. Manikür pedikürcü gibi duruyor.

13902812_1096137280467179_7630756556024633958_n

Bir masaya oturdum masanın ışığı yaktılar. Karşı tarafımıda eşi ve kızı oturup tırnaklarımı temizlemeye başladılar.
13886372_1096137297133844_3640439795664361985_nBu işlem 1 saat sürdü hem sohbet ediyoruz hemde tırnaklarıma bakım yapıyorlar. Hayatım boyunca tırnaklarım bu kadar bakım görmemiştir. Bir sürü şey sürdüler tırnağımın üstüne. Daha sonra usb yi küçük bir makinaya takıp pikaçu resmini seçti içinden.

 

Tırnağımıda makinaya soktular ve işlem başladı. Bir iki dakika Pikaçu tırnağımın üzerinde idi. Giderkende hatıra fotoğrafı çekildik, bir daha birbirimizi göremeceyeceğimizi bilsekte.

13906769_1096137327133841_6059933519459055445_n

Ünlü Shibuya Kavşağı ve Eve Dönüş

tokyo_drift_shibuya

Onlara teşekkür edip veda ettikten sonra sokak üstündeki Türk dönerci abilerimize selam verip, döner yedim. Daha sonra ise yolum Shibuya’ya çıktı. Burası ünlü yüzlerce insanın aynı anda karşıdan karşıya geçme görüntülerinin olduğu kavşak. Tokyo drift filminin çekildiği ünlü sahne de diyebiliriz. Tokyo ya geldiğimi burayı görünce hissetim. Burada olan diğer bir hikaye ise hachiko köpeğinin heykeli. Bu hikaye beni çok etkilemişti bunu ayrı bir yazıda anlatacağım. Akşam orada bulunan merak ettiğim bir kaç mekanada gittikten sonda metroya yine kaçak binip evin yolunu tuttum. Evde beni başka sürpriz bekliyordu.

Evden Ayrılmak ve Kalacak Yer Arayışı

Beni misafir eden Jun Malezya’ya gidiyormuş. O yüzden saban erkenden evden çıkmam gerekiyor. Çantamı topladım, sabaha kadar uyumadım, Jun a bir mektup yazdım ve sabahın ilk ışıklarında yola çıktım. Aslında bu durum beni biraz üzdü çünkü ev rahatlığını bulmuşken uzun zamandır aklımda olan işleri yapmayı planlıyordum. Şimdi ise nerede kalacağımı bilmeden atladım metroya. WiFi bulduğum ilk yerden hostellere baktım, fiyatlar 25 dolardan başlıyor. Bende en azından çantamı koyacabileğim ortak alanında takılabileceğim hostel bakmaya başladım. Çünkü kalmam mümkün değil. Farklı yerlerde bir kaç hostele gittim.

Hostel’de Kaçak Kalmak

13892337_1096138397133734_1837917952658138099_nAsakusa taraflarında bir parti hosteli buldum bir tane, çantamı girişe güvenli bir yere koyup üst katlara çıktım. Odalardan birisinin kapısı açıktı. Burada iki saat uyusam ne olur diye düşünürken, kendimi yatakta buldum. Alarmı kurup yattım. Dinlenmek çok iyi geldi. Şansıma kimse gelmedi. Zaten gelseydi ne derdim bilmiyorum. Öğleye doğru hostelden çıkıp az ilerde başka bir hostel buldum. Burası müthiş bir hostel, huzur dolu resmen. Ortak alanda çay kahve arıştırmadıklarda var. Selam verip içeri geçtim. Kendime kahve yapıp bir süre bilgisayarda takıldım. Tüm gün orada oyaladım.

Tarihin En Büyük Havai Fişek Gösterisi

Akşam olmaya yakın biraz dışarı çıkıp yürüyüş yapmak istedim. Sokakların insanlar tarafından kapatıldığını gördüm. Hemde bütün sokaklar! Her yerde insanlar oturuyor içki içiyor, yemek yiyor kahkaha atıyor.

13923606_1096137417133832_1429710177544477136_oNe olduğunu bile anlamadım. Birisine sordum ama İngilizce bilmiyordu, anlatamadı. Aralarında gezinmeye başladım. Çok geçmeden yabancı birini gördüm, ona sordum. Ne oluyor burada, insanlar neden sokalarda oturuyor? Bu akşam Japonya tarihindeki en büyük havayifişek gösterisi olacak, insanlar o yüzden sokakta onu izlemek için bekliyor. İstersen bana katılabilirsin deyince kız, bende merak ettim yanına oturdum. Epey muhabbet ettik. Hollandalıymış, Güney Kore’ye değişim programı ile okumaya gidiyormuş. Gitmeden Japonya’yı gezmek istemiş.

13923548_1096137487133825_6840788658414614022_oBir süre sonra havari fişek gösterisi başladı. Yaklaşık 1 saat onu izledik. Sara da benim ortak alanında kaldığım Hostelde kalıyormuş. Çantamı onun odasına koyup koyamacağımı sordum. Tabiki dedi, böylelikle çantamıda güvenli bir yere koymuş oldum. Tokyo’yu gönül rahatlığı ile gezmeye devam edebilirim.

Hostel Çatısında Uyumak

13887038_1096137503800490_1717350133107326414_nAkşam olunca herkes odasına çekildi, benimde gözlerimden uyku akıyor ortak alandaki koltuğa uzandım. Sabah 5 e kadar deliksiz uyumuşum. Sabahın 5’inde birisi geldi burada uyumazsın dedi, lütfen odana çık dedi. Tamam dedim, asansöre bindim çatı katına çıktım. Güneş doğuncaya kadar da çatıdaki bankta uyudum.

Tokyo’da Güzel Bir Sabah ve Mejii Tapınağı 

Kameramı kaptığım gibi sokağa attım kendimi. Sokakta inanılmaz güzel bir huzur var. Yaşlı teyze pembe bisikletine binmiş önünden geçiyor. Beyaz spor ayakkabılı Japon amca hafif tempoda spor yapıyor. Tek tük araba geçiyor sokaktan. Güneş ışığı evlerin önündeki rengarenk çiçeklerin üzerine düşüyor.

Sokaklarda uzun uzun yürüdükten sonra, bir tren istasyonu karşıma çıktı. Nasıl olsa hepsi birbirine bağlı diye bunada kaçak binerek içeri girdim. Bugün Şintonizm’in önemi yapılarından biri olan Meji tapınağına gideceğim. Bir kaç aktarmak yaptıktan sonra parkın girişine geldim. Girmeden önce 2 dolara tost meyve suyu gibi atıştırmalıklar alıp kahvaltımı yaptım ve hazırım.Parkta yürümeye başladım, oldukça büyük bir alan. Sadece tapınak için yapılmış bir yer değil, içerisinde bir sürü farklı yer var.13892016_1096137600467147_7798116581610713589_n

Tapınağa geldiğimde, kutsal sularından içip (aslında içilmiyormu sanırsam, çok susamıştım) tapınağın önüne gittim. Nasıl dua ettiklerini merak ediyordum. İnsanlar tapınağın yanına gidip, gözlerini kapatıyor ellerini birleştirip bir süre duruyor. Sonra alkış yapar gibi 3 kere ellerini çırpıyor.

13902758_1096137640467143_2634382065550708740_n

13876337_1096137743800466_210117134527341429_n

13924884_1096137673800473_4959569688010258749_nDaha sonra tapınağın hemen önündeki ağacın yanına gittim. Bu ağaca dileklerini ve tanrıdan istedikleri şeyleri yazıyorlar ve oraya asıyorlar. Bizde ki bez bağlama gibi, aynı biraz daha doğal hali. Çünkü onlar tahtaya yazıyor. Daha sonra kabul olursa gidip, dileğini oradan alıyorsun. Çok ilginç dilekler gördüm. İnş okumak günah değildir 🙂

13882185_1096137810467126_2421002258360912532_nParkta Bir Süre Uyumak

Tapınağı gezdikten sonra çok yoruldum, gece de tam uykumu alamadığım için uyuyabilecek park aramaya başladım. Uedo parka gitmeye karar verdim. En azından uyandığımda orayı gezerim diye düşündüm. Bu parkın içinde bilim müzesi, ulusal müze, hayvanat bahçesi felan var. Ayrıca giriş ücreti felanda yok. Yine metroya kaçak binerek bu parkın olduğu yere geldim. Bir ağacın altına yanımda taşıdğım bezi serdim ve uzandım. O kadar güzel geldi ki bu uyku…Ta ki yağmur beni uyandırana kadar.

13921068_1096137877133786_6450263221614935404_nUcuz Yemek Keşfi ve Hostelde Kaçak Kalmak

Yağmur durunca parkı ve gezilecek yerlerini gezdim. Akşam olduğunda hostele döndüm. Dönerkende yemeği daha nasıl ucuz yerim diye düşünürken markette yumurta gördüm. 10’lu bir yumurta aldım ve slide ekmeklerden. Hepsinin tutarı bir öğüne verdiğimden daha az tuttu. Ki bu bana bir kaç öğün çok rahat yeter. Böylelikle bütçemi oldukça iyi koruyordum. Para umrumda değil, ama buraya yapacak güzel şeyler var. Ayrıca marketten tere ve ekmek alıp oldukça ucuza yemekleri geçiştirebiliyorum. Ara sırada ucuz meyve sularından alıp vitamin desteği veriyorum. Böylelikle hayatta kalabiliyorum. Bu arada markette 30 Tl’ye tane ile satılan şeftali gördüm.

Hostele dönünce gece 1’e kadar ortak alanda takıldım. Herkes odasına gidince, sabah 5’e kadar yine koltukta uyudum. Bu sefer hostel çalışanı gelip beni uyandırmadan, ben kalktım ve 5. kattaki odalara gittim. Saranın olduğu odada bir yatak boştu, oraya geçip yattım. Sonunda rahat bir yatakta yatabildim. Tüm gün hostelde takıldım zaten havada kapalı idi, çektiğim fotoğrafları işledim, arşivledim. Birazda film izledim.

13876450_1096138347133739_8080434567033327713_nAkşam olunca bu yine saat birden sonra koltukta uyumaya koyuluyordum ki, çalışan gelip lütfen burada yatma dedi. Bende tamam dedim, odalara baktım tüm yataklar dolu. Çatı katına çıkayım dedim, kitlemişler. Bende kapının önündeki merdivenlerde yattım. Saat 6 ya kadar uyudum. Belim tutulmuştu kalktığımda.

Suma Güreşcilerini İzlemek

13903402_1096136827133891_6258172369801059269_nBugün Sumo güreşini izlemek için zaten erken çıkmam gerekiyordu. Kameramı ve küçük çantamı kaptığım gibi dışarı çıktım. Yine Tokyo’da güzel bir sabah. Sanırım buranın en çok sabahlarını sevdim. Otomattan bir soğuk kahve alıp, uyanmamı sağladım. İlk işim Sumo güreşcilerin sabah egzersiği yaptığı sere gidip onları izlemek olacaktı. Hamacho istasyonuna gelip, adresi sormamla yeri bulmam zor olmadı. Zaten onlarca insan benim gibi orada sumoları izliyorlardı.

Tokyo Camii ve Hikayesi

Bir saat kadar sumoların ilginç haraketlerini izledikten sonra, bu seferde yolumu Tokyo camiye çevirdim. Bu cami için çeşitli rivayetler var. Atatürk tarafından yaptırıldığı anlatıyor ama sanırım bu doğru değil. Zamanında tatar türklerinin rusya’dan kaçıp japonya’ya sığınmasıyla 1938 yılında yaptırılmış bir cami burası. Caminin tarihinde de bu yazıyor. Cami deprepden dolayı dayanıksız hale gelince, 2000 yıllarda diyanet işleri ve diğer yardım severlerle birlikte Türkiye adına tekrardan yaptırılmış. Zaten Tokyo’nun biraz şehir dışında Tatar Türklerinin bir mezarlığı var. Orada daha sonra gitmeyi planlıyorum. Bu caminin her bir taşı, eşyası Türkiye’den gelmiş. Camide çalışan bir kaç Türk ile tanışıp, imam ile muhabet etme şansım oldu. Çinde yaşayan uygur Türklerinin ziyareti sırasında gittiğim için yemekte ikram ettiler. Epey muhabbet ettik. Kalacak yer konusunda yardım istesemde pek sıcak bakmadılar, halbuki misafirhanelerinin olduğu biliyordum. Bende çok ısrar etmedim.

Yine Bir Parkta Uyumak

Camiden ayrılıp yine uykusuz düşünce, GPS’den yeşil gördüğüm ilk yere doğru yürümeye koyuldum. Bir park buldum, yanımda taşıdığım bezi çıkartıp gündüz vakti bir kaç saat uyudum. Enerjimi topladım. Akihabara taraflarında biraz dolaştıktan sonra, akşam üzeri hostelemi dönsem yoksa yarın için planladığım balık pazarına mı gitsem diye düşünürken, kararımı balık pazarından yana kullandım. Bu olay benim en çok yapmak istediğim şey idi Tokyo için. Dünyanın en büyük balık pazarına gidip, Tuna balığının açık arttırmayla satışını izlemek!

Tokyo Balık Pazarı ve Tuna Balığının Açık Arttırma ile Satışı

Son metro bitmeden kendimi balık pazarının olduğu yere attım. Tsukiji istasyonuna geldiğimde 12’ye geliyordu saat. Tuna’nın açık arttırma olayı ise sabah karşı 5 gibi oluyor. O yüzden o zamana kadar bir şekilde oyalanmam gerekiyordu. Bir barın önünden geçerken ”Bugün salı, içkiler yarı fiyatına” yazısını görünce. Barda oyalanmak iyi bir fikir gibi geldi. 2 dolara bir bira aldım. Bir süre oyalandım. Kameramı şarj ettim. Orada tanıştığım bir japonla epey muhabbet ettik. Çok güzel bilgiler verdi sağolsun. İngilizce konuşan birini bulmak kolay değil burada. Bende kendimden bahsettim, dünya turundan birazda ülkelerden. Epey hoşuna gitti, oturdu tüm videolarımı izledi. Bana bir bira söyledi, ”sen misafirsin hoş geldin” dedi.

13939492_1096138440467063_4451281404128874624_n13901316_1096137917133782_6418943271794532476_nGece 2 gibi çıktım bardan, erken gideyim balık pazarını fotoğrlarım diye iyi ki erken gitmişim. Çok özel bir deneyimdi benim için. Burada geçen zamanımı bu yazımdan okuyabilirsiniz.

Japonya’da Tarihe Tanıklık Etmek; Tuna Balığının Açık Arttırma ile Satışı

13903204_1096137023800538_5209146173554376334_nBalık pazarından çıkınca, japonya’nın en iyi sushi yapan mekanına gittim. Kocaman bir sıra, küçücük bir mekan beni karşıladı. Burası Daiwan Sushi. Ününü duymayan kalmamış. Bir porsiyon 30 dolar civarı. Bende son günlerde eğer bütçem kalırsa denemek için gelebilriim diye sonraya bıraktım burayı.

13895404_1096137997133774_6166484977948893965_nBalık halinin içinde gezerken bir teyzeyi çekiyordum uzaktan. Yanıma geldi, beni mi çekiyorsun dedi. Tabi el kol haraketleriyle soruyor, ingilizce bilmiyor. Evet dedim, nasıl olmuş diye gösterdim. Çok beğendi sanırım, poz verdi bir daha çektim. Sonra gitti marketin içinden bir kek getirdi bana, verdi giti. Çok şaşırdım. Güzel mutluluk bunlar.

Tokyo Kulesi ve Tokyo Yunus Emre Enstitüsü

Sabaha karşı saat 7’ye geliyordu. Gün ağırmıştı artık. Bir starbuck görünce içeri girdim, biraz internette takıldım. Fotoğrafları yedekledim. Bugün için planım ise Tokyo kulesini görmek ve Yunus Emre Enstitüsünü ziyaret etmek.

Metroya yine kaçak binerek, kulenin olduğu yere geldim. Eyfel kulesinin çakması, ama japon malı olanı. Japonlar hakkında uzun uzun yazı yazacağı ama şunu şimdiden söyliyeyim, Tokyo’da inanılmaz bir Paris hastalığı var. Tırnağıma pikaçu yapan kızın boynundaki kolyede bile Paris yazıyordu.

13669479_1096138187133755_6680387531062342944_oKulenin olduğu yerde biraz dinlendikten sonra, hemen karşı binadaki Yunus Emre Enstitüsünü ziyaret ettim. Burada Japonlara türkçe eğitimler veriliyor. Her yerde Türkiye’den fotoğraflar var. Türkçe’nin en güzel kitaplarıyla kütüphane donatılmış. Oldukça bakımlı ve lüks bir yer burası. Müdür bana kahve ikram etti, biraz muhabbet ettik. Enstütünün amacını sordum, gerçekten nasıl hizmet verdiğini. Oda şu şekilde cevap verdi ;

Burası bir devlet kurumu, ve bizde memuruz aslında. Ama diğer kurumlara göre daha bağımsızız. Bu esntütülerin amacı ise Türkiye ile diğer ülkeler arası benzerlikler bulup kültürümüzü doğru bir şekilde tanıtmak. Bu yöntem ile kültür daha çok ilgi çekiyor, ve öğreniliyor. Diğer türlü bu bizim kültürümüz diyince ters tepiyor ya da hava kalıyor. Şuanda bir kaç sınıftan oluşan Japonlar burada Türkçe öğreniyor”

Şeklinde cevap verdi.

13934940_1096138147133759_2185811067388463758_nYunus Emre’den sonra ünlü Akihabara’ya gittim. Burası çok özel bir yer Tokyo için. Ünlü animelerin olduğu, rengarenk binaların, kostüm giymiş japon kızların sokakta dolaştığı, heryerde atari ve oyun salonlarının olduğu, dev gibi elektronik eşya satan binaların olduğu bir yer. Her yerde Kaid cafeler var. Hani bu kızların seninle oyun oynadıkları, masaj yaptıkları, şarkı söyledikleri cafeler. Giriş ücreti yaklaşık 500 yek civarında. Neredeyse tüm günü buralarda gezerek geçirdim.

13938226_1096138230467084_8350455384877531305_o

13912785_1096138427133731_8713091096606687923_n

Hostel’den Kovulmak Ve Olaylar Dizgisi…

Akihabaradan sonra soluğu hostelde aldım. Kendimi her zaman ki gibi yumurta yaptım, kahvemi içiyordum ki…Yanıma hostelin çalışanı geldi. Anlamışlar burada kalmadığımı. Kibarca kovdu beni. Hatta o kadar kibarca kovdu ki zoruma gitti, baya zoruma gitti vicdan yaptım. Bir iki saat sonra unuttum. Unuttum çünkü hiç bir şeye zarar vermedim sadece köşeye kıvrılıp uyudum bir süre, sonra starbucks buldum. İnterneti açtığımda ise beni çok üzen bir haber aldım. Yakın arkadaşım, dostum Sari’nin babası kalp krizi geçirmiş. Ona ulaşmaya çalışsamda başarılı olamadım. Bütün enerjimi kaybettim. Akşam olunca nehrin kenarındaki bankların oraya uyku tulumumu serip yattım. Sabah yine starbuck’a geldim. Son iki gündür, neredeyse hiç gezmiyorum aynı yerde yatıyorum, oldukça rahat ve güvenli bir park ayrıca sabah manzaramda çok güzel sadece keyfim yok.

13887056_1096138760467031_9009879513703571220_nSari’nin babası için dualarınızı bekliyorum. Benim için çok değerli bir insan, bugün burada olmamı sağlayan, ufkumu açan insanlardan birisidir. Küçük bir rica ; eğer destek olmak isterseniz, belki bir mesaj atabilirsiniz ⇒ Sari Akar

Parkta Uyanmak ve Burger King Süprizi

Bu sabah yine güneşle beraber uyanıp, starbuck’ın açılmasını bekliyordum. Starbuck’daki kadın anlamadığım bir şekilde oldukça kaba davrandı. Bu gördüğüm ilk kaba japon oldu. Bende az ilerdeki burger king’e gittim, şuan üst katında bu yazıyı yazıyorum. Biraz önce çok ilginç bir şey oldu ve keyfim yerine geldi. Tam arkamdaki adam, oraları temizleyen görevliyi çağırdı ve para verdi. Bende köşeden oturmuş etrafı izliyordum. Bir süre sonra görevli geri geldi, parayı geri verdi. Adam kalktı kendisi gitti. Aradan 5 dakina sonra elinde bir tepsiyle bana doğru gelmeye başladı. Bu 3 saniyelik zaman diliminde benim düşündüklerim ise ”Bana mı getiriyor? Yok canım ne alaka?, vala buraya geliyor? Bana getiriyorsa ne diyeceğim? Nasıl yani neden ki?” Adam güler yüzle geldi, ve kahvaltıyı masama bıraktı afiyet olsun senin için bunlar dedi.

13886467_1096138807133693_7842985691915819169_nBen şok oldum. Gelde sevme bu Japonları. Önemli olan yemek yiyebilmem değil, yemek yiyebilecek kadar param var. Önemli olan onu düşünebilmiş olması. Sanırım, uykulu gözlerle direk oraya gidince ihtiyacım olduğunu düşündü. Japonlardan insalık dersi alacağımız çok konu var. Umarım sizde yemek yerken biraz olsun etrafınıza bakar ve ihtiyacı olanlara yardımcı olursunuz.

Tokyo’da daha yapacak çok şey var ; Maid kafeler, kedi cafeler, robot barlar, dondurmalar, tapınaklar, müzeler,…Takip etmek isterseniz Facebook hesabımda paylaşıyor olacağım.

Yol Günlükleri Facebook

Bu arada japonya gerçekten pahalı eğer yemek yiyecek kadar destek olmak isterseniz, buna kapım açık. Şimdiden çok teşekkür ederim.

⇒Yolda Olmam İçin Destek Ol⇐

 

Tokyo Gezi Rehberi ve Tavsiyeler 

Tokyo’da Nerede Kalınır?

Tokyo Maid Cafeler ve Girls Barlar

Tokyo Gece Hayatı

Tokyo’da Bulunan Birbirinden İlginç Mimari Yapılar

Tokyo’nun Tapınakları

Tokyo Camii ve Atatürk ile İlişkisi

Ton Balığının Açık Artırma ile Satışı

 

 

Bir önceki yazım olan Japonya’da İlk Gün ; Havaalanından Eve Otostop ile Gitmek başlıklı makalemde emre durmuş, japonya havaalanları ve japonyada ilk gün hakkında bilgiler verilmektedir.

PAYLAŞ
Önceki makaleThassoz Adasının Egzotik Doğal Oluşumu; Giola Gölü
Sonraki makaleJaponya’da Tarihe Tanıklık Etmek ; Ton Balığının Açık Arttırma ile Satışı
Herkesin bir hayat hikayesi vardır ve bu yolu bireyin kendisin çizdiğine inanırım. Bende kendi hayat hikayemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim. Istanbul’da ki 3. Yılımın sonlarına doğru önce yaşadığım evdeki tüm eşyalarımı satıp hiç bir şeye sahip olmama duygusunu yaşadım. Daha sonra ise okulumu ve işimi bıraktım. Şimdi bir sırtçancam ve ben dönüşü belli olmayan bir dünya turundayım.

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK